EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

27 Mayıs 2015 Çarşamba

YAVUZ HAKAN TOK YENİ TEKLİLERİ DEĞERLENDİRDİ!


BEKİR ÜNLÜATAER – “AHBAP ÇAVUŞLAR”

Bekir Ünlüataer, adının bu şarkıyla anılmasından sıkılmadı sanırım. Söz ve müziği Sezen Aksu’ya ait “Ahbap Çavuşlar”ı aslında ilk kez Cihan Okan seslendirmişti. Okan’ın 2010 yılında yayımlanan ilk solo albümünün dikkat çeken şarkılarından biriydi. Ne ki şarkı Bekir Ünlüataer’in sesinden enteresan bir şekilde tanındı. 2012 yılında Mehmet Barlas, o günlerde yaptığı televizyon programına Sezen Aksu’yu konuk etti. Ve o programı izleyenler televizyon tarihinin en saçma sekanslarından birine şahit oldular. Barlas, programın sonlarına doğru “Programımızı romantik bitirelim,” dedi ve cep telefonundan Bekir Ünlüataer’in “Ahbap Çavuşlar” kaydını açıp, Sezen Aksu’ya dinletmeye başladı. Bununla da yetinmeyip, eşlik etmesini de istedi. Aksu önce “Erkek tonu,” filan dediyse de, mecbur kaldığından bir yere kadar eşlik etmeye çalıştı.
2013 yılında Bekir Ünlüataer ve Fatih Ahıskalı’dan kurulu Eşref Vakti adlı grup henüz dağılmamıştı. Grubun o yıl piyasaya çıkan “Beyaz Sayfa” adlı albümünde bu şarkı da yer aldı.
Yıl 2015 ve Bekir Ünlüataer bu defa solo olarak yine aynı şarkıyı söylüyor. Geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle tekli formatında yayımlanan şarkının bu yeni düzenlemesini ise Ozan Doğulu yapmış.
YouTube’da şarkının videosunun altına birisinin yazdığı gibi, Bekir Ünlüataer’in “salon şarkıcısı” kimliğinden soyunmak ve kulüplerde, barlarda, plajlarda çalınmak gibi bir derdi var sanırım. Bu şarkıya reva görülen bu düzenlemenin başka bir açıklaması yok çünkü. İyi güzel de, neden bu şarkı? Halihazırda bilindiği için mi? İyi de bu şarkıyı bilen ve sevenlerin kulüp-bar-plaj dinleyicisi olduğunu söyleyebilir miyiz? Yoksa orta yaş ve üstü meyhane müdavimi eşraf mı? Bence ikincisi. E onlar da bu şarkıyı böyle dinlemekten haz etmezler zaten. Öbür kitle ise zaten bu “Üzgünüm Leyla”lı havalarla eller havaya yapmaz. O halde amaç ne? Hedef kitle kim? Belli değil.
Bekir Ünlüataer iyi bir şarkıcı. Tıpkı dağılan grubunun adı gibi “eşref vakti” dinlenilecek şarkıları da iyi söylüyor; o şarkılar ona çok yakışıyor. Farklı şeyler denemek elbette iyidir ama bunu yaparken çizilecek yol da önemlidir. Burada yanlış bir yola doğru gidiş var gibi. Kim bilir, belki de ben yanılırım ve şarkı bu haliyle yaz boyu her yerde çalınır, insanlar coşar, taşar. Bekleyip görelim.


MERT TÜNAY – “DÜŞÜNME HİÇ”

İlk kez 1983 yılında Ajda Pekkan söyledi, sonra yine Ajda, 2000 yılında farklı bir versiyonla söyledi. Ardından 2006’da Zeliha Sunal, 2010’da ise Aytekin Kurt söyledi. Sıra Mert Tünay’da. Türkçe sözleri Fikret Şeneş’e ait, orijinali İtalyanca bir şarkı olan “Düşünme Hiç”in Mert Tünay versiyonu, geçtiğimiz günlerde tekli formatında Doğulu Productions etiketiyle yayımlandı.
Şarkı tam tabiriyle özüne dönmüş. Mert Tünay ve Deniz Doğançay tarafından yapılmış düzenleme, tamamen orijinalinin tadında, ‘80’lerden çıkıp gelmiş gibi. Elbette bugünün ses kayıt imkânları ile. Yani klasik ama modern, eski ama yeni. Çok temiz, çok sade ve müzikal tadı çok yüksek. Şarkının orijinalindeki şahane bas yürüyüşü ve gitarların fazlası var eksiği yok bu versiyonda. Ajda’nın Mina’yı neredeyse birebir taklit ederek, yırtıcı bir dişilikle söylediği şarkının ilk versiyonuna kıyasla ise bu defa tam da bugünlere ait bir erkek şarkıcının kırık dökük yorumu var. Sözün özü; beş yıldızlık bir “cover”.


SONER ARICA – “YAP BOZ”

Soner Arıca hiç kendi gibi olmaktan vazgeçmeden ama yeni şeyler denemekten de korkmadan yoluna devam ediyor. Tam da onun kıdeminde bir müzisyenin yapması gerektiği gibi. Geçtiğimiz günlerde Arıca Müzik etiketiyle yayımlanan yeni teklisi “Yap Boz” bunu bir kez daha gösteriyor.
Sözleri Soner Arıca ve Gamze Lim’e, bestesi Burak Saltan’a ait olan “Yap Boz”un düzenlemesini de Burak Saltan yapmış. Yıllardır genellikle kendi şarkılarını yazan, ancak başka bestecilerden kendine uygun sıfır şarkılar ve “cover”lar seçeceği zamanlarda da nokta atışları yapan Arıca, yıllardır müzik piyasasında olmasına rağmen henüz bilinen bir bestesi olmayan Burak Saltan’ı da lanse ediyor böylece.
“Yap Boz”, hem müzikal anlamda, hem de şarkıcılık performansı açısından klasik Soner Arıca sınırlarının bir adım dışına çıkan bir şarkı. Pop-“rock” formunda bir şarkı her şeyden önce. Bir aşk şarkısı değil ve Arıca bu şarkıyı alışageldiğimizden farklı olarak daha dominant ve daha agresif bir biçimde seslendiriyor. Bir nevi sahnedeki Soner Arıca’yı stüdyoya taşımış da denilebilir ki şarkının ruhu da bunu istemiş anlaşılan.
Tam da yaz üstü ortalık yüksek tempolu, eğlenceli şarkılardan geçilmezken, böylesi bir iç dökümü şarkısına oynamak bir risk, evet. Ancak Soner Arıca sırtladığı bu riskin üstesinden gelmiş gibi gözüküyor. Kulak yorgunlarına birebir gelebilir.


EMRE ATABAY – “YOK SANA”

Emre Atabay, İstanbul’da Pera Güzel Sanatlar lisesinin müzik bölümünden mezun olduktan sonra 2004-2008 yılları arasında Amerika’da Berklee Müzik Okulunda “Music Synthesis” eğitimi almış. Amerika'da 10 sene yaşamış ve kurduğu grubuyla albüm çıkarıp, reklam müzikleri yapmış, bir yandan da sahne tecrübesini arttırmış.
Biyografisinde, onun çok sayıda enstrüman çaldığı ve müzikle prodüktörlük düzeyinde de ilgilendiği, çalışmalar yaptığı da yazıyor. Nitekim geçtiğimzi günlerde DMC etiketiyle yayımlanan ilk teklisindeki “Yok Sana” adlı şarkının söz ve müziği yazmakla kalmamış, düzenlemesini de İskender Paydaş ile birlikte yapmış Emre Atabay.
Bütün bunları bilmiyor olsanız bile, şarkıyı dinlediğiniz zaman “farklı” bir müzisyenler karşı karşıya olduğunuzu fark ediyorsunuz zaten. Hani moda tabiriyle “bizim kafalar” değil “bu kafalar”. Eski tabirle “Avrupai” bir şarkı “Yok Sana”.
Önce alternatifin arasından ana akıma sızan isimlerle başlayan, pop kulvarında ise Edis’le ateşlenen yeni nesil erkek şarkıcı/müzisyen döneminin işaretçilerinden biri de Emre Atabay olabilir. Bu bir tek şarkısı bu ihtimali parlatıyor. Takibe alınmalı.


YALIN – “BİR BAHAR AKŞAMI”

Yalın son albümünü 2012 yılında yayımladı. 2013’ten bu yana yaptığı 3 tekli (“Keyfi Yolunda Aşkı Sonunda”, “Yeniden” ve “Aşk Diye”) ise dondurma şarkılarından oluşuyordu. “O ne demek?” demeyin; görmemiş, duymamış olmanız imkansız. Algida markasının her nasılsa ve nedense aşkla özdeşleştirilmeye çalışılan Cornetto “modeli” dondurmaları iki yıldan fazla bir süredir Yalın şarkıları ile lanse ediliyor.
Yalın’ın geçtiğimiz günlerde Avrupa Müzik etiketiyle yayımlanan yeni teklisi “Bir Bahar Akşamı” bildiğim kadarıyla henüz o markaya mâl edilmedi ama yakındır, o da edilir ya da edilmiştir belki de ben görmemişimdir. Netice itibarıyla fark etmez. Sizi bilmem ama ben artık her Yalın şarkısı duyduğumda aklıma dondurma geliyor. Bu cümleyi okuyan reklamcılar kendilerini alkışlıyor olabilirler şu an; kabul etmeli ki bu bir pazarlama başarısı. Ama marka adına; Yalın adına değil. Tam tersine, Yalın bütün müzisyenlik kariyerini sonsuza dek bitirmiş olabilir. “Bir Bahar Akşamı”nın Yalın hayranları tarafından coşkuyla karşılanması, çok tıklanması, çok indirilmesi de benim gözümde bu gerçeği değiştirmiyor. En azından bu defalık…
Bir de şu var ki; “Bir Bahar Akşamı” gibi klasik olmuş bir şarkı ismini başka bir şarkıda kullanmak niyedir? Peki, bir önceki şarkının ismi “Aşk Diye” iken, bu şarkıda da “aşk diye öldüm ben,” cümlesini kullanmak? Tamam, Yalın şarkıları hep birbirine benzer ezelden beri ama o meşhur “Zalim” şarkısından sonra “Oyunbozan” diye bir şarkı yapsa yer miydik? O zamanlar yemezdik. Ama artık yiyoruz galiba. Havalar ısındı. Soğuk soğuk iyi gider.


İRFAN ÖZATA – “EMİR BÜYÜK YERDEN”

Kimseden destek almadan, kendi başına çıktığı yola, ülkenin önemli müzik şirketlerinden birine transfer olarak devam etmek az şey değil. İrfan Özata çalıştı, çabaladı ve bu kalabalıkta kendine bir yer açtı. Ve anlaşma imzaladığı Sony Müzik, öncelikle ilk albümünü yeniden sürdü piyasaya. Şimdi ise Sony Müzik etiketli yeni bir tekliyle karşımızda.
“Emir Büyük Yerden”, sözleri Yazgın Kaçak’a, bestesi İrfan Özata’ya ait bir şarkı. Düzenlemeyi ise Serkan Ölçer yapmış.
Tam bir kumsal şarkısı “Emir Büyük Yerden”. Hani ateş başında gitarla çalınıp söylenen şarkılardan; “beach”lerde çalınanlardan değil. Sıcak, hafif esintili yaz gecelerini neşeli ve mutlu geçirenlerin seveceği türden; tatil anlayışı yazlık kulüplerde tepine tepine sabahlamak olanların değil. Ha oralarda da çalınır, sevilir, söylenir, o ayrı. Zaten belki de kumsalda ateş başında gitar çalıp şarkı söyleyenler de kalmamıştır artık, onu bilemem. Ama İrfan Özata şarkılarında başından beri öyle bir eskiye dair romantizm, saflık ve naiflik de yok değil. Bu şarkı da onlardan…
Kolay akılda kalıcı, kolay eşlik edilen, buna karşın büyük müzikal iddiaları olmayan bir şarkı bu. İrfan Özata, sahip olduğu müzikal yeterlilikle elbette çok daha fazlasını yapabilir ama bu şarkıyla bu yazı rahat rahat geçirebilir. Sonbahara Allah kerim…

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, MAYIS 2015, İSTANBUL
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. yalın hakkında anlattıklarınız çok hoşuma gitti. gerçekten de öyle. cornetto yerken bir yerden yalın bana bakıyormuş gibi hissediyorum. Yalın bu işten çok güzel para kazanmış olabilir. ama bir daha ondan 'keşke', olmasa da olur' gibi şarkılar dinleyebilecek miyiz acaba

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe