EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

23 Ağustos 2014 Cumartesi

YAVUZ HAKAN TOK SON TEKLİLERİ DEĞERLENDİRDİ!


İREM DERİCİ – “ÜÇ”

İrem Derici’nin sık aralıklarla tekli yayımlaması artık bir espri konusu haline geldi. Hatta ben de ve bizzat kendisi de katıldı bu esprilere ama aslında abartıyor olabiliriz zira dünyada da bu iş böyle yapılıyor. Tabii Türkiye’de müzik sektörünün parametreleri çok farklı… Şöyle ki; “Kalbimin Tek Sahibine” teklisinin ardından “Üç” adı verilmiş yeni bir tekli daha yayımlanmış olmasına rağmen müzik televizyonları ve radyolarda hâlâ “Kalbimin Tek Sahibine” dönüyor ve hâlâ bu şarkının tıklanma rakamları üzerinden basın bültenleri yayımlanıyorsa, ortada bir stratejik hata var demektir. Kabul edelim ki, “Üç”, olması gerekenden erken yayımlandı.
DMC etiketiyle yayımlanan bu teklide, adından da anlaşıldığı üzere, 3 şarkı var. İlk şarkı sözleri İslam Seferli, bestesi ise Cahangir Cahangirov’a ait olan “Nazende Sevgilim”. Bu Azerbaycan şarkısı, Türkiye’de ‘60’lardan beri biliniyor ve seviliyordu zaten. Gönül Akkor’dan Suat Sayın’a, Esin Afşar’dan Ezginin Günlüğü’ne dek, hem alaturka, hem halk müziği, hem de pop şarkıcıları tarafından seslendirilmiş ve bazı plaklarda “Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri” adıyla geçmiş bu şarkıyı bu defa İrem Derici’den dinliyoruz. Niye dinliyoruz onu bilmiyorum. Sanırım DMC, İrem Derici’den bir “aşk şarkılarının unutulmaz kadın vokali” çıkarmaya ant içmiş. Ya da bir “dişi Ceceli”. Başka bir sebep göremiyorum.
Bunu bir kenara koyarsak, şarkının Rıza Esendemir tarafından yapılan düzenlemesi gayet yerli yerinde, İrem Derici’nin yorumu ise şarkıyı bir koro söylüyormuş da onun içinden İrem’in sesi çekip alınmış gibi. Öyle bir yorumsuzluk, öyle bir notalarla söyleme hâli. Sanki İrem şarkıdan biraz ürkmüş ya da yeterince içselleştirememiş gibi.
İkinci sırada söz, müzik ve düzenlemesi Erkin Aslan’a ait “Bir miyiz?” adlı şarkı var. Zaten tekli piyasaya çıkmadan önce servis edilen şarkı da bu olmuştu. Yine son derece romantik bir klip kompozisyonuyla servis edilen ve Türkçe popun her daim geçer akçesi İspanyol yürüyüşünden beslenen bu şarkı, neresinden baksanız orta karar bir pop şarkısı ama İrem Derici şarkıcı olarak çok daha fazla parlıyor bu şarkıda.   
Sözleri Gökhan Şahin, bestesi ve düzenlemesi Emrah Karaduman’a ait üçüncü şarkı, “Nabza Göre Şerbet” adını taşıyor. Henüz klip çekilmedi ama teklideki asıl “hit” adayı bu şarkı gibi görünüyor. Çok basit ama memleket pop dinleyicisinin çok sevdiği türden bir melodik yapısı ve slogan sözleri var çünkü. Düzenleme de ona keza, hem “dj” hem de radyo dostu.
Bir önceki tekli vesilesi ile de yazmıştım. İrem Derici’nin yeri bir zamanlar Seyyal Taner’in, yakın tarihte Yonca Evcimik’in filan koşturduğu kulvar olmalı. Yani daha cesur, daha yenilikçi ve hatta daha çılgın… En azından ben kendi adıma, o potansiyelin var olduğunu düşünüyorum ama mesele onu açığa çıkaracak projeler tasarlayabilmek galiba (“Zorun Ne Sevgilim?” buna biraz daha yakın duruyordu.) Aksi halde “aşk şarkılarının unutulmaz kadın vokali” olmak ve de öyle kalmak kaçınılmaz görünüyor.


YOL PROJECT – “SONUNA KADAR”

Yol Project, yıllardır müzik piyasasının içinde ve dahi sahne üzerinde olup da bir albüm yapmak için acele etmeyenlerden. Sahnede yerli ve yabancı “rock” şarkıları başta olmak üzere, “cover”lar ve kendi şarkılarından oluşan geniş bir repertuar ve etkileyici bir performansla kendi hayran kitlesini yaratan Yol Project’in ilk teklisi “Sonuna Kadar”, geçtiğimiz günlerde RUNLTD etiketiyle yayımlandı.
Grubun çatısını Zeki ve Orçun Açabey kardeşler oluşturuyor. “Sonuna Kadar”ın söz ve müziği ise Orçun Açabey’e ait. Düzenlemeyi Ender Çabuker yapmış.  
Güzel bir şarkı, güzel bir yorum ve “rock” şematiği içine hapsolmamış enteresan bir düzenleme ile “Sonuna Kadar”, dikkat çekici bir şarkı. Ama ben yine de bu tek şarkıyla yetinmeyip grubun dillere destan canlı sahne performansını, o da olmazsa sahne videolarını izlemenizi de öneririm.


FERHAT ÇAĞLAR – “AŞK ADAM EDİYOR”

Hayatına müzik dokunmuş insanların yolu dönüp dolaşıp eninde sonuna yine müziğe çıkıyor. Bu genellemeyi haklı çıkaracak kaç biyografi okudum bilmiyorum ama Ferhat Çağlar’ın hikâyesi de aynen böyle. İzmir’de başlayan müzik macerası, onu Selanik’e kadar götürmüş bir dönem. Hem şarkı söylemek, hem de şarkı yazmak üzerine kurmuş sonra yaşamını. Ferhat Çağlar’ın ilk teklisi “Aşk Adam Ediyor”, geçtiğimiz günlerde Seyhan Müzik etiketiyle dijital platformlarda yayımlandı.
Neşeli bir şarkı ve neşeli bir kliple Ferhat Çağlar, güzel bir başlangıç yapıyor. Bir yanı çok şehvetli ve çok yüksek tempolu, bir yanı ise çok içli ve çok acıklı şarkılarla standardize olan günümüz Türk popu erkek şarkıcı prototipinden uzak duruyor en azından. Ufak tefek prozodi hatalarına karşın, net ve temiz bir şarkı söyleme biçimi var. Sesi kulak dolduruyor ve yormuyor. Tansel Doğanay’ın düzenlemesi, kıvrak ve kolay ezber edilir melodiyi ve sözleri destekliyor. Kendi adıma Ferhat Çağlar’ın bir sonra atacağı adımı merakla bekleyeceğim.    


LARA FABIAN & MUSTAFA CECELİ – “AL GÖTÜR BENİ”

Dünyaca ünlü Belçikalı yıldız Lara Fabian ve ünü henüz memlekete sınırlarını aşmamış Cecelimiz, dünya pazarına da sunulacak bir tekli için bir araya gelmiş. “Al Götür Beni” adını taşıyan tekli, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı.
Neresinden baksanız haber değeri var. Zira koskoca Lara Fabian bu. Yani Ömür Gedik’in Al Bano’yla düet yapması gibi bir şey değil. Dünyada ses getirir mi, ne kadar getirir, Ceceli’ye dünyanın kapıları açılır mı onu bilemem ama Türkiye’de sükse yapacağı kesin zira biz bayılırız böyle şeylere. Sertab, Ricky Martin’le yüz yüze bile gelmeden düet yapmıştı da biz ne sevinmiştik, hatırlasanıza. Üstelik Ceceli, Fabian’la sırt sırta poz vermekle kalmamış, sırt sırta klip bile çekmiş.
Buraya kadar her şey iyi hoş ama sözleri ve müziği Anthony James ve Yiorgios Ballapaisiotis tarafından ortak yazılmış bu şarkı öyle aman aman bir uluslararası “hit” olacak gibi de durmuyor. Mesela ikili bu şarkıyla Eurovision’a katılsaydı (ama Türkiye adına değil, Azerbaycan adına), kesin ilk 7’ye girerdi. Ya da bir Disney animasyonunda seslendirilmiş olsaydı bu şarkı, sinema salonunda izleyenlere duygusal anlar yaşatabilirdi. Peki daha fazlası? Elbette bu tarz şarkıların dünya çapında bir alıcısı var. Yoksa ne Lara Fabian olurdu dünya müziğinde ne de Celine Dion ve benzerleri. Ama bu kulvardan da öyle dakika başı bir “hit” çıkmıyor haliyle. “Al Götür Beni” de “A plus” değil belki ama “B” kategorisinde iş yapabilir gibi görünüyor en fazla. Daha fazlası olursa, o da Lara Fabian’ın kredisi hatırına olur.
Teklide şarkının İngilizce/Türkçe karışık ve tamamen İngilizce (“Make Me Yours Tonight” adıyla) versiyonları ikişer ayrı düzenlemeyle yer alıyor. Orijinal düzenlemeler Mustafa Ceceli, akustik düzenlemelerse Sinan Ceceli tarafından yapılmış. Dünya pazarına da aynı düzenlemelerle mi servis edilecek/edildi, o konuda bir bilgi bulamadım ama şayet öyleyse, Türk enstrümanlarının sakınmadan kullanılmış olması ve böylesi batı formunda bir besteye ustaca yedirilmesi enteresan olmuş. Ne diyelim; yolları açık olsun (pardon, Fabian’ınki zaten açık, temennimiz Cecelimiz için; pop müzikte bir Ceceli kolay yetişmiyor.)


YEŞİM SALKIM & GÜNDOĞARKEN – “ŞEKER OĞLAN”

Daha önce de yazmışımdır; Yeşim Salkım’ın sesine en çok Balkan havalarının yakıştığını düşünüyorum. Keşke “Sen Nasılsan Öyleyim” albümünün arkasında daha çok dursa ve peşi sıra benzer işler yapsaydı da demişimdir. İşte tam da öyle bir işle çıktı karşımıza Yeşim Salkım geçtiğimiz günlerde. Ne ki iki kere ters köşe bir iş bu…
Neden mi? Bir kere tamamen Balkan havasında düzenlenmiş “Şeker Oğlan” türküsü aslında bir Ankara türküsü ve Balkan coğrafyasıyla uzak yakın ilgisi yok. Dahası Yeşim Salkım bu türküyü bugüne dek bu taraklarda hiç bezi olmamış Gündoğarken (2.0 amcasız versiyon) ile birlikte söylüyor. ‘80’lerin Ferhan Şensoy menşeli dile pelesenk laflarından biriyle özetlemek gerekirse, tam bir “alakaya çay demle” durumu var. Ne ki hiç de fena olmamış. Ve de üstelik sadece dijital platformlarda, İşimiz Müzik etiketiyle yayımlanan bu tekli, aslında bir konser serisi projesinin ayağıymış. Yani Yeşim Salkım ve Gündoğarken bu tekliyle bir örneğini verdikleri tür/tarz üzerinden hazırladıkları konseptle, birlikte konserler vermeye hazırlanıyorlarmış.
Popüler müzikte ters köşe her zaman iyidir. Bazen hiç de yeni ve yaratıcı olmayan bir fikri öyle bir işleyip sunarsınız ki, beklenmedik bir başarı getirir size. Kim bilir belki Yeşim Salkım, Gündoğarken ve halk türküleri bileşimi de böyle bir sonuç yaratır, neden olmasın?


YAVUZ HAKAN TOK, AĞUSTOS 2014, HAYAT MÜZİK, İSTANBUL  
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. irem derici'nin bundan sonra yapması gereken 2 cd'den oluşan ve sadece kendi adını taşıyan bir ilk albüm yapmasıdır. 1.cd yeni şarkılardan oluşacak, 2.cd ise teklilerin toplaması şeklinde olacak ve mümkünse tek cd fiyatından satışa sunulacak. böyle olursa güzel bir albümle raflarda ve müzikseverlerin evlerinde yerini alacak. ben şahsen tekli cd satın almıyorum. evde yer kaplıyor

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe