EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

10 Nisan 2014 Perşembe

YAVUZ HAKAN TOK YENİ TEKLİLERİ DEĞERLENDİRDİ!


ECE SEÇKİN – “ŞOK OLDUM”

Türk popunun yeni ve genç yüzlerinden Ece Seçkin’in yeni teklisi “Şok Oldum”, geçtiğimiz günlerde DGL ve DMC işbirliğiyle dijital platformlarda yayımlandı. Söz ve müziği Deniz Erten’e ait şarkının düzenlemesi Ozan Doğulu tarafından yapılmış.
Öncelikle Ece Seçkin’in doğru bir yerden hareketle yola çıktığını ve ikinci adımını da doğru attığını söylemek lazım. Pop müzikte “star” kabul ettiklerimizin neredeyse tamamı 40 yaşın üzerinde ve uzunca bir süredir genç bir ismin parlak bir çıkış yaptığına şahit olmuyoruz. Alternatif ve “rock” müzik alanındaki bereket nicedir pop arenasında görünmüyor. Ece Seçkin kendini tam da bu boşluk noktasında konumlandırıyor ve iyi de yapıyor.
Nitekim “Şok Oldum”, tam da hedef kitlesine yönelik, doğru bir şarkı olarak Seçkin’i bir kez daha parlatıyor. Elbette Ozan Doğulu ve Deniz Erten gibi iki güçlü ve tecrübeli ismin desteğini de göz ardı etmemek lazım. Çok pop, çok akılda kalıcı, sloganı hazır, ziyadesiyle eğlenceli bu şarkı Ozan Doğulu marifetiyle Türkçe popun ‘90’larda takılı kalmış çıtasını yükseltiyor. Ece Seçkin ise bir önceki albümünde daha çocuksu tınlayan sesini bu şarkıda daha yetkin kullanıyor.
Buna karşın iki itirazımı da söylemem lazım. Birincisi şarkının adı ve ana teması olan “Şok Oldum” ifadesi. Malumunuz, bu ifadenin doğrusu “şoke oldum”dur ama nicedir yanlış kullanıla kullanıla doğru gibi yer etmiştir Türkçede. Pop şarkıların güncelin dilinden, sokak ağzından ve hatta yer yer argodan beslendiğini düşünürsek, bu yanlış kullanımı göz ardı edebilir miyiz/etmeli miyiz, varın siz karar verin.
Bir de Ece Seçkin’in ilk albümdeki iddialı ama bir taraftan da yaşının üzerine çıkmayan, hatta gençliğinin altını çizen imajının bu tekliyle birlikte başka bir yöne gittiğini görüyoruz. Yine iddialı ama bu kez bir parça yaşının üzerinde ve bu nedenle de sakil. Ben dâhil birçok kişinin gözüne batan Hadise benzerliği de cabası. Bir tek saç rengi değişikliği böylesi bir algı yanılması yaratabilir mi bilmiyorum ama ben olsam bunun üzerinde bir kez daha düşünürdüm. 


YANKI ALPER – “İMDAT”

Çocuk yaşlarında gitar çalarak müzikle haşır neşir olan Yankı Alper, eğitimini de bu yönde aldıktan sonra sahne çalışmalarına başlamış. Onun geniş kitlelerle tanışmasına ise 2010 yılında piyasaya çıkan “Yankı” adlı albümü olmuştu. Nez ile düet yaptığı “Kaç Yazar” adlı şarkıyla çıkış yapan Alper, yine bu albümde yer alan “Ben Bir Kere Sevmişim Seni” adlı şarkının “Beşiktaş’ım Sevmişim Seni” şekline dönüştürülen marş versiyonu ile dikkatleri üzerine çekmişti. 2011 yılında “Öpsem En Güzel Yerlerinden” adlı tekliyle dinleyici karşısına çıkan Yankı Alper’in yeni teklisi “İmdat”, geçtiğimiz günlerde Avrupa Müzik etiketiyle dijital platformlarda yayımlandı.

Söz ve müziği Yankı Alper tarafından yazılan bu şarkının düzenlemesini Febyo Taşel yapmış. Alper’in önceki şarkılarındaki pop hava, Taşel’in de etkisiyle bir parça daha pop-“rock” eksenine kaymış gibi gözüküyor. Nitekim bu yeni şarkı önceden daha ziyade ‘90’lar Kenan Doğulu sularında yüzen Yankı Alper şarkılarından çok günümüz Türk pop kalıplarına, biraz Halil Sezai, biraz Gökhan Tepe tarzına yakın duruyor. Bu tarzın ve türün sevenlerini memnun edecektir muhtemelen ama yeni bir öneri sunduğunu, özgün ve farklı olduğunu söyleyebilmek pek mümkün değil. Şarkıyı ilk kez radyodan duysanız, kimin söylediğini ayırt etmekte zorlanabilirsiniz mesela.


AYŞE ÖZYILMAZEL – “NEFİS”

Olmayınca olmuyor işte. Belki de fazla zorlamamak lazım.
Ayşe Özyılmazel babasının arkadaşı kontenjanından Hıncal Uluç torpili ile köşe yazarı yapıldığında “memlekette Bridget Jones eksiği vardı; iyi oldu” zorlamasıyla ite kaka kabullenmiş olsak bile, aynı Ayşe Özyılmazel’i “ne de olsa ülkenin gelmiş geçmiş en iyi erkek seslerinden birinin, Neco’nun kızı” avuntusuyla şarkıcı olarak kabullenmekte zorlanıyoruz. Kaldı ki ben 2009 çıkışlı ilk albümünü hiçbir şey değilse bile, eğlenceli bulmuşlardan ve hatta “Enerji” gibi bazı şarkılarını da (pop kafasıyla tabii) sevmişlerden biriyim. Ama hepsi bu…
Neresinden baksanız beş yıla yakın zaman geçti ama o günden bugüne “şarkıcı” Ayşe Özyılmazel bir adım ileri gitmedi. Hâlâ bir şarkıcı gibi değil, söylediği şarkıyla dalga geçen biri gibi şarkı söylüyor. Hal böyle olunca da zaten çok geniş olduğu söylenemeyecek ses aralığının sınırları dâhilinde söylediği en ciddi şarkı bile kulakta çocuksu bir heves duygusuyla tınlıyor. Yirmili yaşlarında olsa belki hoş görülecek bu durum otuzlu yaşlarının ortasında bir genç kadında (en azından bana) sempatik gelmiyor. Şarkılarının ne duygusu, ne inandırıcılığı var. Üstelik tek savunulacak tarafı olan eğlenceli olma hali bile ilk albümünden sonra uçup gitti. Geriye ne kalıyor? Onu, dinleyen ve sevenlere sormak lâzım.
Ayşe Özyılmazel’in geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle dijital platformlarda yayımlanan yeni teklisinin şarkısı “Nefis”, sözleri İsra Gülümser’e ait bir Amr Mostafa uyarlaması. Böylesi uçucu, hafif bir şarkının en azından akılda kalıcı olması beklenir ama o da değil maalesef. Bir kere dinleyip bir köşeye kaldırılacak ve bir daha hatırlanmayacaklardan. Meraklısına mani olmam; o ayrı.


LEYLA – “SAKLADIM”

Şarkıcı dediğin, bir tek şarkısını bile dinlediğinizde bile kulağınızı dolduran, doyuran oluyor. İşte Leyla öyle bir ses, öyle bir şarkıcı… Asıl mesleği diş hekimliği ama gönlü hep müzikten yana olmuş. Uzun yıllar Amerika’da yaşamış, Ahmet Ertegün, Arif Mardin gibi isimlerin önünde şarkı söylemiş, Yunanistan’da Keti Garbi ile aynı sahneyi paylaşmış bir şarkıcı Leyla Sürücüoğlu. Basın bülteninde sadece şarkıcılığının değil “show-girl”lüğünün de altı çiziliyor. Henüz o kadarına şahit olmadık zira ilk teklisi yayımlanalı pek uzun süre geçmedi.

Leyla’nın söz ve müziği kendisine ait “Sakladım” adlı şarkısının yer aldığı bu tekli, geçtiğimiz günlerde Fono Müzik etiketiyle dijital platformlarda satışa sunuldu. Şarkıyı dinlemeden biyografisini okuduğunuzda Amerikan telaffuzuyla Türkçe şarkı söyleyen (muhtemelen R&B sularında gezinen) bir şarkıcı profili canlanıyor gözünüzde ama durum aslında tam tersi. Bizim buralarda dinlediğimiz bir çok şarkıcıdan çok daha iyi bir diksiyon ve artikülasyonla şarkı söylüyor Leyla. Güçlü olduğu her halinden belli sesinin sınırlarını göstermek telaşına düşmeden gayet kontrollü ve hem tekniği hem de duygusu kararında bir üslupla söylüyor üstelik. “Sakladım” ise inceden arabesk motifler de içeren mütevazı ama etkili bir pop şarkısı.

Leyla gibi çok sık rastlanılan bir ismi soyadı bir soyadı olmaksızın kullanmak, merak ettiği şarkıcı hakkında bilgi edinmek için interneti karıştıranlara hiç mi hiç kolaylık sağlamıyor. Zaten basın bülteni ve kısa bir röportaj dışında hakkında fazladan bir bilgiye ulaşmak da mümkün olmadı. “No name” bir şarkıcı için bu ciddi bir handikap. Ben en azından albümünü merakla bekleyeceğim bu şarkıcının internet ortamında birkaç canlı performans videosunu izlemek isterdim. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim.     


BARBAROS – “BORCUN VAR”

Barbaros’un 2012 çıkışlı ikinci albümü “Hayırdır”, ilk albümü kadar dikkat çekmedi ama “Borcun Var”, o albümün gizli hazinelerinden biri olarak bir köşede duruyordu. Aradan iki yıl geçmiş olmasına karşın, şarkı yeni bir düzenlemeyle dijital tekli olarak tekrar dinleyiciye sunuldu.
Sözleri Zeynep Talu, bestesi Burak Erkul imzası taşıyan bu şarkının Mustafa Ceceli tarafından düzenlenen yeni versiyonu Sony Müzik etiketiyle dijital platformlara servis edildi.

“Büyük şarkı”lar vardır; çok sık çıkmazlar karşımıza. Çıktıklarında da genellikle öyle geniş kitlelere mal olmaz, dilden dile dolaşmaz ama müzik tarihinin parlak sayfalarına yazılırlar. “Borcun Var” öylesi bir büyük şarkı işte. Şarkının bestesindeki senfonik yapı yeni düzenleme ile daha fazla hissedilir olmuş. Sözler zaten ihtişamlı. Tam da Barbaros gibi kusursuz bir şarkıcının söylemesi gerektiği türden bir şarkı velhasıl… O da zaten üzerine düşeni fazlasıyla yapmış. Varsın her dakika, her yerde çalınmasın, varsın dillere marş olmasın (ki bu işler hiç belli olmuyor; belki de çalınır ve olur.)


YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, NİSAN 2014, İSTANBUL          
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe