EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

18 Temmuz 2014 Cuma

YAVUZ HAKAN YENİ TEKLİLERİ VE MİNİ ALBÜMLERİ DEĞERLENDİRDİ!


NAZAN ŞORAY – “OLAY BU”

Çocuk yaşlarda yaptığı ilk 45’lik plağını bir kenara koyarsak, Nazan Şoray 1976’da “Seninle Doğmak/Yalnızlık”, 1978’de “Sana Merhaba Dedim/Pişman Olsan da” ve 1980’de “Hal Hal/İyi Diyelim İyi Olalım” 45’likleriyle 70’leri 80’lere bağlarken sinema oyunculuğunun yanı sıra şarkıcı olarak da kendini kabul ettirmiş ve 80’li yıllar boyunca da gazino dünyasının en popüler solistlerinden biri olarak adını neonlara yazdırmıştı.
1981-1994 arasında dört de albüm yaptı Nazan Şoray. Sonra bir süre müzik dünyasından uzaklaşır gibi oldu ama 2011 yılında “Mültecin Olayım” adı verilmiş dört şarkılık bir mini albümle, tazelenerek geri döndü. Nazan Şoray’ın bu defa üç şarkı ve iki de farklı versiyonun yer aldığı yeni mini albümü “Olay Bu” ise, geçtiğimiz günlerde Ossi Müzik etiketiyle yayımlandı.
Bilenler bilir; bugün “star” diye bağrımıza bastığımız nice ismi cebinden çıkaracak kadar sahneye yakışan bir şarkıcıdır Nazan Şoray. Bir duruşu, bir bakışı, bir edasıyla kendine hayran bıraktıran, göz kamaştıran, tam tabiriyle sahnede olmak için dünyaya gelmişlerdendir. Ama o, sadece bu Allah vergisi meziyetiyle yetinmemiş, şarkıcı olarak da yapabileceğinin en iyisini yapmak için uğraşmıştır hep. “Hal Hal”, Barış Manço’nun bir başka şarkıcıya verdiği ilk bestesidir mesela ve Nazan Şoray’a nasip olmuştur. Aynı şekilde İlhan İrem’in de başka bir şarkıcıya verdiği ilk iki şarkı Nazan Şoray tarafından seslendirilmiştir. Melih Kibar, Ali Kocatepe, Selami Şahin gibi büyük isimlerle çalışmış olması da cabası… Çok iddialı bir şarkıcı olmamıştır belki ama sesinin sınırları içerisinde söyleyebileceği en doğru şarkıları arayıp bulmuş, doğru isimlerle işbirliği yapmış ve sadece Şoray soyadının bile kredisini kullanma şansı varken, elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret etmiştir.
Nitekim bu yeni albüm de Nazan Şoray’ın bu konudaki başarısını bir kez daha gösteriyor. Albüme adını veren ve söz ve müziği Selahattin Erhan’a ait olan “Olay Bu”, Nazan Şoray’ın hem tavrına, hem tarzına, hem de sesine çok yakışmış, çok doğru bir şarkı. Hani insana en karamsar anında bile umut verecek, güç verecek, mutlu, iyimser şarkılardan. Çok sıcak, çok pop, iddiasız ama samimi, dile kolay yerleşen, bir dua, bir kendi kendini telkin ve dahi olumlama gibi de dinlenilebilecek, söylenebilecek bir şarkı. İster Ödül Erdoğan’ın orijinal düzenlemesiyle dinleyin, ister Burak Yeter’in “Remix” ya da Candar Köker’in “Akustik” versiyonlarını. Her üçünde de aynı ferahlığı hissetmek mümkün.
Albümdeki bir diğer şarkı söz ve müziği Volkan Gidiş’e ait olan, düzenlemesi ise Volkan Gidiş ve Cüneyt Yalmaz tarafından ortak yapılan “Yazık”. Dokunaklı melodisi ve Akdeniz ritmiyle “Yazık” da kulağı kolay yakalayan bir şarkı… Üçüncü şarkı “Es Geç Aşk” ise bu defa oryantal ritmiyle kavrıyor dinleyeni. “Es Geç Aşk”ın söz ve müziği Bülent Yetiş’e ait, düzenlemesini ise Cüneyt Yalmaz yapmış. Birbirinden farklı gibi görünse de, uyumlu melodik yapıları ve düzenlemeleriyle yan yana çok doğru durmuş bu üç şarkı, Nazan Şoray’ın kendine has sesinde samimiyet ve içtenlikle buluşmuş.
Hep söylerim, yine söyleyeceğim. Söz konusu pop müzikse, yedi oktav sesiniz de olsa tek başına bir şey ifade etmez. En önemlisi söylediğiniz şarkıları nasıl taşıdığınız, kendinize ne kadar yakıştırdığınızdır ve bu iş bir bütündür. Giydiğiniz kostümden, yüzünüzdeki mimiğe, şarkı söylerken sesinizle kelimelere dokunuşunuzdan, dinleyiciye hissettirdiğiniz duyguya kadar. Bu albüm bu tezi bir kez daha doğruluyor.     
Güneş Kazdal tarafından çekilmiş fotoğraflar ve Onur Ulutaş imzalı kartonet tasarımının da albümdeki şarkıların enerjisini çok doğru yansıttığını söylemeden geçmeyeyim. 


GÖKHAN KESER – “HİÇ VAKTİM YOK”
Gökhan Keser, modellikle başladığı kariyerini, hem oyunculuk hem de şan eğitimi alarak başka bir çizgiye çekmiş, bir süre oyunculuk yaptıktan sonra müziğe ağırlık vermeye başlamış. Bu süreçte bir dönem Sıla’nın da vokalistliğini yapmıştı ve bilindiği üzere ilk albümü de 2011 yılında Sıla ve Efe Bahadır’ın prodüktörlüğünde yayımlandı. Zaman içerisinde kendine bir hayran kitlesi edinen Gökhan Keser’in yeni teklisi “Hiç Vaktim Yok” ise geçtiğimiz Ocak ayında Sony Müzik etiketiyle yayımlandı.
Ancak Gökhan Keser bu teklinin yayımlanmasından kısa bir süre sonra Survivor yarışmasına katıldı ve bir süre ülkeden uzak kaldı. Bu süre zarfında da haliyle yeni şarkısıyla değil, yarışma performansıyla konuşuldu. Hatta enteresan bir şey de oldu ve bu tip yarışmalar genellikle katılanlara faydadan çok zarar getirirken, Gökhan Keser finalde kaybeden olduğu halde gerçekte yarışmanın kazançlı çıkanı oldu. Hem hayran sayısını arttırdı, daha fazla tanındı, hem de o zor şartların ve mücadelenin içindeki sakinliği, doğru duruşu ve iyiliği ile herkesin sevgisini, beğenisini kazandı. Dolayısıyla, Gökhan Keser’in bugünkü konumu, Ocak ayındaki konumundan çok farklı… İşte bu yükselen ivmeyi doğru yakalamak ve doğru değerlendirmek şimdi asıl mesele.
“Hiç Vaktim Yok”u dönüp tekrar dinlediğimizde ise Gökhan Keser’in devam edeceği yolun bu olmadığını söyleyebilmek mümkün. Sözleri Berk Telkıvıran’a, bestesi Berk Telkıvıran ve Görkem Oker’e ait bu şarkı, tam anlamıyla radyo dostu denilen türden, hafif, uçucu, kolay dinlenir bir şarkı ama hepsi bu. Söyleyenin kim olduğunu bilmeseniz Gökhan Tepe de zannedebilirsiniz mesela. Çünkü radyoların ısrarla dayattığı kişiliksiz, kimliksiz, sanayi tipi şarkıların bütün klişelerini barındırıyor. İlk albümdeki Sıla etkisi, hatta “erkek Sıla” durumu yok belki ama bu defa da başka bir türlü bir şey var; Gökhan Keser yine kendisi değil ya da en azından bu olmamalı.
Oysa şimdi daha büyük oynamanın tam zamanı… Survivor’la yakaladığı rüzgârı arkasına alıp, müzikte başka bir kulvara geçiş yapabilir. Zira bu konudaki donanımı tam… Ama bu ve buna benzer şarkılarla birinci ligde top koşturması çok zor.
Not: “Hiçbir vaktim yok” hatalı bir Türkçe kullanımı değil mi? “Bu iş için hiçbir vaktim yok” demeyiz çünkü; “hiç vaktim yok” deriz ki zaten şarkının adı da öyle.


RAFET EL ROMAN – “ADIMLA SESLENDİ”
Rafet El Roman yine on ikiden vurmuş görünüyor. Söz ve müziğini Cüneyt Sözütek’le ortak yazdığı yeni şarkısı “Adımla Seslendi”, geçtiğimiz günlerde Emre Müzik etiketiyle dijital tekli formatında yayımlandı ve bir kez daha listelerde başa güreşmeye başladı.
Tam da Rafet El Roman tarzındaki bu içli ve de hisli şarkının düzenlemesini El Roman’ın yıllardır birlikte çalıştığı Steffen Müller yapmış. Şarkı hisli olmasına hisli ama bir yandan da hafif bir yaz akşamı esintisi eşliğinde deniz, kumsal, gün batımı çağrışımları yapan orta tempolu bir yaz şarkısı. Zaten El Roman ne söylese dinlemeye hazır bir kitlesi de var. Şarkının alıp yürümemesi için hiçbir sebep yok yani.
Şarkının künyesinde adı geçen Cüneyt Sözütek’in, bugüne dek üç albüm yayımlamış ve özellikle “Gidersen” adlı şarkısıyla hafızalara kazınmış Cüneyt Tek olduğunu da ilave edeyim.
Bu arada söylemezsem olmaz… “Adımla Seslendi”deki Rafet El Roman mahzunluğu, bana her nedense Susam Sokağı’nın o fenomen olmuş şarkılarından birini, “Arada Kaldım”ı hatırlattı. Hayır, bu bir melodik benzerlik değil; sadece öylesi bir kalbe dokunuş, acıma hissi, ince bir hüzün… İkisini arka arkaya dinleyin, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.


TUĞBA YURT – “AŞK’A EMANET”
Tuğba Yurt ismi bu aralar Doğukan Manço ile birlikte yaptığı “Sakin Ol”la anılıyor ama 2013 yılının Aralık ayında piyasaya sürülen bir de albümü var ki, onu da es geçmemek lazım.
Konservatuarda batı müziği eğitimi alan Tuğba Yurt, sekiz yıl kadar süren sahne deneyimi sonrasında “Aşk’a Emanet” adı verilmiş ilk albümünü yayımlamış. Beş şarkıdan oluşan albüm, 3 Adım Müzik etiketiyle raflarda yerini almıştı.
Öncelikle şunu söylemem lazım ki, son dönemde dinlediğim yeni şarkıcılar arasında en dikkat çekicilerden biri Tuğba Yurt. Sadece ses rengi ile değil, şarkı söyleme biçimi ve tekniği açısından da fark edilir bir biçimde iyi. Vurguları, hece baskıları genellikle doğru, hem tekniği hem de duygusu sağlam bir şarkıcı. Eğer onunla ‘90’larda tanışmış olsaydık, pop kulvarındaki yeri rahatlıkla Aşkın Nur Yengi’nin yanı olabilirmiş. Zaten bunun kendisi de bilincinde olsa gerek ki, albümdeki şarkılar o minvalde. Hatta bir de ‘90’lı yıllar “cover”ı var: İlk kez 1999 yılında Asya’nın seslendirdiği Suat Suna şarkısı “Pişmanım”. Şarkıyı 2000 yılında Suat Suna da kendi albümünde seslendirmişti. Tuğba Yurt için yapılan bu yeni düzenleme de, Yurt’un yorumu da şarkının eski versiyonlarının altında kalmıyor kesinlikle.
Albümdeki bir diğer “cover” ise Bendeniz’in 2005 yılında seslendirdiği “Boşver”. Ancak “Pişmanım” için söylediklerimi bu “cover” için söyleyemeyeceğim. Bendeniz’in albümündeki eğlenceli düzenlemenin yerini bu yeni versiyonda kupkuru bir dans düzenlemesi almış çünkü. Burak Yeter imzalı bu düzenleme şarkıya yeni hiçbir şey katmamış. Tuğba Yurt ise şarkıyı seslendirirken Bendeniz’in bir hayli etkisinde kalmış gibi gözüküyor.
Albümün ilk klip şarkısı olarak seçilen ve Aytaç Özgümüş ve Levent Sevinç tarafından ortak yazılıp, Gökhan Varol tarafından düzenlenen “Ağır Yaralı”, Aşkın Nur Yengi’nin Sezen Aksu sonrası dönemlerindeki herhangi bir albümünden çıkıp gelmiş gibi. Sözleri Levent Sevinç, müziği Aytaç Özgümüş imzası taşıyan “Dilek” ise Bendeniz şarkılarını sevenlerin kolayca bağrına basacağı bir şarkı. Albümün açılışında yer alan ve Adnan Fırat tarafından yazılan “Belki” ise bence albümün en iyisi. Nitekim albümde Tuğba Yurt’un şarkıcı olarak kendini daha rahat gösterebildiği ve dahi en çok kendi gibi olabildiği şarkı da bu… 
Şık bir kapak kompozisyonu içerisinde satışa sunulan albüm, Tuğba Yurt’u bize tanıtmak konusunda üzerine düşeni yapıyor, ancak bir anda şöhretin kapılarını açacak parlak bir “hit” de barındırmıyor. Sanırım Yurt’un öncelikli olarak böyle bir şarkıya ihtiyacı var. Sonrası kendiliğinden gelecek gibi görünüyor.

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, TEMMUZ 2014, İSTANBUL    
  
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe