EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

1 Ağustos 2014 Cuma

YAVUZ HAKAN TOK AĞUSTOS TEKLİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ!


NUR YOLDAŞ – “BİR GAMLI HAZAN”

Türk popunun kıymetlisidir Nur Yoldaş. Az bulunur bir ses, erişilmesi güç bir şarkıcıdır. Üstelik çok az sayıda albüm yapmış ve daha ziyade stüdyolarda değil, sahne üzerinde şarkı söylemiş olmasına rağmen böyledir bu. Evet, ‘70’lerden bu yana topu topu iki 45’lik, üç de albüm yapmıştır ve parmak hesabıyla baktığınızda bu sayı sahiden çok azdır. Ama gelin görün ki bu diskografinin içindeki bir 45’lik ve iki albüm sadece popun değil, bütün Türk müziği tarihinin seyrinde mutlaka anılması gereken, çok önemli işlerdir.
Evet, “Sultan-ı Yegâh/Anadolu” 45’liğinden ve “Sultan-ı Yegâh” ile “Elde Var Hüzün” 33’lüklerinden bahsediyorum. Ergüder Yoldaş’ın müzisyen dehası ve Nur Yoldaş’ın olağanüstü şarkıcılığı ile ortaya çıkarılmış o çalışmalardan…
Hem Divan edebiyatından, hem halk ozanlarından, hem de Cumhuriyet sonrası şiirinden derlenmiş şarkı sözleri ile Türk müziği makamlarıyla bestelenip, Batı armonisiyle düzenlenmiş, ve son derece yüksek müzikal niteliklerine rağmen popüler de olabilmiş şarkılar üretti Nur ve Ergüder Yoldaş çifti. 1981 yılında “Sultan-ı Yegâh”la müzik dünyasına kelimenin tam anlamıyla bomba gibi düştüler. Tabii öncesi de vardı aslında. ‘70’lerde ne yazık ki plak olamamış, sonrasında da hiç yayımlanmamış “İşler Ve Günler”, “Berlin Berlin,” “Boş Beşik” ve “İlyada” gibi şarkılar yaptı ikili ve bu şarkılar onların “Sultan-ı Yegâh”la varacakları eşiğin de habercisi oldu.
Türk pop müziği diye bir şey olacaksa –ki henüz Türk hafif müziği deniyordu adına-, tam da bu olmalıydı aslına bakarsanız. Bu konuda o güne dek ve dahi bugüne dek yapılmış en ciddi öneriydi Nur ve Ergüder Yoldaş çiftinin bize sunduğu. Ne yazık ki arkasını getirebilen olmadı. 1983’de yayımlanan “Elde Var Hüzün” albümünün ardından ikili yollarını ayırdı ve bu efsanevi ortaklık, sadece yayımlanmış 22 şarkıyla müzik tarihine yazıldı.
1992 yılında “Dönüş (Sakine)” adında bir albüm daha yayımladı Nur Yoldaş ama o albüm pek fazla ses getirmedi. 2010 yılında ise “Her Devrin Devleri” adlı proje albümünde Ege ile birlikte seslendirdiği “Yerin Dolmuyor” adlı şarkıda duyduk Nur Yoldaş’ın sesini. Ve nihayet yıllar sonra yeni bir şarkıyla tekrar karşımızda. Nur Yoldaş’ın “Bir Gamlı Hazan” adlı yeni teklisi, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle dijital platformlarda satışa sunuldu.
“Bir Gamlı Hazan”ın söz ve müziği Nur ve Ergüder Yoldaş çiftinin oğulları Tunç Devrim Yoldaş tarafından yazılmış. Düzenlemesini ise Tunç Devrim Yoldaş ve Nurkan Renda birlikte yapmışlar.
Şarkıyı ilk dinlediğim anda ‘80’lerin o ilk yıllarına geri döndüm desem abartmış olmam sanırım. Aradan geçen yıllara rağmen sesinin tınısı hiç değişmemiş, tekniği hiç tavsamamış bir şarkıcıdan, adeta “Sultan-ı Yegâh” ekolünün devamı niteliğinde bir şarkı dinlemek her şeyden önce heyecan vericiydi. En azından o günleri, o şarkılar bilenler için de öyle olacağını düşünüyorum. Bilmeyenler içinse “Yoldaş müziği”ni keşfetmek için bundan iyi bir başlangıç olamaz.
Duydum ki Nur Yoldaş, oğlu Tunç Devrim Yoldaş’la birlikte yeni şarkılar üretmeye devam edecekmiş önümüzdeki günlerde de. Müziğin hem tekniğini hem duygusunu doğru aktarabilen, genel geçerin, aleladenin sınır çitlerini kırıp geçebilen, daha yazıldığı anda zamansız olmayı başarabilen şarkılara ve onları üreten şarkıcılara/müzisyenlere çok ihtiyacımız var. Dün de vardı, bugün de var. O yüzden Yoldaşları ne kadar alkışlasak az.


BENGİSU – “DÜNYANIN ÖTEKİ UCUNA”

Henüz yaşı çok genç ama çok iddialı bir şarkıcımız oldu. Adı Bengisu. Resmi internet sitesinde müzikteki hedeflerini şu cümlelerle anlatıyor Bengisu: “Uluslararası kürsülerde ödül alıp o kürsülerden ülkeme Türkçe selam göndermek istiyorum. Hayal kurmaktan korkmuyorum, ama hayallerim için de uğraşıyorum. Gurur duyulacak işlere imza atmak istiyorum. Okulum bitince muhakkak Amerika’da ve Fransa’da müzikal anlamda işler yapmak istiyorum. Hem İngilizce, hem de Fransızca’ya hâkimim ve bunu müzikal anlamda kullanarak Billboard Hot 100’a bir kaç şarkı sokmak istiyorum.”
21 yaşındaki Bengisu, halen Berklee’de hem şan hem de müzik işletmesi/menajerlik eğitimi alıyormuş.  Şöyle söyleyeyim; Berklee College of Music, dünyanın en saygın müzik eğitim kurumlarından biri ve orada (kurs değil) lisans eğitimi alıyor olmak elbette az şey değil. Birkaç yabancı dil birden bilen Bengisu’nun hayallerinin gerçek olmaması için de bir sebep yok. İnsan belli bir yaştan sonra bu tip yüksek idealleri dudak bükerek karşılıyor ama bu yine de Bengisu’nun hevesini kırmak için bir sebep değil. Ona çıktığı bu yolda başarılar dilemek ve destek olmak lazım.
Bengisu’nun Türkiye pazarı düşünülerek hazırlanmış ilk teklisi “Dünyanın Öteki Ucuna”, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı. Şarkının söz, müzik ve düzenlemesi Erkin Arslan imzası taşıyor.
Bilenler bilir, Erkin Arslan az sayıda ama hep iyi şarkı yazmış ve kariyerini ağırlıklı olarak reklam müzikleriyle sürdürmüş bir müzisyendir. İrem Derici’nin yakın zamanda yayımlanan yeni şarkısı “Bir miyiz?”in de söz ve müziği Arslan’a ait. Daha eskilere gidersek, Erkin Arslan’ın besteleri arasında  Ceynur’un bir dönem epey ses getiren “Yağmur”unu, Sibel Tüzün’ün ikinci albümünde yer alan “Tiryaki”yi, Demet Sağıroğlu’nun “Annem”ini ve Asansör filminin müziklerini bir çırpıda sayabiliriz.
Bengisu ile Erkin Arslan’ın birlikte çalışması ise Jingle House bünyesinde gerçekleşmiş zira Bengisu, reklam müzikleri hazırlayan bu prodüksiyon firmasında bugüne dek birçok cıngıl seslendirmiş.
“Dünyanın Öteki Ucuna”, tam da Bengisu’nun söylemesi gerektiği gibi bir şarkı… Sözleri, müziği ve düzenlemesi ile son derece genç bir şarkı çünkü. Dünyadaki benzerlerini aratmayacak türden, ama bir yandan da Türkiye’deki müzikal beğeni skalasını göz ardı etmeyen, dinamik bir pop “sound”u ve doğru düzgün şarkı sözleriyle iyi bir başlangıç yapma şansı yakalamış Bengisu (zaten bu şarkıda dünya pazarı düşünülmüş olsaydı, en azından “mix”de solist sesi bu kadar yüksek tutulmazdı, onun farkındayız.) Dahası uzun süre yurt dışında da yaşamış olmasına rağmen Bengisu’nun kulağa çarpan, belirgin bir diksiyon sorunu da yok gibi gözüküyor. En çok takıldığım şey ya bu benim, nice Türkiye’de doğmuş büyümüş şarkıcı biliyorum ki Türkçe şarkı söyleyemiyor; o bakımdan altını çizmek lazım.
Teklinin kapağında güzel bir tasarım ve sempatik bir fotoğrafla da dikkat çekici bir görsellik yakalanmış. 40 yaş üstü “star”larımızın müsaadesiyle, yeni nesilden bir yıldız adayının daha yola çıktığını söyleyebiliriz. Gerisini onlar düşünsün!


METİN AROLAT – “KARAVAN”

Metin Arolat en son 2010 yılında “Çok Daha Ötesi” adını taşıyan bir albüm yayımlamıştı ve bu onun dördüncü albümüydü. Geçtiğimiz günlerde ise iki şarkı ve dört farklı versiyondan oluşan yeni teklisi “Karavan”, Poll Production etiketiyle müzik market rafları ve dijital platformlardaki yerini aldı.
Sanırım kendisi de kabul eder ki, Arolat öyle kadife pürüzsüzlüğünde ve dahi dört oktavlık sesi olan bir şarkıcı değil. Aslına bakarsanız şarkıcı da değil. Ama müziği seviyor, bu uğurda ciddi bir emek harcıyor, samimi işler yapıyor ve bu da dinleyiciye bir şekilde geçiyor. Bir de asıl işi olan reklam filmi yönetmenliğinin avantajlarını çok iyi kullanarak averaj kazanıyor. Mesela bugün bile Metin Arolat denilince ilk aklımıza gelen Merve İldeniz, yoğurt, yeşil elmalar ve cam göbeği mavisi denizse (yani Arolat’ın on yıl önce çektiği “Dert Değil“ şarkısının klibiyse) bu durum, pop denen şeyin yüzde ellisinin, hatta bazen daha da büyük yüzdesinin görsel illüzyon olduğu gerçeğinin bir ispatıdır.
“Karavan” teklisine adını veren şarkı Alper Narman ve Onur Özdemir tarafından yazılmış. Şarkının düzenlemesini ise Volga Tamöz yapmış. Teklideki diğer şarkı ise “Vay Vay Vayyy” adını taşıyor. Sözleri Metin Arolat tarafından yazılan bu şarkının bestesi Lübnanlı besteci ve şarkıcı Nicolas Saade Nakhle’a ait. Düzenleme yine Volga Tamöz imzası taşıyor. Teklide her iki şarkının birer “Slow”, birer de “Eller Havaya” versiyonları var ki “Eller Havaya” versiyonlarına aranjör olarak Volga Tamöz’le birlikte Burak Buluç da imza atmış.
“Karavan”, ritim ve melodi itibarıyla Ege kıyılarından, “Vay Vay Vayyy” ise Doğu Akdeniz sularından ses veriyor. Yani ikisi de kulağımızın kolay kavrayacağı, kanımızın kolay kaynayacağı şarkılar. Öyle ki her iki şarkının “slow” versiyonunun da pek “slow” olduğu söylenemez. Çünkü bu versiyonlarda da kıvrak ritimlerden kaçınılmamış. Hatta bence bu versiyonlara “slow” yerine “oryantal” dense de olurmuş.
“Karavan” ve “Vay Vay Vayyy” belki büyük birer “hit” olmayacak ama Metin Arolat’ın şarkıcılık kariyerinde sesine ve tarzına yakışan, doğru yerde duran şarkılar olarak hatırlanacaktır muhtemelen.
“Karavan”ı yine görsel estetiği yüksek bir kliple taçlandırdı Arolat. Cem Talu’nun fotoğrafları ve Titrifikir’in kartonet tasarımı da olabildiğince iyi. Bu arada Metin Arolat’ın benim “Metin Arolat pozu” diye adlandırdığım bir alâmet-i farikası var. Arolat bir yandan nedenini bilmediğimiz bir neşe içerisinde gülmektedir ama bu bir yandan da yine bilmediğimiz bir nedenle bir eliyle yüzünü kapamıştır. “Bknz: İlk albüm “Ayrılık Olmaz” ve “Lütfen Yaz Gelsin” teklisinin kapak fotoğrafları. Bu teklide ise CD üzerinde ve kartonetin CD arkasında aynı pozun tekrarı var. İyi ki de var zira bu pozun olmadığı Arolat albümleri bence biraz eksiktir.


ERKAN GÜLERYÜZ – “BENİ YOLLARA YAZMIŞLAR”

Erkan Güleryüz hakkında iki konunun altını çizmek isterim öncelikle. Birincisi, hayır Erhan Güleryüz’ün kardeşi değil, hatta akrabası bile değil. Basit bir isim benzerliği bu. Kaldı ki onları birbirinden ayıran sadece bir harf farkı da değil. Zira müzikal anlamda da birbirlerine pek yakın oldukları söylenemez.
İkincisi, Erkan Güleryüz’ün ilk albümün 1996 yılında piyasaya çıkan “İstanbul Bekliyor” olduğu doğru değil. Ondan önce çocuk şarkıcı olarak yaptığı iki albüm daha var çünkü. Biri “Taverna Neşesi”, diğeri de “Kuşadalı Kız” adını taşıyor ve her ikisi de zamanında kaset formatında yayımlanmış, şimdilerde piyasada bulunmayan albümler (“Kuşadalı Kız”ı dijital platformlarda bulmak mümkün.)
Bunları yazıp rahatladığıma göre şimdi asıl konuya, yani Erkan Güleryüz’ün yeni mini albüme gelebilirim. “Beni Yollara Yazmışlar” adını taşıyan ve SN Müzik etiketiyle sadece dijital platformlarda satışa sunulan bu mini albüm, aslında bir tek yeni şarkı içeriyor ki o da albüme adını veren şarkı. “Beni Yollara Yazmışlar” bu albümde iki versiyonla yer alıyor. Diğer üç şarkı ise yakın dönemde tekli ya da video formatında yayımlanmış, tanıdık şarkılar.
Sezen Aksu’nun birkaç yıldan beri kol kanat gerdiği, destek verdiği isimlerden biri Erkan Güleryüz. Bugünlere gelene dek basamakları birer ikişer değil, ağır adımlarla, hazmederek çıkmış bir şarkıcı Güleryüz. Diskografisine baktığınızda hep özenli işler yapmaya çaba sarf ettiği de çok net görünüyor. Nitekim Sezen Aksu ile ortaklığından ortaya çıkan şarkıların hemen hepsinde Aksu’nun ‘90’lı yıllarda Aşkın Nur Yengi’den Levent Yüksel’e dek sayısız genç isme verdiği şarkıların tadı, kokusu var. “Beni Yollara Yazmışlar” tam da böyle bir şarkı mesela. Derinlikli sözleri, akılda kalıcı melodisi ve Ozan Bayraşa’nın müzikal tadı yüksek düzenlemesi… Her şey yerli yerinde... Erkan Güleryüz de şarkıcı olarak şarkıyı iyi taşıyor.
Albümdeki diğer şarkılara gelince… 2009 yılında Kış Masalı adlı televizyon dizisinin jenerik müziği olarak kullanılan “Esmer”, 2010 yılında dijital tekli olarak yayımlanan “Aşk Dansı” ve 2011 yılında video olarak yayımlanan “Gül Bakalım”. “Esmer”in sözleri Sezen Aksu’ya, bestesi Aksu ve Mithat Can Özer’e ait, düzenlemesini ise Mustafa Ceceli yapmış. “Gül Bakalım” ve “Aşk Dansı”nın söz ve müzikleri Sezen Aksu tarafından yazılmış, düzenlemeleri Kıvanç K. yapmış.
Özellikle yukarıda bahsi geçen ‘90’lı yıllar Sezen Aksu şarkılarını sevenlerin bayıla bayıla dinleyeceği bir albüm bu. Erkan Güleryüz’ün sessiz sedasız ve de iddiasız bir biçimde ortaya çıkardığı bu küçük şahesere mutlaka kulak vermek lazım.


YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, AĞUSTOS 2014
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe