EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

29 Ocak 2014 Çarşamba

YAVUZ HAKAN TOK, YENİ TEKLİLERİ DEĞERLENDİRDİ!



HANDE YENER FEAT.VOLGA TAMÖZ – “BİRİ VAR”

Hande Yener “Kraliçe” faciasının hemen ardından “Ya Ya Ya Ya” ile yazı kurtarmıştı. Ardı sıra Altan Çetin’le tekrar çalışmaya başladığını duyduk. Derken araya bir sürpriz girdi ve Hande Yener yeni bir şarkıyla daha yeni albüme kadar ligden uzak kalmayacağını gösterdi. Sözleri Berksan’a, bestesi Volga Tamöz’e ait bu yeni şarkı ilk kez Deezer Türkiye’nin lansman partisinde dinleyici karşısına çıktı. Ardından radyolara ve dijital platformlara servis edildi ve geçtiğimiz günlerde de Poll Production etiketiyle tekli olarak yayımlandı.
Şarkı her ne kadar “Hande Yener Feat. Volga Tamöz” diye duyurulsa da, aslında tam tersi bir durum var. Zira bu şarkı Volga Tamöz’ün ikinci proje albümünde kullanılmak üzere hazırlanmış. Yani Hande Yener’in yeni albüm şarkılarından biri değil (bu durumda “Volga Tamöz Feat. Hande Yener” daha doğru olurdu sanki.) Ama duyduğuma göre Yener’in yeni albümünde başka Volga Tamöz şarkıları olacakmış. Keza Tamöz’ün albümünde de Hande Yener’in seslendireceği başka yeni şarkılar…

Berksan ve Volga Tamöz ortaklığı önümüzdeki dönemde sıkça adından söz ettirirse şaşırmayın, zira dokuların kolay kolay tutmadığı pop piyasasında onlar doğru bir kimya yakalamışa benziyorlar. “Biri Var” da bunu gösteriyor zaten. İyi bir pop şarkısı “Biri Var”. Sözler, beste, “sound” ve Hande Yener’in yorumu ile dinleyene nefes aldıran bir pop şarkısı. Arabesk hiç değil, klişe Türkçe pop hiç değil. Bir de Nihat Odabaşı marifetiyle toparlanmış görsellik boyutunu da üzerine koyunca Hande Yener’in uzun süre sonra nihayet yapması gerektiği gibi bir iş yaptığını söyleyebiliriz.

Teklide şarkının orijinal versiyonunun yanı sıra yine Volga Tamöz imzalı bir akustik, bir de “extended” versiyonu ve beş farklı “remix”i bulunuyor. Bu “remix”leri yapanlar arasında Hande Yener’in oğlu Çağın Kulaçoğlu da (Tolga Diler ile birlikte) var. Berna Öztürk, Cemre Burak, Ozan Öner, Murat Uyar ise diğer “remix”leri yapan isimler. Şarkının hedefinde ağırlıklı olarak dans edilen eğlence mekânların durduğu gerçeğini göz önüne alırsak, “remix”lerin yerini bulacağını söyleyebiliriz. Ama sadece dinlemekse derdiniz, orijinal versiyon da tek başına yeter.


BETÜL DEMİR – “HELALLEŞEMEDİK”
2011 çıkışlı “Mıknatıs”dan bu yana sadece Suat Ateşdağlı ile birlikte yaptığı “Cesaretin Var mı Aşka” teklisini yayımlayan Betil Demir yeni albüm hazırlıklarını sürdürürken bir şarkıyla nabız yoklayanlar kervanına katıldı. İyi de yaptı. Zira bu nabız yoklama işi iyi hoş da, şayet şarkı yeterince parlak değilse albüm hakkında olumsuz bir beklenti de yaratabiliyor. Neyse ki Betül Demir’in yeni şarkısı tam tersi bir etki yaratacak türden. Söz ve müziği Sude Bilge Demir’e ait “Helalleşemedik”, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı.
Şarkıyı ilk kez bir magazin haberinde kısacık duydum ve çok etkilendim. Böyledir bazı şarkılar… İlk dinleyişte vurur. Öyle ki müzik yazarı filan olduğumu unutup, teslim olurum şarkıya. O andan sonra edeceğim bütün müşkülpesent vıdı vıdıların, yapacağım onca ince detaylı teknik yorumların filan hükmü kalmamıştır; çünkü şarkı kendine taraf etmiştir çoktan beni. Çok sık olmaz ama yine de olur. “Helalleşemedik”i dinlediğimde aynen böyle oldu.
Bir kere çok saf bir şarkı… Saflığı basitliğinde. Ne öyle süslü boyalı laflar, ne de çetrefilli müzik cümleleri var. Aksine “bunun bir C kısmı da olabilirmiş aslında” hissi uyandırıyor, bitmemiş gibi geliyor illa ki teknik kulakla dinlemek gerekirse. Ama işin sırrı da burada zaten… O kadar az söz ve bir o kadar da saf melodinin dönüşü o kadar çok şey anlatıyor ve noktayı öyle bir koyuyor ki, fazlası doz aşımı olur, tadını kaçırırmış. Buna ikna oluyorsunuz dinledikçe.

Betül Demir zaten söylediği her şarkının hakkını veren, iyi bir şarkıcı… Üzerine Emirhan Cengiz’in şarkının ruhunu her bakımdan yakalamış düzenlemesi de eklenince geriye söylenecek söz kalmıyor. Yeri gelmişken, Sude Bilge Demir – Emirhan Cengiz ve Betül Demir ortaklığının popun 2000’li yılları anlatılırken es geçilmeyecek, uzun vadede hatırlanacak ve hakkı teslim edilecek bir ortaklık olduğunu da söylemek lazım. Ben kendi adıma, bu ekipten çıkacak yeni yeni şarkıları da merakla ve dahi iştahla (dinlemek üzere) bekliyorum. 


CAN ALTUĞLU – “BANA OYNAMA”
Dünyada müzik sektörünün önemli bir bölümü “teen-age” dinleyici kitlesi üzerinden yürür ve o kitleye sürekli yeni yüzler, yeni sesler servis edilirken Türkiye’de “teen-age” tabirine denk gelen yaş aralığının kırklı yaşlarını süren pop “star”larımıza rağbet etmek zorunda kalması enteresan bir paradoks. Hep yazıyor, çiziyor, konuşuyoruz bunu. Kime sorsak hemfikir. Ama iş genç sesleri keşfetmeye, lanse etmeye, destek vermeye gelince yapımcıların da, yayıncıların da eli ağırlaşıyor, nedendir bilinmez. En azından ‘90’lar patlamasının etkileri geçtikten sonraki dönem boyu böyle sürdü bu. Neyse ki bu çarkın dişlileri kırılmaya başladı artık. Özellikle dijital mecranın öne çıkmasıyla taşlar yerinden yavaş yavaş da olsa oynuyor.
Can Altuğlu yeni bir ses, yeni bir yüz. Henüz çok genç (1992 doğumlu) ve çocukluktan beri müziğe olan ilgisi onu nihayetinde şarkı söylemeye kadar götürmüş. Değişim öğrencisi olarak Amerika’ya gittiği dönemde okul korosunda şarkı söyleyerek ilk sahne deneyimini yaşamış, Türkiye’ye döndükten sonra da şan dersleri almaya başlamış. Can Altuğlu’nun ilk teklisi “Bana Oynama!”, geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlandı.

Her ne kadar yukarıda kırklı yaşlarını süren yıldızlarımızın “teen-age” hayranlarından bahis açtıysam da, kendi kızımdan biliyorum ki başka türlü bir müzik algısı ve zevki olan bir genç kitle de var ve onlar bizim güncel Türkçe popa hiç mi hiç yüz vermiyorlar. Ellerinin altındaki interneti gayet bilinçli kullanıyor ve oradan dünyanın kapılarını açıyorlar. Can da onlardan biri… Dünyadaki pop müzik eğilimlerini yakından takip eden, dinleyen ve seven bir genç olunca da kendi müziğinin çıkış noktasını da oradan bulmuş. Yolları bir şekilde Deniz Erten’le kesiştiğinde, Erten’in yurt dışı bağlantılarını devreye sokmasına çok sevinmiş bu yüzden. Nitekim Can’ın bu ilk şarkısının bestesinde Richard Younglord, Fotios Stefos ve Deniz Erten’in ortak imzası var. Sözleri Deniz Erten yazmış, düzenleme ise yine Younglord ve Stefos’un elinden çıkmış.
Hal böyle olunca pek de Türkçe pop sularında yüzmeyen, basbayağı “R&B” havalı bir şarkı olmuş “Bana Oynama”.  Sözler de o yoldan yürüyor zaten. Görsellik ve klip de bu bütünü tamamlıyor. Üstelik tekli DMC gibi majör bir firmanın etiketiyle yayımlandı. Bütün bunları üst üste koyunca Can Altuğlu’nun yeni bir isim olarak dikkat çekebilmek için bütün taşları yerli yerine oturttuğunu söyleyebiliriz. Ama…

Aması şu ki; bu “sound” bir yandan bir riski de beraberinde getiriyor. Deneyenler ve başarılı olanlar yok mu? Elbette var. Hepsi ve 4 Yüz grupları bu tür üzerinden yürüyerek gayet başarılı olmuşlardı mesela. Ama grup olmanın dezavantajıyla sürdüremediler. Gerçi bile bile risk aldığını kendisi de söylüyor ama Can’ın işi hem daha kolay, hem de daha zor bu açıdan bakınca. Kısa vadede kolay algılanıp benimseneceğini düşünmüyorum açıkçası. Belki biraz zaman alacak ama bizim onun gibi yeni seslere, yeni yüzlere ve daha genç bir pop müziğe ne kadar ihtiyacımız olduğu Can Altuğlu ve benzerleri sayesinde yavaş yavaş anlaşılacak. O zamana kadar bize destek vermek düşüyor.


ÇAĞRI – “AFERİN”
Emel Müftüoğlu’na duyduğum sempatimin payı yok diyemem; Çağrı’yı başından beri dikkatle takip ediyorum. Bir önceki teklisinde ilk albümüne nazaran daha iyi şarkı söylemeye başladığını yazmıştım. Ama bu konuda hüküm vermek için, herkesin bildiği nedenler dolayısıyla, stüdyo kayıtları pek de ölçüt olamıyor artık. Tıpkı fotoğraf denilen şeyin nicedir teknoloji marifetiyle gerçekliğini kaybettiği gibi, stüdyolardan çıkan sesler de kulağı yanıltabiliyor. Nitekim geçenlerde şu aralar pek moda olan akustik programlarından birinde küçük bir orkestra eşliğinde şarkı söylerken dinlediğim/izlediğim Çağrı’nın (eğer o gün kötü bir gününde değildi ise) daha epeyce şarkıcılık egzersizi yapmaya ihtiyacı var. Bu yola baş koyduğuna göre mutlaka yapacaktır da zaten; çözümsüz bir sorun değil bu.
Çağrı başından beri çok iddialı, gürültü koparacağı çok belli, yapışkan şarkıları değil, daha ılıman iklimli pop şarkılarını tercih ediyor. Geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlanan yeni teklisindeki “Aferin” adlı şarkı da bu çizgide yine. Alper Narman – Fettah Can ve Onur Özdemir ortaklığı ile yazılmış şarkıyı Mustafa Ceceli düzenlemiş. Daha ziyade 2000’ler tadı veren, hatta Emel’in “Arabesk” albümünden kaçıp gelmiş gibi duran bu şarkı, renkli bir görsellikle bütünlenmiş. Gözlediğim kadarıyla şarkı servis edildiğinden bu yana pek fazla yürümedi. İddialı şarkıların ardı ardına yayımlandığı bir döneme denk geldi ve arada kaynadı sanki. Oysa hiç de fena bir şarkı değil. Kulak kabartmakta fayda var.

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, OCAK 2014, İSTANBUL
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe