EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

25 Temmuz 2015 Cumartesi

YAVUZ HAKAN TOK, YENİ TEKLİLERİ DEĞERLENDİRDİ!


HANDE YENER – “KIŞ KIŞ”

Şarkıyı ilk dinlediğimde, tıpkı Sıla’nın bir zaman radyoculara yaptığı gibi, Hande’nın de bize bir şaka yaptığını düşündüm. Üşenmedim, sosyal medya hesaplarına girip tek tek baktım. Şarkının bestecisi, aranjörü, yapımcısı da büyük bir şevkle ilan etmekteydi “Kış Kış”ın çıkışını. Hiç de şaka yapar gibi bir halleri yoktu. Nitekim aradan bir hafta geçti ama o cephede hâlâ aynı coşku devam ediyor. Bense hâlâ anlamaya çalışıyorum. Neyi mi?
Hande Yener’in Sinan Akçıl’dan ayrıldıktan sonra bir hırsla yayımladığı duble albümü “Mükemmel”de  değerlendirilmemiş onca “hit” adayı şarkının neden çöpe gittiğini mesela (Hadi attık o albümü de bir kenara… Peki ya “Sebastian” gibi bir “hit”in ardından “Kış Kış” ne alaka?)
Hande Yener’in müzikal açıdan dibe vurduğu dönem olan “Teşekkürler” ve “Kraliçe” albümlerinin sorumlusu olarak Sinan Akçıl’ı görmekle Akçıl’a haksızlık edip etmediğimizi (Demek ki Hande, yanında Sinan olmadan da dibe vurabiliyormuş.)
“Kış Kış”ın neye, kime inat yazıldığını ve söylendiğini… Galiba en çok da bunu... Çünkü şarkının sözlerinden ve Yener ve tayfasının bir süredir sosyal medyada verip veriştirdiklerinden anlaşıldığı üzere rekabet yavaş yavaş renk değiştirip, hırs ve öfkeye dönüşmüş durumda. Hırs ve öfke tehlikedir oysa; her şeyden önce besleyip büyütene zarar verir. Elimizdeki örnek de bunu gösteriyor zaten. Zira koyu Hande hayranları arasında bile “Kış Kış”ı beğenmeyip olumsuz şeyler söyleyenler var ama Hande cephesinde ciddi bir savunma kalkanı oluşturulmuş durumda. Şarkıyı kim beğenmemişse, mutlaka altında başka mihrakların parmağı olduğu düşünülüyor. Sanırım Hande, önce “vizyon” toplantısında, yakınlarda da iftar yemeğinde hazır bulunduğu zat-ı muhteremden ziyadesiyle feyz alıyor. Kendi gibi düşünmeyen herkesi düşman ilan etmenin başka bir açıklaması olamaz.   
Yani artık mesele sadece “Kış Kış”ın kötü bir şarkı olması değil (ki bence kötü bir şarkı.) Rekabetin getirdiği hırs ve öfkenin şirazesinden çıkmış olması. Oysa müzikte rekabet daha iyinin peşinden giderek yapılır; çıtayı daha aşağı, en aşağı çekerek değil. Kayahan-Nilüfer, Sezen Aksu-Onno Tunç örneklerini versem yeter herhalde. Ya da mesela Hande Yener’in 2014 yazında Açık Hava’da ve sonrasında birçok başka şehirde verdiği konserler, onun sahne üzerinde rakiplerinden (en azından o dönem için) üstün olduğunu göstermiştir. Ona keza, daha önce de yazdığım üzere yaz başı piyasaya sürülen “Sebastian” rakip ağlara atılmış şık ve güzel bir goldür. Ama “Kış Kış” nedir Allah aşkınıza?
Poll Production etiketiyle yayımlanan, söz ve müziği Berksan tarafından yazılan (malum filmin malum sahnesinden alıntıyla elbette) şarkının belki bir tek Turaç Berkay Özer imzalı düzenlemesinin elle tutulur bir yanı var. Ötesi için ne söylense boş. Ben olsam daha fazla ısrar etmeyip bu şarkıyı hiç yapılmamış gibi rafa kaldırır, hatta mümkünse unutturmaya çalışırdım. İlk anda tepki gösterilip sonradan sevilecek şarkılardan da değil çünkü bu. Benden söylemesi.


EDİS – “OLMAMIŞ MI?”
Edis’in ilk teklisi “Benim Ol”, sadece dijital formatta yayımlanmıştı. PDND Müzik etiketiyle CD formatında da yayımlanan yeni tekli, “Olmamış mı?” ise aynı adlı yeni şarkının yanı sıra “Benim Ol”un dört farklı versiyonunu da içeriyor.
Pop müzikle ilgili herkesin ortak kanaati, Edis’in önümüzdeki yılların pop yıldızı olacağı ve hatta şimdiden olduğu. Bu görüş sosyal ve “anti-sosyal” medyada yazılıp çizilmekle, söylenmekle kalmıyor, müzik kulislerinde de konuşuluyor nicedir. Bu, çok sık karşılaştığımız bir durum değil. Çünkü bu tekli yayımlanana kadar Edis’i sadece bir tek şarkısıyla dinlemiş ve tanımıştık. Ve bir şarkıcıyı bir tek şarkısıyla starlığa tayin etmek, ‘90’ları geride bıraktığımızdan bu yana alışık olduğumuz bir şey değildi. Gelin görün ki “star ışığı” denilen şey tam da böyle bir şey. Ya da eskilerin deyimiyle “şeytan tüyü” denilen şey. Nedenini niçinini açıklamak zordu ama Edis’de o ışık vardı ve kısa sürede herkesi etkisi altına kaldı.
Size Edis’in “Benim Ol”dan çok önce yayımlanmış ve pek duyulmamış bir çalışmasından da bahsedeyim yeni şarkıdan bahsetmeden önce. “Birden” adlı bu “rap” şarkısında, Pit10’a “featuring” yapıyor Edis. Bu şarkı sadece dijital formatta, iki farklı albümde yer almıştı. Birisi Pit10’un “Beni Bilmiyorsun” adlı albümünün iTunes versiyonunda, diğeri ise “İnadına T-Rap” adlı karma “rap” albümünde. Her iki albüm de Ve Medya etiketiyle 2014 yılında yayımlanmıştı. Edis hayranlarına duyurulur.
Gelelim “Olmamış mı?” teklisine…
Tıpkı “Benim Ol” gibi “Olmamış mı?” da söz ve müziği Edis’e ait bir şarkı. Her şeyden önce artık demode olmuş bir dilden ve şarkı biçiminden uzak, bugünün genç dinleyicisine doğrudan ulaşacak şarkılar yazıyor Edis. Bu ikinci şarkı ile bunu bir kez daha görüyoruz. Ozan Çolakoğlu ise tıpkı Tarkan’ın ilk döneminde yaptığı gibi, bu taze soluklu şarkıları taze soluklu düzenlemelerle cilalıyor. Üstüne Edis’in birilerinin taklidi/benzeri olmayan şarkı söyleme biçimi ve kendine has sesi, avantajlı fiziği ve dans edip şarkı söyleyebilme yeteneği de eklenince taşlar tam anlamıyla yerine oturuyor. Şu da var ki, Edis ilk şarkısının başarısının arkasına sığınıp, yine ona benzer bir şarkı yapma kolaycılığına sığınmamış ve yine dinamik ve genç ama bambaşka stilde bir şarkıyla başarısının uzun vadeli olacağını da göstermiş.
“Benim Ol”un farklı versiyonları da şarkıyı yine ve yeniden sevmek için farklı alternatifler sunuyor. Osman Çetin tarafından yapılmış akustik ve “remix” versiyonlar ve Ogün Dalka tarafından yapılmış “remix” versiyon ve orijinal Ozan Çolakoğlu düzenlemesiyle “Benim Ol”un dört farklı versiyonunun dördü de sıkılmadan dinlenilebiliyor. Özellikle “remix” versiyonlarda şarkıların bir ritim kutusuna döndürülmesini ve dans edilebilir ama dinlenilemez hale gelmesini sevmeyen bir müzik dinleyicisi olarak, bu versiyonların her birini sıkılmadan dinlediğimi ve sevdiğimi söyleyebilirim.
Teklinin kapak tasarımını Mete Özgencil yapmış, fotoğrafları ise Hüseyin Erçayhan çekmiş. Hedefi doğru yerden vuran bu tasarım ve fotoğraflara diyecek bir şey yok ama teklinin fiyat etiketinin ayrı bir etiket olarak değil de tasarımın bir parçası olarak kartonete basılmış olması tatsız olmuş. Albümleri bir müzik eseri olarak gören ve arşivleyenler için bu görüntü çok sevimsiz ve bir ressamın tablosuna fiyat etiketi yapıştırmasından farkı yok. 
Bir de “Olmamış mı?” için daha iddialı bir klip beklentisi içinde olduğumu söylemeliyim. Bu klip hem bir parça karanlık, hem de zayıf kalmış. Edis artık istese de istemese de ortalamanın üzerinde olmak/kalmak zorunda; zira başta da söylediğim gibi, herkes onu öyle bir yere koydu, aksi hayal kırıklığı olur hepimiz için. 


SELEN ERKMEN – “YENİSİNE SAĞLIK”
2013 Aralık ayında “Oh Be “ adlı ilk albümüyle dinleyici karşısına çıkmıştı Selen Erkmen. O albüm için yazdığım birkaç cümleyi hatırlatayım: “Selen Erkmen’in eli yüzü düzgün bir albümle, iyi bir başlangıç yaptığını söylemek mümkün. Belki biraz daha vurucu şarkılar ve kariyer stratejisi açısından biraz daha akılda kalıcı hamleler lazım. Donanım olduktan sonra, biraz daha deneyimle birlikte onlar da mutlaka kendiliğinden gelecektir zaten.”
Selen Erkmen’in yeni teklisi “Yenisine Sağlık”, geçtiğimiz günlerde DGL etiketiyle yayımlandı. Tam da ilk albümdeki eksiği gideren bir tekli bu… Vurucu bir şarkı, akılda kalıcı bir imaj ve pop kalabalığında dikkat çekmek adına ne gerekiyorsa o.
Sözleri Sıla’ya, bestesi ise Sıla ve Efe Bahadır’a ait bu şarkının düzenlemesini Mustafa Haybat yapmış. Sıla’nın hareketli, eğlenceli ve kafa tutan, dayılanan kadın şarkılarından biri bu. Aslına bakarsanız çok tipik bir Sıla şarkısı bu açıdan… Hatta Sıla’nın “Vaziyetler “klibinde gördüğümüz türden bir “erkeğe şiddet” esprisi de görüyoruz “Yenisine Sağlık”ın klibinde. Haliyle Erkmen de bu durumdan etkilenmiş; yer yer şarkı söyleme biçimiyle Sıla’yı andırıyor ister istemez. Ancak bir de iyi yanı var ki Selen Erkmen ilk albümünde gördüğümüze kıyasla çok daha pop bir şablonun içinden ses veriyor bu defa. Sesinde doğru tınlayan bir şarkı bu ve görselliği de ona paralel doğru kullanılmış; o soğuk ve mesafeli havası gitmiş. Bu durumda Sıla etkisi de es geçilebilir bir detaya dönüşüyor. 


ECE GÜRSEL – “APTAL OLMA”
Türkiye’de mankenlik mesleği güzel bir yüze, iyi bir fiziğe sahip olmakla eşdeğer tutulur, bilirsiniz. Yani başka bir beceri ve yeteneğinizin, bir parça zekânızın filan olması gereksizdir, hatta yoktur, olamaz; öyle düşünürüz. O yüzden de mankenden şarkıcı olur mu, mankenden oyuncu olur mu, şu olur mu, bu olur mu tartışması hiç bitmez. E tabi bu önyargıda mesleğini manken olarak imlemiş ve sahiden de fiziksel güzelliği dışında bir yeteneğini, becerisini (olmadığından olsa gerek) hiç göstermemiş çoklarının da payı büyüktür.
Ece Gürsel’in de tanınırlık kariyerine Hıncal Uluç’lu bir tanıtım kampanyasıyla başladığı malum. İsteyerek ya da istemeyerek, mankenlik titrinin kaçınılmaz sonucu olarak magazinin haberlerinden  payını almışlığı da vardır. Bu noktada mankenlik kariyerinin sonsuz olmadığı bilinciyle müziğe demir atanlarla aynı kefede tutulması da belki biraz da haklı önyargılarımız nedeniyle olmuştur. Ancak Gürsel’in 2011 yılında yayımlanan ilk albümü “Yarı Farkında”, hiç de meslektaşlarının yaptıklarıyla aynı kategoride değerlendirilebilecek bir iş değildi; bunu da kabul etmek lazım. Ona keza 2013’de yayımlanan “Sadece” adlı ikinci albümü de…
Yani müziğe başladığından bu yana, ana akımın dışından bir yerden, daha alternatife yakın ve kendine has bir şarkıcı oldu Ece Gürsel. Sesi hiç fena değildi üstelik ve hiç de fena şarkı söylemiyordu. Ama yaptığı müziğin alıcısı belliydi ve o alıcının onu seçmesi de (yine malum önyargılar doğrultusunda) biraz zor görünüyordu.
Ece Gürsel bunun farkına varmış olmalı ki, bu defa ana akımın tam ortasından ses veren bir şarkıyla çıkıyor karşımıza. Geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlanan “Aptal Olma” adlı bu şarkının sözleri Zuhal Karadeniz tarafından yazılmış, bestesi Onur Mete’ye ait. Düzenlemeyi ise Alper Gemici yapmış. Gayet akılda kalıcı, melodik, sıcak bir ana akım pop şarkısı “Aptal Olma”. Ece Gürsel değme şarkıcıya taş çıkarıyor ve bu anlamda hiçbir eksik gedik bırakmıyor. Düzenleme de şarkıyı en doğru biçimde işliyor zaten.
Tek kusur, Ece Gürsel’in önceki albümlerindeki o doğal halini bu şarkının klibinde ter yüz etmiş olması. Fazla rüküş, fazla poz kesen, fazla manken ve orta yaşlı bu görüntü, bir parça demode bir profil çiziyor. Demode, çünkü günümüz gençliğinin pop-star algısının tamamen dışında bir profil bu.
Bunu bir kenara koyarsak, Ece Gürsel’in ana akım pop sularında yakın vadede kendine bir yer edinebileceğine dair ilk sinyali verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

 YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, TEMMUZ, 2015, İSTANBUL    
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. hande yener'in ne yaptığını anlamak zor. 'mükemmel' albümü yıllar sonra severek dinlediğim bir hande yener albümüydü. içinde çok çok iyi şarkılar vardır. 'karar ver', 'hani bana', 'yangın', 'o kadın gitti','bileti kes', 'herkes yoluna' ve hatta 2 cover şarkı. hepsi olurdu ama kendisi bu yazı 'kış kış' la geçirmeyi tercih etti. madem bu kadar kolay şarkı harcayabiliyorsun neden 2 cdlik albüm yapıyorsun? her birini single yap klip çek daha iyi.

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe