EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

17 Nisan 2015 Cuma

YAVUZ HAKAN TOK DEĞERLENDİRDİ : ÖZGÜN, İREM DERİCİ, MERT ALİ İÇELLİ


ÖZGÜN – “ŞİMDİ BURADA OLSAN”

2013 yılında “Tatil”, 2014 yılında “Öpücem” adlı şarkılarla dinleyici karşısına çıkan Özgün, yine bir tekliyle yoluna devam ediyor. Söz ve müziği Murat Güneş’e ait “Şimdi Burada Olsan”, geçtiğimiz günlerde Avrupa Müzik etiketiyle dijital platformlarda yerini aldı.
Neredeyse üç yıldır albüm yapmayan Özgün, bu arayı üç şarkıyla doldurmuş oluyor böylece. Niteliğin değil, niceliğin kabul gördüğü bu zamanın müzik piyasası kriterlerine göre çok az bir sayı bu. Ne ki enteresan bir biçimde Özgün, bu durumu lehine çevirebiliyor. Doğru zamanlama ile yapılmış doğru işin etkisi daha uzun süreli olabiliyor çünkü. Nitekim bu son şarkı da doğru zamanda yapılmış, doğru bir iş gibi görünüyor.
Bir kere bir Murat Güneş şarkısı seçmek, eli yüzü düzgün, doğru dürüst sözleri, akıcı ve akılda kalıcı melodisi olan bir şarkıyı cebe koymak manasına geliyor her şeyden önce. Bir de üzerine şarkıyı Erhan Bayrak gibi “reytingi yüksek” bir aranjöre emanet etmek, sonucu kaçınılmaz olarak garantilemiş. Üstelik Erhan Bayrak, çok klişe bir biçimde de işlenebilecek bu şarkıyı, Onno Tunç düzenlemelerini anımsatan yaylı partisyonları, ve pop-“rock” çizgisinde elekto gitar, davul renkleriyle başka bir kulvara sokmuş. Bu anlamda Özgün’ü bundan 10 yıl önce bize tanıtan ilk şarkı olan “Elveda”ya gönderilmiş bir selamdan da söz edilebilir mi, bilmiyorum. Ancak bu süre zarfında Özgün’ün hem şarkıcılık performansı bakımından, hem de fiziksel görünüş açısından bir disiplin içerisinde yoluna devam ettiği, işini ciddiye aldığı çok açık. Bu şarkı ve şarkının klibi de bunun altını çiziyor zaten.


MERT ALİ İÇELLİ – “SON SES”

Yaklaşık 10 yıldır müzik piyasasında aranjör olarak bir dolu işe imza atan ve ismini hafızalara yerleştiren Mert Ali İçelli, 2013 yılında piyasaya çıkan “Halim Var” teklisi ile şarkıcılığa soyunmuştu. 2014 yılında “Sözün Bittiği Yer” adlı şarkıyla karşımıza çıkan Mert Ali İçelli’nin üçüncü teklisi ise geçtiğimiz günlerde Dokuz Sekiz Müzik etiketi ile dijital platformlarda satışa sunuldu. Gerçi 2014’ün sonlarına doğru “Unuturum Diye” adını taşıyan bir şarkının duyurusu yapılmıştı ama ne olduysa oldu ve o şarkı dinleyici ile buluşmadı.
Son Ses” adını taşıyan bu yeni şarkının söz ve müziği, İçelli’nin şarkı yazarı ve şarkıcı eşi Elif Nun tarafından yazılmış. Düzenlemeyi ise haliyle kendisi yapmış.
Önceki teklilerinde deyim yerindeyse “havayı kokluyor” gibiydi İçelli. Bu defa ise iddialı görünüyor. Paris’te klip çekmeler, ünlü bir Fransız tasarımcıya (Michel Manfredi) kapak tasarımı yaptırmalar filan boşuna değil.
Doğruya doğru, şarkının albenisi çok yüksek… Bir dinleyişte akla takılıyor, kolay ezber ediliyor ve “açtım müziği son ses” gibi bir slogan cümle bile tek başına bu amaca hizmet ediyor. Bu cümlenin ve dahi şarkı adının en büyük avantajı ise, çok ama çok “radyo dostu” olması… “Evet, şimdi radyomuzun sesini son ses açıyoruz sevgili dostlar…” türevi radyocu anonslarını duyar gibi oldum daha şarkıyı ilk dinleyişte. Nitekim İçelli de sektörün içinde pişmiş bir aranjör olarak bunun farkında ki, tam da radyoların istediği gibi bir düzenleme yapmış şarkıya. “Intro” melodisi yok. Şarkı pat diye başlıyor, hiç arka sokaklara sapmadan, ana yolun tam ortasından ilerliyor ve bitiyor. Tamamen melodiyi kafaya çakma odaklı bir yürüyüş, kemanların alaturka desteği ve aynı metronomda sürüp giden ritim… İçelli bu defa işi şansa bırakmamış belli ki.
Popüler piyasanın müzisyenleri için hâlâ en önemli kriter radyolarda çalınmak. İnternette tıklanmak, indirilmek filan ondan sonra geliyor. “CD” satmak ise bir kaygı olmaktan çıktı çıkacak. Bütün hesapların radyoda çalınmak üzere yapıldığına çok yakından ve çok sık şahit olmuşluğum var. Bunu ne kadar doğru bulduğum ise ayrı bir tartışma konusu.
Bunlar bir yana, Mert Ali İçelli, eğitimli ve tecrübeli bir müzisyen olması ve vokal koçluğu da yapan, şan eğitimi almış bir müzisyen eşe sahip olmasına karşın, sadece doğru şarkı söylemekle yetiniyor şimdilik. Duygusu, vurgusu, etkisi olan ve ortalamanın içinde ayırt edilebilen bir şarkı söyleme biçimi için biraz daha zamana ve deneyime ihtiyaç var gibi görünüyor.
Pop seven bir dinleyici olarak şarkıyı sevmedim mi? Sevdim. Duyduğumda eşlik eder miyim? Ederim. O da ayrı mesele.


İREM DERİCİ – “DEĞMEZSİN AĞLAMAYA”

2014 Nisan ayında yayımlanan “Kalbimin Tek Sahibine” İrem Derici’ye öyle bir ivme kazandırdı ki, aynı yılın yaz aylarında piyasaya çıkan “Üç” adlı mini albümdeki üç şarkı bile o şarkının gölgesinde kaldı. Hâlâ da çok çalındığını, çok dinlenildiğini, çok istenildiğini biliyorum ben.
Hâl böyle olunca, bir pazarlama stratejisi olarak bu rüzgârdan biraz daha istifade etme kaygısı ön plana çıktı sanırım. Yoksa kariyerinin başından beri birer ikişer şarkıyla ilerleyen ve artık albüm yapma niyetinde olduğunu söyleyen İrem Derici’nin karşımıza bir tekliyle daha çıkmasını başka türlü açıklamak mümkün değil. Buna da kabul. Devir tekli/ikili/üçlü devri, amenna. Ama müziği tamamen reklam stratejileriyle pazarlamak, dinleyicinin bir “doyma noktası” olduğu gerçeğini yok saymak anlamına gelebilir. Sözgelişi bir çikolatalı gofreti tüketiciye ömür boyu zaruri bir ihtiyaçmış gibi sunabilir, onu buna inandırabilirsiniz ama müzik dinleyicisi, tam tabiriyle şöyle reaksiyon verir bu duruma: Bir yer, iki yer, üç yer, ama bir bakarsınız dördüncüye yememiş. Örnekleri o kadar çok ki, saymakla bitmez.
Bir önceki mini albümde yer alan “Nazende Sevgilim” şarkısı vesilesiyle İrem Derici’den bir “dişi Ceceli” yaratma telaşını anlamsız bulduğumu söylemiştim. Bu kadar sözü dilinin ucunda, samimiyeti gerçekçi, afacanlığı hesapsız ve inandırıcı ve sadece bu nedenle bile genç kuşak hayran kitlesini etkisi altına alabilen bir genç şarkıcıyı, bu “romantik” ve orta yaşlı klişeye hapsetmek neresinden baksanız doğru gelmiyor bana. Öyle ya, “dişi Ceceli” benzetmesini okuyan İrem Derici’nin kendisi bile kendisinin bu anlamda “geyiğini” yapabiliyorsa, ortada bir büyük (ya da küçük) beden sorunu var demektir.
Tüm bu girizgâh, elbette geçtiğimiz günlerde GNL etiketiyle yayımlanan “Değmezsin Ağlamaya” adlı mini albümde yer alan iki şarkı için. Her ikisi de Hüseyin Boncuk imzalı bu iki şarkının ikisi de çok standart bir pop-arabesk-alaturka çizgide çünkü. O kadar ki “Değmezsin Ağlamaya” ‘80’lerde yazılmış olsa, bir piyanist şantör tarafından söylenir, “İstemez misin?” alaturka sazlarla çalınsa, orta halli bir ‘70’ler Yeşilçam şarkısı olurmuş. Ve ne çare, “Değmesin Ağlamaya” için Rıza Esendemir’in yaptığı “remix” de, “İstemez misin?”in Uğurcan sezen imzalı nispeten modern düzenlemesi de şarkıları bulundukları yerden yukarı çekmiyor. “Tü kaka” şarkılar mı? Hayır değil. Ne taverna, ne de Yeşilçam şarkılarını küçümsüyorum. Sadece Derici’nin yanlış kulvarda koştuğunu vurgulamaya çalışıyorum.
Radyolar cayır cayır çalıyor, tıklanmalar rekor üstüne rekor kırıyor, klip hababam de babam dönüyor, hatta CD çok satıyor da olabilir. İrem Derici öksürse çok sevmeye, çalmaya, dinleyemeye, satın almaya hazır, haliyle kısa vadede yanıltıcı olması çok mümkün bir kitle var ortada; bunu biliyoruz. Ben bile bu şarkıları daha ilk yayımlandığı gün, “İrem acaba bu defa ne yapmış?” diye heyecan duyarak dinlemişimdir. Bu kadar kısa zamanda bu algıyı yaratmak, bu kitleyi kazanmak da bir başarıdır, buna da kabul. Ama hayır; İrem Derici “ah yaaaar”ların, “bitip tükenmiş ömür”lerin sesi değil. Ya da en azından şarkıları yazana, seçene, düzenleyenlere, söyleyene ve dinleyip sevenlere ayıp etmemek adına şöyle söyleyeyim: Benim İrem Derici’den beklediğim bu değil.

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, NİSAN 2015, İSTANBUL
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. Adsız14:28

    İrem Derici hakkındaki yorumlara katılıyorum.

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe