EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

23 Aralık 2014 Salı

YAVUZ HAKAN TOK ARALIK TEKLİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ!


MURAT MOR – “KÖPRÜ”

Murat Mor’un ilk teklisi “Köprü”, DMC etiketiyle servis edildi. Şarkı ile birlikte gönderilen basın bültenini aynen alıntılıyorum:

“ 7 Kasım İstanbul Kadıköy doğumlu.
Akrep burcu.
Kocaeli Üni. Gıda Mühendisliğinden mezun.
Haliç Üni. Konservatuarı Şan bölümünde bir kaç dersle  son sınıfta takık,
verecek.
Bedel bu arada çıktı biz çıkamadık:)
Konse verecek, hakkını verecek.
VARSA...
Müziğin eğlencesini unutmayacak. METE ÖZGENCİL ile çalışıyorlar.
2.ŞARKI HAZIR-SLOW.
1.sevilirSE, talep kazanırSA elbette ÇIKARILACAK.
 Sevgilerimizle...
 04/12/2014
 MURAT MOR - METE ÖZGENCİL”

Yazım hatalarını dahi düzeltmeden alıntıladım metni. Her bir albüm için basın bülteni gönderiliyor çünkü ama derdini bu kadar açık, net ve dolaysız anlatanı ilk kez görüyorum. Bu kadar basit aslında… Hem kendini okutuyor, hem de klişelerle dolu olmadığı için antipati uyandırmıyor. Yazım hataları da olmasa daha iyi olurdu tabii ama o da günümüz internet yazışmaları imlasına bir gönderme gibi de algılanabilir.
Popüler müzikte çok başka türlü şarkılar yazmış, çok başka türlü klipler çekmiş, çok başka türlü bir adam Mete Özgencil. Son yıllarda çok az sayıda işe imza attığını görür olduk. Oysa bu yaratıcılık, üretkenlik ve estetik fakirliği yaşadığımız günlerde o ve onun gibilere çok ihtiyacımız var. Nitekim Murat Mor’un seslendirdiği “Köprü” de Özgencil’in kıvrak zekâsı ve kaleminden dökülmüş esprili, eğlenceli ama bir taraftan da “anarşist” bir şarkı.
Murat Mor pozitif görünümü ve neşeli tavrı ile şarkının eğlencesini bütünlüyor. Şarkı, yapısı gereği Mor’un ne kadar yetkin bir şarkıcı olduğu konusunda bir fikir vermiyor belki ama en azından bir süredir dört yanımızı sarmış “içli” erkek şarkıcılardan biri olmadığını da gösteriyor.


ÖNDER BİLGE – “ÇIKAMADIM”

Bazen bağırıp çağırmadan, slogan atmadan, gitarları cayırdatmadan ya da “anne” gibi, “mahpushane” gibi, “güneş doğacak” gibi klişeleri bağlamaya bulamadan da protest olabilirsiniz. Bazen mizahi bir cümle, en protest slogandan daha protest tınlayabilir. Gezi’de gördük bunu en çok. Geçmişte mahkemeye verilen karikatüristlerden, kitapları toplatılan mizah yazarlarından gördük. Tıpkı Mete Özgencil’in “Köprü”sü gibi, Önder Bilge’nin “Çıkamadım”ı da ince bir mizah geleneğinden süzülüp çıkagelmiş “protest” bir şarkı.
İstanbul’da konservatuar eğitimi aldıktan sonra Amerika’da iki yıl boyunca çeşitli üniversitelerde caz ve kompozisyon branşlarında araştırmacı ve eğitimci olarak görev yapan Önder Bilge, 1992 yılında Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışmasında Asya’nın seslendirdiği “Haykır Sevda Dağlarına” adlı bestesi ile birincilik ödülü kazanmıştı.
O zamandan bu yana sektörde müzisyenliğin yanı sıra, eğitmenlik, yapımcılık, yöneticilik, menajerlik gibi alanlarda da çalışan Önder Bilge’nin, 2005 ve 2012 yıllarında yayımlanmış iki de albümü var. Önder Bilge Project adıyla yayımlanan bu iki albümde de Bilge’nin enstrümantal besteleri yer alıyordu. 2014’ün Ağustos ayında dijital platformlarda Seyhan Müzik etiketiyle servis edilen “Çıkamadım” adlı şarkıda ise Önder Bilge bu defa sadece enstrümanist olarak değil, solist olarak da çıkıyor karşımıza.
“Soul”un, “funk”ın ve de cazın içinden geçen, geçerken “rap”i de kullanan, ama bunu burnu büyük ve snop bir edayla değil, son derece samimi ve içtenlikli bir biçimde yapan, çok sağlam bir müzikal zemin üzerinde alaycı ve esprili bir tavırla lafını söyleyen şahane bir şarkı “Çıkamadım”. Bir zamanlar Türkiye’de buna benzer işleri Mazhar-Fuat-Özkan yapardı ama ne olduysa oldu, o şarkıların neredeyse tamamı reklam filmi müziği oldu zaman içerisinde; anlamından ve değerinden kaybetti böylece. Neyse ki Bilge’nin böyle bir derdi yok. Zaten şarkının daha ilk cümlesi söylüyor bunu: “Şu televizyona işin yolunu bulanlar çıktı da, ben çıkamadım…”
Halk edebiyatının taşlama geleneğinden, ‘70’lerin hicivli şarkılarından ve yukarıda bahsi geçen o incelikli mizahtan nasibini almış şarkılar en çok bu sıralar lazım bize. Hele ki Önder Bilge gibi bir müzisyenin kaleminden çıkmış, onun müzikal yetkinliğiyle bezenmiş ise… Dinlemeli dinletmeli.


ALPER AKSOY – “AŞK BU”

Alper Aksoy’un söz ve müziğini yazıp düzenlemesini de kendisinin yaptığı şarkısı “Aşk Bu” adını taşıyor. Küçük yaşlarda müzik eğitimi almaya başlayıp kendi şarkılarını yazmaya koyulan, konservatuarda müzikal eğitimi alan ve 2 yıl süresince “Sidikli Kasabası Müzikali”nde sahneye çıkarak deneyim kazanan Aksoy’un daha önce de Webeste Yarışmasında kazandığı bir ikincilik ödülü de varmış.
Altyapı, birikim ve nispeten deneyim tamam. Buraya kadar amenna… Şarkıdan ve çekilen klipten anlaşıldığı üzere ise hedef kitle öncelikle yabancı popüler müzikle haşır neşir olan 16-20 yaş arası. Standart Türkçe pop değil bu haliyle. Yüzü batıya dönük bir tarz. Buna da amenna. Şarkı bu anlamda hedef kitleyi doğru yerden yakalayabilecek de bir şarkı üstelik. Ama bir şey yanlış…
Kendine has ve etkili bir sesi, en azından farklı bir ses rengi var Alper Aksoy’un. Ama Türkçe telaffuz ve vurgu konusunda başarılı olduğu söylenemez. İngilizce bir şarkı söyler gibi söylüyor bu şarkıyı da. İzini sürdüğü müzikal türün şarkı söyleme biçimini aynen taklit ederken Türkçeden tamamen vazgeçmiş gibi görünüyor. Oysa buna gerek kalmadan da Türkçe bir şarkı Türkçe pop standartlarının potasına girmeden seslendirilebilir. Yani böyle söylemek söyleyen şarkıcıyı batılı yapmıyor. Yapsaydı şayet, Ajda ta ‘60’larda dünyaya açılmış olurdu.
Bunu bir kenara koyarsak, belli ki özenilmiş, üzerinde çalışılmış ve emek harcanmış bu şarkı ve klip, bir ilk adım için hiç de fena değil; onu da söylemek lazım.


ZİYNET SALİ – “BUGÜN ADIM LEYLA”

Ziynet Sali daha önce de Sıla şarkıları seslendirmişti ama ne denli başarılı olduğu tartışılırdı. Sıla gibi baskın bir karakteristiği olan bir şarkıcı ve bestecinin şarkılarını söylemek her zaman bir parça risk içerir ki bence önceki ortaklıklarında bu riskin olumsuz izleri çok belirgindi. Ancak Sali, Sıla’dan vazgeçmeyeceğe benzer. Hatta yeni albümünü tamamen Sıla’nın prodüktörlüğüne emanet ettiği de söyleniyor. Albüm ne zaman çıkar bilinmez ama öncesinde karşımıza çıkan şarkı “Bugün Adım Leyla” oldu.
DMC etiketiyle tekli formatında yayımlanan “Bugün Adım Leyla”, müzik market raflarına ise 3 disklik bir paket halinde konuldu. Sali’nin BKM Mutfak konserinden canlı kayıtların yer aldığı iki diskin birinde Türkçe, diğerinde ise Yunanca şarkılar yer alıyor. Üçüncü disk ise “Bugün Adım Leyla” şarkısını barındırıyor ve paket bir tek CD fiyatına satılıyor. Böyle güzellikleri daha sık görmek istiyoruz biz dinleyici tayfası. Konser kayıtları, ekstra diskler, hediyeli paketler yaygınlaşmalı. Albümler zaten satılmaz oldu; bari alanların verdiği paraya değsin.
Müziği Yunan müzisyen Christos Rantis’e ait “Bugün Adım Leyla”nın Türkçe sözlerini Sıla yazmış, düzenlemesini ise Efe Bahdır yapmış. Ziynet Sali şarkının klibini yine Nihat Odabaşı’na çektirmiş ve o da yine Hollywood filmlerinin o masalsı ve gerçeküstü dünyasını andıran karelerle bezeli bir klip çıkarmış ortaya. Bu bir Sali klasiği haline geldi artık. Şarkı zaten Akdenizli/Egeli... Atina’da çekilen klip de öyle. Ziynet Sali bunu güzel taşıyor ve bence bu şarkı da ona yakışmış.
Zaten daha önce de yazmıştım. Ziynet Sali bu kulvardan yürümeli. Disko kızı tavrı ve tarzı sakil duruyor üzerinde. Ha bu arada şarkı klibiyle birlikte fena halde yazı özletiyor insana. Yani her ağır şarkı sonbaharda sevilir diye bir kaide yok. 

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, ARALIK 2014, İSTANBUL     

Share this post

2 yorum Yeni Yorum Yap

  1. Adsız14:29

    single'a tekli demeniz çok hoşuma gitti. keşke her şeyi böyle türkçeleştirebilsek.

    YanıtlaSil
  2. Adsız11:17

    murat morun şarkısınu dinledim ama bu gözle dinlememiştim. ilginç şarkı.

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe