EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

20 Ekim 2015 Salı

YAVUZ HAKAN TOK GÜNCEL TEKLİLERİ DEĞERLENDİRMEYE DEVAM EDİYOR!


AÇELYA ALAN – “AKILLANMADIM DAHA”

Açelya Alan, İzmir’de doğup büyümüş, üniversite eğitimini radyo-televizyon yayıncılığı üzerine almış ve uzun yıllar da sunuculuk ve programcılık yapmış. Bir yandan da hayatında hep hobi olarak bir köşede duran müziğe eğilmeye başlamış ve orkestra solistliği yaparak sahneyle tanışmış.
Açelya Alan’ı geniş kitlelere tanıtan ise O Ses Türkiye yarışmasının 2013 sezonu olmuş. Finale kalamasa da sesiyle dikkatleri üzerine çekmeye başlayan Alan, bu tecrübenin ardından kendi yazdığı şarkılarla müzik dünyasına atılmak için ilk ciddi adımlarını atmış.
Alan’ın ilk teklisi, “Akıllanmadım Daha”, geçtiğimiz günlerde Türküola Müzik etiketiyle dijital platformlara servis edildi. Şarkının söz ve müziği Açelya Alan’a ait. Düzenlemeyi ise Erdinç Şenyaylar ve Tezcan Erol birlikte yapmış.
“Akıllanmadım Daha”, her bakımdan kulağa gayet hoş gelen, akılda kalan, ritmik, güzel bir pop şarkısı. Ancak daha da önemlisi Açelya Alan gibi bir ses kazanmış olmamız. Hem kendine has bir rengi olan, iyi bir ses, hem de iyi şarkı söylüyor. 
Eğer zaman içerisinde doğru bir strateji ve doğru şarkılarla yoluna devam ederse, bir yıldız kazanmamız işten bile değil. 


ATİYE – “ABRAKADABRA”

Atiye, Pasaj Müzik’ten Poll Production’a transfer olduktan sonra, 2015 Mart ayında “Sor” adlı tekliyi yayımladı. 2013 çıkışlı “Soygun Var” albümünde Emre Aydın’la düet yaparak söylediği şarkının bu defa solo versiyonunu dinledik. Geçtiğimiz günlerde ise yeni teklisi “Abrakadabra” ise bu defa Sony Müzik etiketiyle piyasaya sürüldü.
“Sor” iyi bir şarkı ama Türkçe pop piyasasında pek de rağbet görmeyen türden, Batılı bir baladdı. “Abrakadabra” ise eğlenceli bir pop şarkısı. Sözleri Murat Güneş’e, bestesi Atiye’ye ait şarkının düzenlemesini ise Volga Tamöz yapmış.
Bir sihir, daha doğrusu illüzyon kelimesi olarak kullanılan “Abrakadabra” aslında Yunanca Tanrı anlamına gelen Abrasaks sözcüğünden türetilmiş bir şifa kelimesi imiş; söz yazarı Murat Güneş’ten öğrendim ben de. Bu şarkıda ise sevgiliye tehdit maksatlı kullanılıyor. “Yok olurum, ararsın bulamazsın, öyle de tekin biri değilim,” manasında. Pop şarkılarının “atar” furyasına farklı bir yaklaşım var yani. Dedim ya, eğlenceli. 
Bilmem kaçıncı kez bir şarkıyı dinledikten sonra “Ne güzel düzenleme, kim yapmış acaba?” diye açıp baktığımda Volga Tamöz imzasıyla karşılaşıyorum, artık ben de sayamıyorum. Şarkının düzenlemesi çok genç, çok amacına uygun. Kıpır kıpır, insanın içini kaynatan türden. Sentetik sesler kullanarak ille de kafaya kafaya vuran, içinde armoni olmayan, gürültülü düzenlemeler yapmak gerekmiyor. Bu şarkının düzenlemesi bunun ispatı gibi.
Atiye ise giderek düzelttiği Türkçe diksiyonu, bir ergen ikonundan pop yıldızına dönüşen imajı ve havasıyla şarkıyı kendine yakıştırmasını bilmiş. Yani bütün taşlar yerli yerine oturmuş.


OĞUZHAN UĞUR – “BİYOLOJİK UNSUR”

2012’de yayımlanan ilk albümü “”Çok Şükür”ün ardından 2013’te “Birinci Vazife” ve “İstemiyorum”, 2014’de ise “Sağ Salim” ve “Bal Prensesi” teklileri ile karşımıza çıktı Oğuzhan Uğur. Yine 2014’de Ege Çubukçu ile birlikte yayımladıkları bir de “Dengi Dengine” teklisi var.
Oğuzhan Uğur sadece müzikle değil, sinema başta olmak üzere başka başka işlerle de uğraşıyor. Hâl böyle olunca da internet üzerinde duyulmaya başlayan ve ilk albümle geniş kitlelere ulaşan müzik üretimlerine yeterince zaman ayıramıyor olsa gerek. Yoksa şimdiye kadar çoktan ikinci bir albüm ya da en azından tekli formatında yayımlanmış çok daha etkili şarkılarla o ilk rüzgârın arkasını aynı hızla getirirdi. Bence arayı fazla açtı.
Bilenler biliyor zaten ama bilmeyenler için özetlemek gerekirse, Oğuzhan Uğur’un hiciv, taşlama ve espri içeren, gündelik konuşma dilini kullanarak taşı gediğine koyan, aşk, meşk, ilişkilerin yanı sıra bu ülkede genç olma halleri üzerinden zaman zaman siyasi göndermeler de yapan, şahane şarkıları var. Grup Vitamin’in ‘90’larda yaptığına bir parça benziyorsa da, komedisi o kadar kör gözüm parmağına değil; daha ince ve yer yer daha şairane. Dili çok iyi kullanıyor, etkili melodiler ve eğlenceli düzenlemelerle de şarkılarını kolay sevilir hale getirmeyi iyi biliyor. Bütün bu espriyi çektiği kliplerle de gayet dengeli bir şekilde destekliyor.
Oğuzhan Uğur’un yeni teklisi “Biyolojik Unsur”, geçtiğimiz günlerde Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle yayımlandı. Söz müziğini kendi yazdığı ve düzenlemesini de kendi yaptığı bu şarkıyla Oğuzhan Uğur, uzunca bir aradan sonra müzikte formunu bulmuş gözüküyor. İçinde alenen ya da gönderme yoluyla geçen birkaç küfür kelimesi nedeniyle şarkının ana akım radyo ve televizyon kanallarında yayınlanmayacağı aşikâr. Çünkü biz gündelik hayatta bol bol kullandığımız kimi kelimeleri radyo ya da televizyonda duyunca çok utanan “edepli” bir toplumuz. Şarkının “ahlak şart, terbiye önemli” cümlesiyle başlamasındaki ironiyi de görmeyiz nasılsa.
Oğuzhan Uğur’un şarkılarında sıklıkla kullandığı arabesk-alaturka-rock temalar bu şarkıda da var. Hatta bir parça Erkin Koray şarkılarının havası var “Biyolojik Unsur”da. Yine bir iyice anlamak için birden fazla kez üst üste dinlemek gerekiyor çünkü hem söz öbeği çok fazla, hem de oyunlu cümleler. Buna karşın, insanı gülümseten, eğlendiren, samimi, içten ve “doğal” dili ve sıcak melodisiyle kavrayan bir şarkı. Biraz farklı şeyler dinlemek isteyenlere şarkıyı, biraz eğlenmek isteyenlere de klibi mutlaka öneririm.


NİHAYET – “KARADUL”

Kıbrıs kökenli bir müzisyen olan Nihayet, dünya standartlarında etnik müzik yapmak niyetiyle yola koyulmuş. Küçük yaşlardan itibaren piyano çalarak başladığı müzik yolculuğu onu kendi şarkılarını yazmaya kadar götürmüş. Nitekim geçtiğimiz günlerde İyi Müzik etiketiyle yayımlanan ilk teklisindeki “Karadul” adlı şarkının söz ve müziği de Nihayet’e ait. Şarkının düzenlemesi ise Batu Çaldıran tarafından yapılmış.
Nihayet kelimesi zaten bir isim olarak yeterince farklı iken, şarkının adının “Karadul” olması da büsbütün dikkat çekici. Aynı isimli örümcek cinsinden ilham alınarak yazılmış bir şarkı bu. Nitekim epeyce enteresan görüntüler içeren klip de şarkının hikâyesini destekliyor.
Türkiye gibi iki kıta arasında duran, dünya kurulalı beli farklı kültürlerin (klişe tabiriyle) beşiği haline gelmiş bir ülkeden, yıllar yılı dünya çapında bir “etnik” müzik yıldızının çıkmamış olmasını sadece müziğimizi uluslar arası platformlarda pazarlayamamamızla açıklamak eksik olur. Pazarlamadan önce doğru üretim gerekiyor. İşte o konuda bir Pakistan, bir İsrail, bir İran kadar olamadığımız bir gerçek. Bu ve benzeri ülkeler dünyaya kendi müziklerini bir şekilde dinletirken, biz dünyada üretilmiş şarkılara Türkçe sözler yazmakla meşguldük çünkü. Bugün vardığımız noktada bu döngü kırılır mı? Kolay değil elbette. Ama en azından denendiğini görmek bile az şey değil.
Nihayet’in “Karadul” adlı şarkısı Türkiye pazarında ne kadar şanslı olur, onu kestirmek zor. Hem sözleri, hem bestesi, hem de düzenlemesiyle Türk popunun klişe şarkı formuna ayak uydurmuyor “Karadul” çünkü. Bir parça rahatsız edici, “sert” bir tarafı da var üstelik. Özellikle de klip böyle. Buna karşın, yakın dönemde değişen beğeni kriterleriyle yavaş yavaş klişe olanında dışında, farklı işlere kucak açan bir dinleyici kitlesi de oluşmaya başladı. Buradan yola çıkarak, özellikle de yabancı pop müzik seven ve dinleyen kitle için “Karadul”, farklı bir Türkçe şarkı deneyimi olabilir.
Daha ilk şarkısı ve ilk klibi ile bir “star” havası yakalıyor Nihayet. Bu da işin en zor kısmını halletmiş olmak demek. Daha önce Türkiye’de yapılan buna benzer işlerde en büyük eksik hep bu olmuştu çünkü. İddialı bir iş yapıyorsanız, o iddiayı taşıyabilmeniz gerekiyor.
Tek bir şarkının bana düşündürdükleri bunlar oldu. Daha fazlası için Nihayet’in yeni işlerini dinlemek/görmek lazım.


BERKAY ÖZİDEŞ – “LEYLA”

ENBE’nin solisti olduğu dönemde sesini verdiği “Senden Kıymetli mi?” şarkısını hatırlarsınız. Belki başrolünü Yeşim Salkım’la paylaştığı ''Bizim Şarkımız'' müzikalini izlemiş ya da en azından müzikalin albümünü dinlemiş, sesini orada duymuş olabilirsiniz. Ya da Kürşat Başar’ın 2012 çıkışlı “Keşke Burada Olsaydın” albümünde konuk olarak seslendirdiği “Ben Varım” şarkısında.
Berkay Özideş uzun süredir solo bir albüm için çalışıyordu. Ve sonunda ilk şarkısı dinleyici karşısına çıktı. “Leyla” adlı ilk Berkay Özideş teklisi, geçtiğimiz günlerde Esen Müzik etiketiyle yayımlandı.
Spor Akademisi’nde öğrenci iken müzik tutkusu ağır basan Özideş, okuldan ayrılıp konservatuara girmiş ve opera bölümünden mezun olmuş. Şan eğitmenliği, ENBE Orkestra’sında solistlik, müzikal, Kürşat Başar’la çalışmalar derken çocuk yaşlarından itibaren yazmaya başladığı kendi şarkılarına nihayet sıra gelmiş. Nitekim “Leyla” söz ve müziği Berkay Özideş’e ait bir şarkı. Özideş bununla da yetinmemiş, düzenlemeyi de kendisi yapmış ve bütün enstrümanları çalmış.
Şarkının gösterdiği o ki, Berkay Özideş’in bildik pop şarkıcılarının yolundan gitmeye pek niyeti yok. “Leyla”yı yazarken ağıtlardan ilham almış. Bu yüzden de bir parça karanlık, sofistike bir tarafı var şarkının. Çok az sözle anlatılan koca bir hikâye dinliyor, kim bilir belki de bir film izliyorsunuz. Düzenleme, vokaller, Özideş’in sesini kullanma biçimi, her şey bu bütünü tamamlıyor. Bu yüzden de fazla kelimeye ihtiyaç kalmıyor, atmosfer kendiliğinden sizi içine alıyor. Bu bakımdan etkileyici ve çarpıcı bir şarkı “Leyla”. Bir “rock-opera”nın ya da “senfonik-rock” albümünün açılış şarkısı da olabilirmiş pekala.
Sadece çok iyi bir sesi olduğunu, iyi şarkı söylediğini ispat etmiyor, sıkı da bir müzisyen olduğunun altını çiziyor Berkay Özideş. Bunları bir kenara koyacak olsak, böylesi bir şarkıyla bu müzik piyasasında çıkış yapmak neresinden baksanız cesaret işi çünkü. Neyse ki (yukarıda da yazdığım gibi) farklı olanın da dikkat çekebildiği, en azından kendi dinleyicisini bulabildiği bir dönemdeyiz. Bu şarkıyla birlikte Berkay Özideş’i takibe alıp, bundan sonra yapacaklarını yakından takip etmek lazım.

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, EKİM 2015, İSTANBUL     
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe