EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

15 Şubat 2017 Çarşamba

YAVUZ HAKAN TOK ŞUBAT TEKLİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ!


SADIK KARAN – “O YILLAR”

Popun ana akım kulvarında birçok erkek solisti geride bırakacak yeterliliğe sahip olmasına rağmen kendi bildiği yolda ilerlemeyi ve kalabalığa karışmamayı tercih etti Sadık Karan. Kendi şarkılarını yazıyor, biriktirdiği sözleri kendi üslubunca söylüyor. Sadık Karan’ın yeni teklisi “O Yıllar”, geçtiğimiz günlerde Ossi Müzik etiketiyle yayımlandı.
Teklide söz ve müzikleri Sadık Karan’a ait iki şarkı var. (Hem “tekli” diyorsunuz hem iki şarkı var diyeceklere hatırlatayım: İcat olunduğundan beri 45’lik plaklar ve içinde aynı şarkının birden fazla “remix” versiyonun olduğu CD’lere “single” denilmektedir. Bu, kelime anlamı değişmiş olsa da kabul görmüş bir tabirdir.)
Teklideki iki şarkıdan biri olan “O Yıllar”ın düzenlemesi Ender Çabuker’e, diğer şarkı “Unutacağım”ın düzenlemesi ise Mert Ali İçelli’ye ait. Her iki düzenlemede de şarkıların doğası gereği akustik öğeler ön planda.
“O Yıllar” hem melodik yapısı hem de sözleri ile “orta yaşlı” bir şarkı. “Bugünkü aklım olsaydı” diyor özetle Sadık Karan. Herkesin hayatının bir döneminde aklından geçirdiği, geçireceği bir düşüncenin şarkı hâli yani. İster bireysel algılayın, ister içinde yaşadığımız ülkenin değişimin, dönüşümüne yorun. Her halükarda dokunaklı, bir o kadar da naif.
Şarkının bugünün popüler müziği içerisinde, mevcut pop listelerinde karşılığı pek yok gibi. Çünkü pop müziğin çarkının döndüren ergen ve ergenin bir üstü kitleye hitap eden cinsten değil. Ama başta da söylediğim gibi Sadık Karan bu kaygıları zaten geride bırakmış bir müzisyen.
Bununla birlikte hazır bu derece efkârlanmış iken oldu olacak şarkının dokusuna uygun, alaturkası daha koyu (belki tamamen alaturka sazlarla çalınmış) bir versiyonu daha olsa idi bu şarkının diye düşünmedim değil. Hatta bu şarkıyı keşke Sibel Can fark etse de alıp söylese bile dedim içimden. Çok yakışırmış onun sesine.
Teklideki diğer şarkı “Unutacağım” ise klasik gitar yürüyüşü ve inceden arabesk melodisiyle, ‘90’lar tadında, kulağı dolduran bir aşk/ayrılık şarkısı.


ZERRİN ÖZER – “DUYGULARIM”

Zerrin Özer’in arabesk sevdası bitmiyor, galiba hiç de bitmeyecek. Türk popunda tüm zamanların en iyi 100 albümü sıralaması yapılsa Özer’in ilk iki albümü rahatlıkla girebilirdi o listeye. Öyle yüz akı iki albümle başlamıştı kariyeri. Sonra yıllarca “Firmam bana zorla okuttu,” dediği arabesk şarkılar girdi repertuvarına. Allah için onları da hakkını vererek, taş gibi söylüyordu. Ama albüm repertuvarı oluşturma, şarkı seçme konusunda hep gelgitli, doğrusu kadar yanlışı da bol bir çizgide yürüdü yıllar boyu.
Şöyle bir bakınca, 1997’de yayımlanan albümünden çıkmış Şehrazat bestesi “Kıyamam”dan bu yana Zerrin Özer’in dişe dokunur bir “hit” çıkardığını söyleyebilmek zor. O zaman bu zaman Özer diskografisi denemeler ve genellikle yanılmalarla dolu ki bence bu dönemin en iyi ve dahi Özer kariyerinin en parlak işlerinden biri olan “Zerrin Özel” albümü de her nedense güme gitmişti. Zaten o albümden, yani 2007 yılından beri de yeni albüm yapmadı, teklilerle idare etti.
Zerrin Özer’in yeni teklisi “Duygularım”, geçtiğimiz günlerde Ajlan Records etiketiyle yayımlandı. Teklide şarkının iki farklı versiyonu yer alıyor.
Söz ve müziği Doğu Kılıç’a ait “Duygularım”, Azer Bülbül’ün ölümünden önce yayımlanan son albümüne adını veren şarkı imiş. Şarkı ilk kez bestecisinin 2005 yılında yayımlanan “Susuyorum” adlı albümünde kullanılmış, 2014 yılında ise bu defa Erkam Aydar seslendirmiş. Zerrin Özer ise şarkıyı Azer Bülbül’den dinlediğinde çok etkilenip, biraz da onun anısına hürmeten bu şarkıyı yeniden söylemek istemiş.
Buraya kadar her şey iyi hoş da ben kendi adıma şarkıyı duyduğumda Zerrin Özer’in etkilendiği kadar etkilenemedim. Zira bu, Zerrin Özer’den duyduğumuz bilmem kaçıncı aynı tarzda şarkıdan biri. Orta halli bir arabesk şarkı. Bu haliyle şarkının arabesk versiyonu (en azından arabeskin hakkını veren Selim Çaldıran düzenlemesiyle) daha iyi olsa da, içine bir miktar sert gitar serpiştirilmiş versiyonu, iddia edildiği gibi asla “rock” değil; zaten olması da mümkün değil.  
Özel hayatı, sıkıntıları, sorunları nedeniyle mesleğine bir türlü odaklanamamış, bu nedenle de dünyada bile eşi benzeri az bulunur sesini hak ettiği şarkılara verememiş olsa da kıymetlidir Zerrin Özer. Onun sesi ve şarkıcılık tekniğinin bir eşi daha çıkmadı bu topraklardan bu güne kadar (her ne kadar son 20 yıldır her ikisi de bir hayli deforme olmuş olsa bile.)
Yakın dönem röportajlarından anladığım kadarıyla Zerrin Özer başka Azer Bülbül şarkılarını da yeniden söylemeyi planlıyormuş önümüzdeki günlerde. Hiç gerek yok oysa. Keşke şöyle sağlam pop şarkılarla dolu bir albüm yapsa artık. Ona şarkı verecek besteci mi yok memlekette? (Her ne kadar malum sebeplerle pek mümkün görünmese de ilk aklıma gelen Sıla oluyor mesela.) Keşke şarkıları dövmeden, boğmadan, tıpkı eskisi gibi pırıl pırıl söylediği bir albüm olsa bu. Belki bu teklide prodüktörlüğünü üstlenen Özgür Aras, Zerrin Özer’i buna kanalize eder de biz de geç de olsa özlediğimiz Zerrin’e kavuşuruz artık.

 
ALTAN ÇETİN – “BURAYA KADAR”

Altan Çetin 2016 sonbaharında “Sahibinden” adlı proje albümüyle karşımıza çıkmıştı. Bu albümde Çetin’in popüler müzik tarihine yazılmış nice şarkısı yeni versiyonlarıyla, bu kez sahibinin sesinden resm-i geçit yapıyordu. İlk kez Volkan Konak’ın 2015 çıkışlı albümünde seslendirdiği “Aleni Aleni” ise 2016 boyunca en çok çalınan ve söylenen pop şarkılarından biri oldu ki “Sahibinden” albümünde bir kez de Altan seslendirmişti şarkıyı.
Popun matematiğini tamamen sezgisel yöntemlerle çözmüş, geçen yıllara rağmen kalemini güncel, etkisini hep güçlü tutmayı başarmış, enteresan bir şarkı yazarı Altan Çetin. Yeni şarkısı “Buraya Kadar” da bunu bir kez daha tescilliyor.
Ben popüler arenada at koşturan bir şarkıcı olsam bu şarkıyı Altan’dan alıp da kendim söyleyemediğim için epeyce dertlenirdim. Zira geçtiğimiz günlerde Poll Production etiketiyle tekli formatında yayımlanan “Buraya Kadar”, nice şarkıcının arayıp da bulamadığı kadar sağlam bir pop şarkısı.
Şarkının düzenlemesi yakın dönemin en yetenekli ve donanımlı genç müzisyenlerinden biri olan Ali Tolga Demirtaş tarafından yapılmış. Demirtaş bu güçlü şarkıyı tam da olması gerektiği gibi işleyerek nefis bir müzikal tat yakalamış. Yaylıların eşliği, vokaller ve akustik davul şarkıyı pop klişelerinin dışına ve ötesine taşıyor. Ayrıca Altan’ın şarkıcı olarak bugüne dek duyduğumuz en iyi performanslarından biri olabilir.


IŞIN KARACA & SEFA CHESHMBERAH – “SEVMEKTEN ANLADIĞIM”

Işın Karaca ve kardeşi Akın Büyükkaraca’nın birlikte kurduğu Akış Production’ın ilk ürünü bir tekli oldu. Bugüne dek Karaca’ya birçok şarkı vermiş ve bir dönem vokalistliğini de yapmış Sefa Cheshmberah, bu defa şarkıcı olarak karşımıza çıkıyor ve söz ve müziği kendisine ait bir şarkıyı Karaca ile birlikte seslendiriyor. “Sevmekten Anladığım” adlı şarkı geçtiğimiz günlerde WediaCorp Music etiketiyle dijital platformlarda yerini aldı.
Bir kere şunu söylemek lazım ki şarkıcıların kendini ve markalarını idame ettirmekte zorlandıkları bir dönemde birinin yeni bir isme destek vermesi alkışlanacak bir durum. Popta yeri sağlam isimlerle yaptığım röportajlarda mutlaka sorduğum “Yeni isimlere prodüktörlük anlamında destek vermeyi düşünür müsünüz?” sorusuna genellikle “gücüm yok” cevabını alıyorum nicedir mesela. Bilenler bilir Zeki Güner gibi bir değerin Türk popunda yer bulmasında da Karaca’nın yadsınamaz bir payı vardır. Sefa’nın şarkı yazarlığı kadar şarkıcılığıyla da tanınmasında Işın’ın üstlendiği rol önemli ve değerli.
Söz ve müziği Sefa Cheshmberah’a ait şarkının düzenlemesini Akın Büyükkaraca ve Turan Güçnar birlikte yapmış. Sözü, müziği ve düzenlemesiyle standart üstü, temiz bir iş çıkmış ortaya. Yıllardır birbirine aşina iki sesin uyumu da yeri yerinde. Belki Sefa bu şarkıyı solo söylemek istediğinde söyleyeceği ton bu olmaz çünkü nakaratlarda bir hayli pes kalıyor ama düetlerin de cilvesi bu işte.
Bu arada Işın Karaca’nın haykırmadığı ve sertleşmediği tonlarda (mesela bu şarkının A kısmında) sesinin ne kadar etkili tınladığını da bir kez daha duymuş olduk. Hep yazdım, bir kez daha yazacağım. Bir sahne ritüeli olarak sesin volümünü ve rezonansını yüksek tutmak çok alkış getirse de, bunu bir alışkanlık haline getirip stüdyo kayıtlarına da taşımak her zaman çok parlak sonuç vermeyebiliyor. Dinleyeni yoruyor, bezdiriyor. Özellikle “Arabesque” albümlerinde bu durum zirve yapmıştı ki ben şahsen bir dinleyici olarak Işın Karaca’dan hâlâ ilk albümlerindeki sükûneti bekliyorum.
Sefa Cheshmberah ise hafife alınmayacak bir ses ve şarkıcı olduğunu daha bu ilk şarkısında hemen belli ediyor. Bakalım arkasını nasıl getirecek?

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, ŞUBAT 2017, İSTANBUL 
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe