EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

18 Ocak 2017 Çarşamba

YAVUZ HAKAN TOK YAZDI ''NİLÜFER YENİDEN YENİ YİNE''


NİLÜFER HEP VAR
NİLÜFER – “YENİDEN YENİ YİNE”

2015 Mayıs ayında “Kendi Cennetim” adlı yeni albümü için röportaj yaptığımızda “Bir daha albüm yapmayı düşünmüyorum,” demişti Nilüfer. Bu röportajın üzerinden birkaç ay geçmişti ki onun bir “cover” albüm için kollarını sıvadığını duydum. Bugünlerde de “5 yıl sonra müziği bırakacağım” demiş. Duysanız da inanmayın. Müzikle geçmiş bir ömürden müziği sıyırıp atmak kolay değil öyle. Yorulsanız da, bıksanız da, gücünüz tükense, enerjiniz bitse de bırakılabilen bir şey değil müzik. Ne siz onu bırakabilirsiniz, ne o sizi.
Bundan değil mi Nilüfer’in 13 yeni şarkıdan oluşan “Kendi Cennetim” albümünün dumanı soğumadan bir “cover” albüm için kolları sıvaması? Her albümde, her sahne öncesinde sanki ilk defa yaşanıyormuş gibi duyulan o heyecan, coşku? Şarkılar aramak, bulmak, onları öğrenmek, çıkarmak, kaydetmek… Bizim dinleyici olarak yeni bir albümü elimize alıp dinlemeye başladığımızda duyduğumuz heyecan devede kulak o yaratım ve üretim sürecinin yanında.
Toplama albümleri, 45’lik ve teklileri bir yana koyarsak, Nilüfer’in yirmi üçüncü stüdyo albümü bu. “Yeniden Yeni Yine”, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı. Albümde daha önce başka şarkıcılar tarafından seslendirilmiş 12 şarkıyı bu defa Nilüfer’den dinliyoruz.
Aslında Nilüfer benzer bir projeyi geçtiğimiz yıllarda konserlerinde hayata geçirmiş ve özellikle Kayahan’ın şarkılarını sahnede seslendiremediği günlerde geçmişten sevdiği ve kendisinin söylemediği kimi şarkılardan oluşan konserler vermişti. O şarkılar daha çok ’70 ve ‘80’ler ağırlıklı idi. Bu albüm ise ‘90’lar ağırlıklı.
Öncelikle söylemeliyim ki albümün adını çok sevmedim. “Yine Yeni Yeniden” albümünün içeriği bambaşkaydı. Ona bir gönderme yapılması mümkün değil. Öte yandan “Yeniden Yetmişe” gibi şahane bir adla yapılmış bir albüm de var diskografide. Bir kez daha yine ve yeniden kelimelerini kullanmak dinleyicide kafa karışıklığı yaratıyor yok yere. Keşke farklı bir isim düşünülseymiş.


İçeriğe gelince… Orada da albümde neden dâhil edildiğini anlayamadığım şarkılar var. Evet, Nilüfer 1987 yılında “Geceler” albümünü yapmış ve orada da ‘60’ların şarkılarını, en çok da Ajda şarkılarını söylemişti ama o yıllarda o şarkılar plaktan kasete geçiyor olmamızın da etkisiyle bir nesil için bilinmeyen ya da unutulmuş şarkılardı. İnternet denen bir şey yoktu, arşiv anlayışı yoktu ve o şarkılar Nilüfer’in sesinde adeta yeni şarkılarmış gibi parlamıştı. Ama bugün aynı durum söz konusu değil. “Hoş Gör Sen”i ne zaman istesek Ajda’dan dinleyebiliriz, “Memleketim”i de Ayten Alpman’dan. Ki zaten sıkılacak kadar da çok dinledik bunca yıldır. Onlardan başka bir dolu şarkıcı da söyledi çünkü. Sahnede evet ama böylesi bir proje albümde bu iki şarkı olmasa da olurdu, hatta daha iyi olurdu bence.
Bu ikisinin dışında kalan şarkıların tamamı (“Unut” hariç) ‘90’lardan. Ve en azından şöyle bir şey anlaşılabilir: Nilüfer kendi şarkılarıyla kıyametler kopardığı o günlerde bu şarkıları duyduğunda “keşke ben söyleseydim,” demiş ve bu arzusu içinde kalmış olabilir. Hele ki Sezen Aksu ile rakip oldukları dönemde, dönemin rekabet anlayışı gereği bir Sezen Aksu şarkısını istese de söylemezdi belki. Bu geriye kalan 10 şarkının 6’sında Sezen Aksu imzası (sözünü, müziğini yazması ya da seslendirmesi sebebiyle) olması boşuna değil.
Her bir şarkısı defalarca “cover” yapılan ve bu konuda bir rekoru elinde bulunduran “Gülümse” albümünden “Seni Kimler Aldı?”, Aşkın Nur Yengi’nin ilk albümünden “Yazık”, Levent Yüksel’in ilk albümünden “İstanbul”, Sertab’ın o muhteşem “Lâl”inden “Sevdam Ağlıyor”, “Sezen Aksu ‘88”den “Unut” ve ilk kez Ajda Pekkan’ın, daha sonra Selda’nın seslendirdiği “Ağlama Anne” albümün Sezen Aksu imzalı şarkıları.


Yanı sıra ilk olarak Bendeniz’in seslendirdiği Ümit Sayın şarkısı “Gönül Yareler İçinde”, ilk olarak Kenan Doğulu’nun seslendirdiği “Ellerimde Çiçekler”, bir Eda-Metin Özülkü klasiği “Seninle Olmak Var Ya” ve Ajda Pekkan’ın 1991 çıkışlı albümünde yer alan Şehrazat bestesi “Yalnızlığa Hüküm Giydim” ile albüm repertuvarı tamamlanıyor.
Tüm bu şarkıların içinde Ajda’dan başkasının sesi değmemiş “Yalnızlığa Hüküm Giydim” en doğru seçilmiş şarkı gibi duruyor. Şehrazat şarkılarının Nilüfer’e çok yakışması bir yana, bu şahane şarkının tekrar günışığına çıkması da sevindirici.
Şu da var ki şarkıcıların büyük çoğunluğu albümleri için şarkı ararken şu veya bu sebeple şarkıdan çok besteci seçerler. Bu bugün de böyle, dün de böyle idi. Hâl böyle olunca kendi ilgi alanlarına girmeyen ya da tamamen müzik dışı sebeplerle bazı besteci ve söz yazarlarını görmezden gelirler ya da önemsemez, yaptıklarına kulak kabartmazlar. Mesela “Gönül Yareler İçinde”yi 1995 yılında Ümit Sayın Nilüfer’e dinletmiş olsa şarkının bir Nilüfer albümüne girme şansı olur muydu o günlerde? Ya da “İstanbul”u ilk seslendiren Nilüfer olabilir miydi?
Yani aslında bu ve böylesi albümden çıkarılacak bir ders varsa o da şudur ki, dikkate almadığınız ya da alsanız bile kendi doğrularınız gereği es geçtiğiniz kimi besteci ve söz yazarlarının şarkıları günü gelir içinizde ukde olur. Müzik tarihi buna benzer hikâyelerle doludur. Yani bazen şarkıyı yazana değil şarkıya açmak lazım kulakları ki müzik piyasası üç beş söz yazarı, besteci etrafında dönmesin. Ve birileri o içinde ukde kalan şarkıları yıllar sonra, çok geç kalmış olarak söylemek zorunda kalmasın.
İşte tam da bu yüzden bu albüm geç kalmış bir albüm duygusu yarattı bende en çok. Nilüfer’e sevgimiz, saygımız sonsuz. Bizdeki kredisi de bitmez elbette ama kabul etmemiz lazım ki Nilüfer’in sesi ve şarkı söyleme biçimi eskisi gibi değil. Başka bir Nilüfer dinliyoruz artık. Ve ilk Pop Star yarışmasında Bayhan’ın “hit”i haline gelmiş “Seninle Olmak Var Ya”yı ya da Bülent Ersoy’un bile söylediği “Ellerimde Çiçekler”i bugünün Nilüfer’inden duymak (en azından benim için) çok da heyecan vermiyor.


Bununla birlikte albüme müzik prodüktörü ve aranjör olarak imza atan Volga Tamöz’ün varlığı birçok eksiyi artıya dönüştürmüş. Tamöz, güncelin ortalamasına hiç yüz vermeden, aman kulüplerde, radyolarda çalınır mı diye hiç düşünmeden, tamamen müzikal niteliğe odaklı, nefis düzenlemelerle bu değerli şarkılara değer katmakla kalmamış, “yeni” Nilüfer’e en uygun tonları da bularak çapakları, pürüzleri en aza indirgemiş. Canlı çalınmış enstrümanların tadını doya doya çıkarıyorsunuz albümü dinlerken. Teknik anlamda uzun yıllardır dinlediğimiz en “temiz” Nilüfer albümü olabilir bu.
Zeynel Abidin Ağgül’ün şahane Nilüfer fotoğrafları ve Esra Pekcan’ın grafik tasarımıyla satışa sunulan albümün kapak yazıları olması gerekenden çok küçük, şarkı sözlerinin yazılı olduğu sayfaların tasarımcı eli değmemiş gibi görünen hali ise tatsız. Buna karşın plak görünümlü CD yüzeyi göze çok hoş görünüyor.
Ta “Kalbim Bir Pusula”dan bu yana, Nilüfer benim için hep var. Yani neredeyse kendimi bildim bileli. Yıllar geçse de, hayat, dünya, ülke değişse de o hiç değişmeden hep orada öylece duracak sandıklarımdan. Dursun da zaten. Değişse de dursun, değişmese de. Nilüfer olmasaydı bu ülkede müzik eksik kalırdı. Biz de öyle… Bu hatırla bağrıma basmaya hazırım her bir Nilüfer albümünü. Bunu da öyle yapacağım. Yeniden… Yine…

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, OCAK 2016, İSTANBUL 
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. "dikkate almadığınız ya da alsanız bile kendi doğrularınız gereği es geçtiğiniz kimi besteci ve söz yazarlarının şarkıları günü gelir içinizde ukde olur. Müzik tarihi buna benzer hikâyelerle doludur. Yani bazen şarkıyı yazana değil şarkıya açmak lazım kulakları ki müzik piyasası üç beş söz yazarı, besteci etrafında dönmesin. " kısmı gerçekten çok önemli.
    bunun yanında kullanışsız ve kötü cd tasarımı albümün en büyük eksilerinden. cd kitapçığını yerinden çıkartmak ve tekrar yerine koymak işkence gibi. ben (cd kapaklarının tek bir sayfasının bozulmaması için titizlenenlerdenim:)

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe