EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

10 Mart 2017 Cuma

YAVUZ HAKAN TOK YENİ TEKLİLERİ DEĞERLENDİRDİ!


FERHAT GÖÇER – “AŞKIN MEVSİMİ OLMAZ Kİ”

Ben ilk zamanlarda “ilan-ı aşk” şarkıları diyordum. Sonra zamanla müzik kamuoyu “düğün şarkıları” adını taktı. Bu türün bizzat tetikleyicisi Ferhat Göçer’in “Cennet” şarkısı oldu zannımca. Aynı sıralarda Kutsi’nin “İlan-ı Aşk”ı geldi. Olay büyüdü, iş yürüdü derken yakın dönemde türün en ihtişamlı örneklerinden “Kalbimin Tek Sahibine” ve Ceceli’nin ve bittabi Ferhat Göçer’in sayısız şarkısı ile bugünlere gelindi.
Ferhat Göçer, geçtiğimiz günlerde yayımlanan yeni teklisi ile önderi olduğu türün bir örneğini daha veriyor. Gerçi yakın zamanda “Yıllarım Gitti” ile tam da düğün şarkılarının antitezi bir işe imza atmıştı ve o da çok yürümüştü ama tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanı oluyor nihayetinde. Tıpkı Göçer’in aşağı yukarı yedi yıl sonra yeniden DMC’ye dönmesi gibi.
Formül çok açık. Rumba, çaça, “swing”, vals ve benzeri eşli dans eğitimlerinden birini bile almamış olsanız dahi gelin-damat rahatlıkla pistte salınabileceğiniz ritimde, düğün günü ne kadar mutlu ve ne kadar âşık olduğunuzu cümle âleme gösterecek (tercihen şükür, dua, cennet, gül ten ve çeşitlemelerini barındıran) sözlere sahip bir şarkı yazmak o kadar da zor olmasa gerek. Bir yandan da çok zor çünkü olabildiğince basit olacak ve duyanın diline bir defada yapışacak.   
Neyse… Seviyoruz velhasıl böyle şarkıları. Öyleyse ustasından dinleyelim. Ferhat Göçer’den “Aşkın Mevsimi Olmaz ki” geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı.
Ferhat Göçer’in en iyi yaptığı işlerden biri hiç kuşkusuz bir yerlerden şarkı bulup çıkarması, seçmesi ve kendine yakıştırması. Bu ayrı bir yetenek, kabul etmek lazım. Nitekim “Aşkın Mevsimi Olmaz ki” de aslında amatör bir müzisyen olan Gökhan Örs tarafından çok önceleri yazılıp söylenmiş (YouTube’da bulabildiğim en eski kayıt sekiz yıl öncesine ait) bir şarkı.
Basın bülteninde yazdığına göre Ferhat Göçer şarkı için duygularını şu cümlelerle ifade etmiş:  “Albümüme alacağım şarkı; önce benim kalbime girmeli, tüylerimi diken diken etmeli ki ‘Aşkın Mevsimi Olmaz ki’ bunu fazlasıyla başardı. Sözü ve müziği bir bütün, samimi, yaşanmışlığı olan bir şarkı.”
İşte bu duygu ve düşüncelerle Gökhan Örs’ün yıllardır YouTube’a hapsolmuş şarkısını geniş kitlelerle buluşturmuş Ferhat Göçer. Bu şarkı, 2017 yılı içerisinde yayımlanacak yeni albümünün habercisiymiş aslında. Albüm habercisi şarkıları yazmam pek, albümü beklerim ama bunu yazasım geldi. Yazdım gitti.


MELİSA UZUNARSLAN – “BİR AŞK ŞARKISI”

Melisa Uzunarslan’ın ilk teklisi “Duy Beni”, 2016 baharında yayımlanmıştı ama benim pek ilgi alanıma girmemiş idi. Kelimeleri ezen ve ağzının içinden net bir şekilde çıkaramayan şarkıcıları uzun uzun dinleyemiyorum çünkü. Hele ki söyledikleri şarkılar depresif ise.
İkinci tekli geçtiğimiz günlerde önüme düşünce tekrar kulak kabarttım Melisa Uzunarslan’a. Daha iyi geldi kulağıma bu kez. Şarkının ilk cümlesinde Nil Karaibrahimgil’i duyar gibi oluyorsunuz ama neyse ki devamı öyle gelmiyor. Önceki şarkısına kıyasla daha melodik, daha akılda kalıcı ve daha aydınlık bir şarkı “Bir Aşk Şarkısı”. Söz ve müziği Melisa Uzunarslan’a ait şarkının düzenlemesi Uzunarslan ve Safa Handem tarafından yapılmış. DMC etiketiyle yayımlanan teklinin prodüktörü ise Teoman.
Teoman’ın prodüktörlüğü tesadüf değil zira Melisa yıllardır sahnede Teoman’a kemanıyla eşlik ediyor ve de vokal yapıyor. Haliyle de tanıtım bu haber değeri üzerinden yürüyor. Şarkının Teoman şarkılarına çok benzer tınılar taşıması da bundan elbette.
Sahnede bir şarkıcıya eşlik etmek, vokal yapmak ile sahnenin önüne çıkmak arasında çok ciddi bir geçiş süreci var ve şu an bu süreci yaşıyor Uzunarslan. Doğal olarak etkilenmelere açık. Bu deneyim artısını müzisyenliğinin üzerine koyup bir de kendi stilini yakaladıktan sonra muhakkak ki adından daha fazla söz ettirecektir. Bu şarkı ise bu yolda onun tanınırlığına epey fayda sağlayacakmış gibi gözüküyor.


MÜGE – “OLSUN”

Yine bir tek isim vakasıyla karşı karşıyayız. Geçtiğimiz günlerde dijital platformlara teklisi düşen Müge’nin Müge Yılmaz olduğunu anlamak için epeyce bir arayıp taramam gerekti. Kaldı ki Müge’nin sosyal medya hesapları ve hatta YouTube kanalı bile Müge Yılmaz adına açılmış. Üstelik geçtiğimiz aylarda iTunes’da satışa sunulmuş üç teklisinde de soyadı kullanılmış. Peki, bu teklide neden sadece Müge? Anlamak zor.
Müge’nin yeni teklisi “Olsun”, geçtiğimiz günlerde Artıproject etiketiyle yayımlandı. Evet, her ne kadar iTunes’da ardı ardına yayımlanmış üç teklisi bulunsa da Müge’nin ilk profesyonel işinin bu olduğunu söylemek mümkün zira kendi bestesi olan diğer üç şarkı da tek bir gitar eşliğinde “demo” düzeyinde kaydedilmiş şarkılar ve bu şarkıları kendi hesabına yayımlamış Müge.
Sayısız yeni şarkı ve yeni ses düşüyor her gün dijital platformlara. Elimden geldiğince hepsini dinlemeye çalışıyorum. Ya şarkının, ya düzenlemenin ya da şarkıcının bazen de ikisinin ya da üçünün birden olmamışlığı nedeniyle ikinci kez dinleme isteği duymadığım ya da dinlesem bile fikrimi değiştirmeyen işler çoğunlukta oluyor. Müge ve yeni şarkısı onlardan biri olmadı. Tekrar tekrar dinledim ve sonra kim bu kız diye araştırmaya başladım.
Bir O Ses Türkiye cahili olarak Müge Yılmaz’ın o yarışmanın bir döneminden gelip geçtiğini öğrendim önce. Sonra da yukarıda bahsi geçen diğer şarkılarına ve YouTube kanalındaki “cover” kayıtlarına ulaştım.
İyi bir ses Müge. Sesini kullanma biçimi ve tınısı özellikle pes seslerde Nilüfer’in ilk yıllarını anımsattı bana. Öylesi geniş, açık bir ses. Vibrato yapmak konusunda bir parça daha kontrollü olabilirse şarkı söylerken, çok daha parlak çıkacaktır sesi. “Olsun” en çok bunu hissettirdi bana dinlerken.
Çok etkili, güzel bir şarkı “Olsun”. Üstelik tek bir piyano eşliğinde kaydedilmiş, yani şarkıcı için riskli (ama tabii ki çok ekonomik) bir yola başvurulmuş. Buna rağmen falso vermiyor Müge ve kendi bestesi olan bu güzel şarkıyla hem besteci, hem de şarkıcı olarak dikkat çekmeyi başarıyor. 
Şarkının düzenleme ve kaydı Özgür Ünlü tarafından yapılmış, onu da ilave edeyim.
Müge’nin kısa vadede daha profesyonel bir kulvarda ilerleyememesi için hiçbir sebep yok. Bu şarkı bunun yolunu açabilir.


BARAN BAYRAKTAR – “SALLA GİTSİN”

2013’de “Dans Et” adlı ilk teklisiyle karşımıza çıkan Dev diye bir grup vardı, bilmem hatırlar mısınız? Tekliden birkaç ay sonra “Akıl Tutulması” adlı ilk albümü çıkmıştı Dev’in. Baran Bayraktar işte o grubun iki üyesinden biriydi. Baran Bayraktar şimdilerde o günleri pek hatırlamak istemiyor olsa gerek ki yeni bir başlangıç yaparken müzik geçmişine dair bilgileri bizden esirgemiş. En azından resmi Facebook sayfasında öyle bir bilgi yok.
Bir “rock”çıdan bir popçuya dönüşmüş Baran Bayraktar. İyi de olmuş zira popta “rock”da olduğundan çok daha fark iyi. Dev’in albümündeki şarkılarda kendi imzası vardı ama yalan değil, şarkılar pek de parlak değildi. Baran bu defa şarkı yazarlığını bir kenara koyup, Gülden Mutlu’dan bir şarkı almış ve yeni kariyer başlangıcını (en azından şimdilik) sadece şarkıcılığı üzerinden şekillendirmeye karar vermiş.
Bunu yaparken de klişe bir pop-star algısını ters yüz edip sokakta her gün onlarca benzerini görebileceğimiz bir üniversite öğrencisi görünümünü tercih etmiş. Eğlenceli bir şarkı, eğlenceli bir klip ve sesi kadar görüntüsüyle de sıcak, samimi genç adam ister istemez ilgi çekiyor. Vapurda “demo” CD’sini insanlara dağıtarak, Kadıköy’deki Zihni Müzik’te CD’sini rafa koyarak, şarkısını söyleyerek dikkat çekmeye çalışıyor bu genç adam. Ha vapurda, ha sokakta, ha sosyal medyada bu şekilde değilse de benzer yöntemlerle müziğini duyurmaya çalışan nice gençten biri gibi. Akıllıca bir fikir doğrusu.
Başından beri genellikle depresif şarkılarını duyduğumuz Gülden Mutlu bir süre önce kendi seslendirdiği “Bye Bye”la bizi şaşırtmıştı ya bu şarkıyla bir kez daha eğlenceli şarkı da yazabileceğini gösteriyor. Bedük’ün imzasını taşıyan düzenleme de şarkıya çok şey katmış. Şarkıcı olarak Baran Bayraktar da bu defa kendinden söz ettirecek gibi görünüyor.
Demek ki neymiş? Doğru kulvarda koşmak her zaman iyiymiş.


MÜDÜR FEAT. NİHAN AKIN – “KİMSEYE ETMEM ŞİKÂYET”

Yakın dönemde yetişmiş TRT kökenli genç sesleri tenzih ederek söylüyorum ki uzun zamandır alaturka söyleyen şöyle billur gibi genç bir ses düşmemiş dijital âlemlerden önüme. En azından albüm ya da şarkı bazında. Nihan Akın’ın “Kimseye Etmem Şikâyet”ini duyar duymaz mıhlanıp kalmam bundan olsa gerek. Oysa Nihan yıllardır müzik piyasasının içinde, iki albüm yapmış, birçok “dj” projesinde yer almış hatta son olarak 2016 yazında DJ Onur Adıgüzel ve DJ Kanun Yıldırım’la birlikte Sezen Aksu’nun “Olmaz Olsun”unu seslendirmiş bir şarkıcı. Gelin görün ki bu müzikal karmaşanın içerisinde fark edilmek için bazen böyle ters köşelere ihtiyaç oluyor.
Aslına bakarsanız, geçtiğimiz günlerde İrem Emre Müzik etiketiyle yayımlanan “Kimseye Etmem Şikayet” teklisinde Nihan Akın yine konuk şarkıcı. Zira proje aslında Müdür’e ait.
Müdür kimdir, nedir derseniz, Can Alper, Arıkan Sırakaya ve Tunç Volka Konya’dan kurulu bir gruptur derim. Hatta 2015 yılında piyasaya çıkmış ilk ve tek mini albümleri “Ben Uyurken Git”i de referans gösterebilirim. Grubun mottosu “rakı masasında rock müzük” imiş. Hakikaten ilk mini albümlerindeki üç şarkı da bu konsepte yakın sularda dolaşıyor. Ancak son teklileri konuya direkt kafadan giriyor. Rakı masasında “rock müzüğü”nü bilmem ama alaturka her daim mezelerin en şahanesidir ya (hatta bazen rakının ta kendisidir.) İşte tam da bu sebeple Nihan Akın’ın tertemiz yorumu ve Müdür’ün cayır cayır gitarları, sert davuluyla “Kimseye Etmem Şikâyet”i dinlemek bir başka şahane kafa yaratıyor.
Belki hiç denenmemiş bir şey değil, belki Amerika’yı yeniden keşfetmiyor Müdür ama dozu doğru tutturarak bu iki ayrı müzik türünün aynı yoldan geçebileceğine, geçerken her iki müzik türünü ayrı ayrı sevenleri de beraberinde götürebileceğine bizi inandırıyor. Mesela bu bileşimi yayvan (gitar ağzı tabir edilen) bir “rock” vokali ile berbat etmek de mümkündü ki daha önce yapanlar oldu.
Ben şahsen böyle bir albüm dolusu şarkıyı seve seve dinlerim. Haydi Müdür, sıva kolları!

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, MART 2017, İSTANBUL
Share this post

2 yorum Yeni Yorum Yap

  1. Adsız14:18

    Hayatımda Ferhat Göçer kadar daldan, dala atlayan bir sanatçı görmedim. Adam hangi yapım şirketi daha fazla para veriyorsa o yapım şirketiyle çalışıyor. Göçer her sene bir yapım şirketi değiştiriyor umarım bu değiştirdiği son yapım şirketi olur. Ferhat Göçer DMC'den ayrılarak zaten en büyük hatayı yapmıştı

    YanıtlaSil
  2. Adsız17:58

    Ferhat Göçer'in haberinde bir yanlışlık var sanırım. Ferhat Göçer 2010'da DMC'den ayrılmıştı 2011 yılında ise Emre Plakla anlaşmıştı. 2011-2014 yılları arasında Emre Plakla çalıştı 2015 yılında ise Erol Köse Production ile anlaştı. 2017 yılında ise Göçer DMC'ye 8 yıl aradan sonra geri dönmüştür

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe