EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

29 Mayıs 2014 Perşembe

YAVUZ HAKAN TOK MAYIS TEKLİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ!


MEYRA & CEMİL DEMİRBAKAN – “SEN ANLA”

“Ağladın Ya” ve “Beni Sensiz Düşünme”den sonra Meyra ve Cemil Demirbakan üçüncü kez bir araya gelmiş ve birlikte bu defa bir Hande Yener şarkısını yeniden seslendirmişler. “Sen Anla”, geçtiğimiz günlerde tekli olarak GNL etiketiyle yayımlandı.
Söz ve müziği Mete Özgencil’e ait bu şarkı, Hande Yener’in 2007 yılında yayımlanan “Nasıl Delirdim?” adlı albümünde yer alıyordu. Albüm geneli itibariyle Hande Yener’in elektronik müzik denemelerinin sıkıcı olmaya başladığı bir zaman dilimine denk geldiğinden midir nedir, bu şarkı o dönemde pek fazla ön plana çıkmamış ama meraklılarının başucuna koyduğu Özgencil şarkılarından biri olarak bilinir/hatırlanır olmuş idi. Hal böyleyken bu şarkıyı yeniden söylemek neresinden baksanız iyi bir fikir gibi görünüyor.
Şarkı hakkında Ekşi Sözlük’te “kumral tuna mavi ada” takma adlı kullanıcının yazdığı bir yorum var ki, üzerine daha iyi bir cümle kuramayacağıma kanaat getirip, burada alıntılamak istedim: “Kesik ve ilgisiz gibi duran sözleri ile garip bir vuruculuğa erişmiş şarkı. Dinlerken o eksik yerleri kendi hikâyesinden türlü parçalarla tamam ediyor sanki insan. Özellikle de pes bir tondan söylenen ilk ‘Üzgünüm… Değilim… Yorgunum…’ kısmı… Tam da bir yırtığı diker gibi.
Aslına bakarsanız neredeyse bütün Mete Özgencil şarkıları böyledir. İlk dinleyişte anlamsız bile bulabilirsiniz bazen sözleri. Başka türlü çalışan bir zekâ ve dimağın, hayattan ve yaşadıklarından çekip çıkardıklarıdır çünkü yazdıkları. Anlamak size düşer. Melodik yapıları ise (“Sen Anla” da olduğu üzere) yabana atılacak gibi değildir. Türk popunda sayısız ‘sağlam’ şarkının altında boşuna Mete Özgencil imzası durmuyor.
Meyra için daha önce de yazmıştım. Ne aryalar, ne de disko-pop şarkıları… Sesinin en iyi tınladığı tarz kesinlikle bu... Nitekim kariyerinin en başarılı işi de “4 Tenor” albümüydü zaten. Cemil Demirbakan’la da gayet doğru bir kimya yakaladıklarını düşünüyorum. Devrim Karaoğlu ise şarkıyı bu kimyaya en uygun şekilde düzenlemiş. Özetle; hiç de fena olmayan bir iş çıkmış ortaya.
Tekli kapağına hiç girmiyorum zira alışageldiğimiz üzere yine bir Photoshop harikasıyla karşı karşıyayız.


ZEKİ GÜNER – “HİKÂYE”

Başından beri hep ‘hikâyeli’ şarkılar yazan Zeki Güner, kendi seslendirdiği yeni şarkısında “bana düşen yine bir hikâye yazmak” diyor. Söyleyenlerinin seslerinden kulaklarımıza yer eden şarkılarda anlatılanlar aslında söyleyenlerin değil, şarkıları yazanların hikâyeleri elbette. Güner bu şarkıyı kendi söyleyerek biraz da bunun altını çiziyormuş gibi geldi bana. Nitekim basın bülteninde de Güner’in şu ifadesi yer alıyor: ““Bugüne kadar yayımladığım 70 şarkının özeti gibi. Adeta hepsinin ortak duygusu ve benim hayat felsefem. Bana düşen yeni bir hikâye yazmaktır her zaman”
Düzenlemesi Febyo Taşel tarafından yapılan “Hikâye”, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle tekli formatında yayımlandı.
Çok sayıda “hit” şarkıya imza atmış bir besteci Zeki Güner. Bunu inkâr edemeyiz. Büyük ve iddialı, süslü püslü, yaldızlı laflar etmeden, küçük cümlelerle kalbe dokunan, derine inen, melodik olarak da dile ve kulağa kolay yerleşen şarkılar yazıyor. “Hikâye” de böylesi bir şarkı. Gelgelelim Güner’in şarkıcılığı besteciliği kadar etkili değil. Çok severek ve içten şarkı söylüyor ama hepsi bu. Ya da kendi adıma şöyle izah edeyim; ‘açayım da bir “Hikâye”yi dinleyeyim’ deme ihtimalim, ‘açayım da bir Zeki Güner dinleyeyim,’ deme ihtimalimden çok ama pek çok düşük.
(Zeki Güner ne zaman kendi şarkı söylese ben buna benzer şeyler yazıyorum ve korkarım tekrara düşüyorum ama Güner’in bir gün beni tekrara düşürmeyecek kadar iyi şarkı söylemesi ihtimali de her zaman var tabii.)


SİBEL TÜZÜN – “KAÇ YIL GEÇTİ ARADAN”

Bir kez daha tekrara düşmek pahasına da olsa söylemeliyim ki Sibel Tüzün bence Türk popunun gelmiş geçmiş en iyi kadın seslerinden/şarkıcılarından biridir. Bunu tartışmam bile. Ama kariyer çizgisi boyunca tutturduğu (ya da tutturamadığı) stratejileri tartışırım; o ayrı. Nitekim geçtiğimiz günlerde Arinna Müzik etiketiyle yayımlanan yeni teklisi de tartışmaya son derece açık görünüyor.
Sezen Aksu’nun ilk kez 1977 yılında seslendirdiği “Kaç Yıl Geçti Aradan” önce 45’lik plak olarak yayımlanmış, ertesi yıl da Aksu’nun ikinci 33’lüğü “Serçe”de yer almıştı. Söz ve müziği Sezen Aksu’ya ait bu şarkı, aynı yıl Ferdi Özbeğen tarafından da seslendirildi. Sonra 2006’da Nadide Sultan söyledi, aynı yıl bir de Hepsi grubunun Pepsi firması için yaptığı promosyon amaçlı bir mini albümde bu şarkı kullanıldı. 2011’de ise Pınar Aylin’in eski şarkıları yeniden seslendirdiği albümde duymuştuk “Kaç Yıl Geçti Aradan”ı. Bir de Vokaliz grubunun yine 2011’de yayımlanan Vokaliz ikinci albümünde.
Şimdi bu külliyatın üzerine ben Sibel Tüzün olsam, bir düşünürdüm. Sibel Tüzün eğer bir Sezen Aksu şarkısını yeniden söyleyecekse, bu şarkı “Kaç Yıl Geçti Aradan” mı olmalı idi? Ne söylese güzel söyler o başka ama bazı şarkılar vardır ki ne yapsanız üzerine fazladan bir şey koyamazsınız. Yetmişlerin hissiyatı ve melodik yapı anlayışı ile yazılan bu şarkı da öylesi bir şarkı işte. Mesela Sezen’in ‘90’ların ikinci yarısından sonra sesine çöken yorgunlukla söylediği birçok şarkının her hangi birini, tutun ki “Erkekler”i, “Şarkı Söylemek Lazım”ı ya da ne bileyim “Şanıma İnanma”yı Sibel Tüzün’ün sesinden duymak şahane olabilirdi. Durum böyleyken “Kaç Yıl Geçti Aradan”ın bu yeni versiyonunun bende heyecan yarattığını söyleyebilmem mümkün değil.
Teklide şarkının Burak Buluç tarafından yapılmış iki ve birer de Kemal Özgür, Cihat Uğurel ve de Cem Ak imzalı olmak üzere toplam beş farklı versiyonu var. Her biri yaz günleri ve kulüpler, plajlar düşünülerek ortaya çıkarılmış versiyonlar bunlar (Burak Buluç’un daha orta tempolu ikinci versiyonu hariç.) Yerini bulur/bulamaz onu kestiremiyorum ama Sibel Tüzün seven bir dinleyici olarak bende yerini bulmadığını, en azından hafif kaldığını söyleyebilirim.


CEMRE BURAK FEAT. NAZLI – “ARADIN MI?”

 2009 yılında ilk albümünü yayımlayan Nazlı ve bir süredir çeşitli albümler için yaptığı “remix”lerle adını daha sık duymaya başladığımız Cemre Burak el ele vermiş ve 1998 yılında Hülya Avşar’ın seslendirdiği Serdar Ortaç bestesi “Aradın mı?”yla bu aralar memleket pop sularının can simidi haline gelmiş “featuring” olayına girmişler. Şarkının iki versiyonunun yer aldığı tekli geçtiğimiz günlerde Ossi Müzik etiketiyle yayımlandı.  
Her iki isim için de bu teklinin bir anlamı var. “Nil Burak’ın oğlu” olarak girdiği müzik piyasasında zaman içerisinde yaptığı işlerle kendi kariyer çizgisini çizen Cemre Burak’ın adıyla sanıyla yayımlanan ilk teklisi bu… Nazlı içinse müzik piyasasına girişinde hem bir şarkısını vererek, hem de onu konserlerinde sahneye çıkararak epeyce destek olan Serdar Ortaç’ın (ki Ortaç’a eskiden beri büyük hayran olduğunu da gizlememişti o dönemde) yıllar sonra bir şarkısını daha seslendirmiş olmak gibi bir özel durumu var bu teklinin.
Nazlı’nın hem ilk albümünde hem de ondan sonra yayımlanan üç teklisinde seslendirdiği şarkılarla tutturduğu müzikal çizgi ve Cemre Burak’ın “dj” olarak bugüne dek imza attığı işleri yan yana koyduğunuzda, ikilinin doğru şartlarda bir araya geldiği zaten görülüyor ki yapılan iş de beklentiyi boşa çıkarmıyor. Şarkı deseniz, Serdar Ortaç’ın her yazdığı şarkının “hit” olduğu bir döneme ait en nadide eserlerden biri. Hani “ulan bu ne demek, bu ne saçma söz” filan deyip deyip sonra hep beraber elleri kolları havada sallaya sallaya ezberden söylediğimiz Ortaç şarkılarından. Neresinden baksanız 15 yıldan fazla olmuş ama hâlâ “aradın mı seni yar diye koynuma saklarken?” cümlesinde ne sorulduğunu anlamak mümkün değil mesela ama eşlik etmesi, bir ağızdan söylemesi hâlâ pek eğlenceli (eski 45’lik şarkıları gibi bunlar da klasikleşirse zaman içerisinde, kimse şaşırmasın.)
Cemre Burak şarkıyı hakkını vererek bugünün ritmine uydurmuş, Nazlı da Hülya Avşar’ı aratmamış. Üstelik teklinin kapağı için de birlikte fotoğraf çektirmiş, Photoshop’a itibar etmemişler. E daha ne olsun?



TUĞBA ÖZERK – “DERİN DARBE”

Bakmayın siz basın bülteninde “Lasciate Mi Cantare” yazdığına, şarkının orijinal adı elbette bu değil; “L’italiano” ve Türkiye’de ‘80’li yılları görmüş geçirmiş kim varsa herkes bu şarkıyı ve bu şarkının (Türkçe fonetiği ile) “laşatamikantare konakitaralmano” şeklindeki ilk iki cümlesini ezbere bilir. Bir “Felicita” bir de bu şarkıyı İtalyanlardan bile çok sevmiş olabiliriz o günlerde. Yani öyle bir gönül bağımız vardır.
Bu kadar sevilmesine karşın Türkçe’ye adapte edilmemiş “L’italiano”yu bunca yıl sonra bambaşka bir biçimde duymak doğrusu şaşırtıcı oldu benim için. Türkçe sözleri Zeki Güner yazmış, düzenlemeyi  Onur Betin yapmış ve Tuğba Özerk de söylemiş. Şarkının üç farklı versiyonla yer aldığı tekli geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı.
Bu şarkıyı kullanmak neresinden baksanız iyi fikir çünkü melodi çok sıcak ve dahi şarkı otuz yıldır “hit” değerini yitirmemiş (en azından bizim kuşak için.) Hem sözler hem de düzenleme şarkıyı otuz yıl öncesinden bugüne getirmeyi de başarmış üstelik. Sonuçta ortaya Tuğba Özerk’in kariyeri boyunca yakaladığı en iddialı şarkı çıkmış. Ah o “yeniiiiiden” ve “aaaaaçık”lar (prozodi hataları) da olmasaymış ne iyi olacakmış.
Ben en çok şarkının yine Onur Betin tarafından yapılmış tango esintili akustik düzenlemesini sevdim. Tabii radyolar orijinal versiyonu, kulüpler de Suat Ateşdağlı imzalı “remix” versiyonu tercih edecektir, o ayrı. Keşke şarkının orijinal versiyonuna selam duran bir ‘80’ler versiyonu da olsaymış diye geçirdim içimden ister istemez.
Şarkı ile birlikte üzerinde çalışılmış yeni bir Tuğba Özerk imajı da servis ediliyor bir yandan. Kapak tasarımı ve klip de bunun altını çiziyor. Ben başından beri hep olması gerektiğinden (taşıyabildiğinden) fazla frapan buldum Özerk’i. Bu yeni imaj da fikrimi değiştirecek gibi görünmüyor, onu da söyleyeyim.


YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, MAYIS 2014, İSTANBUL 
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe