EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

15 Ocak 2014 Çarşamba

HAFTANIN KONUK YAZARI : ELİF ÇAĞLAR




"Hafif Batı Müziği" hakkında...
 

Sorgulamadan, öncesinde birçok kişinin hata yaptığımı söylemesine rağmen İngilizce sözlü bir albüm çıkardım. Artık kimse insanları coğrafyalarına göre kalıplara sokup, şu dilde, bu tarzda söylemelisin diye sınırlandırmıyor dedim. Anlamayanların yanında gördüm ki dinleyenlerin çoğunluğu benimle aynı görüşü paylaşan insanlar oldu. Konserlerde eşlik ettiler parçalara, beni ne denli mutlu ettiklerini hissettirebildim umarım. Minnettarım ve devam edeceğim yoluma.
Fakat elbette, bir kalıbı savunduğu için değil, sadece tüm içtenliğiyle merak eden ve "senden Türkçe şarkılar da duymak isteriz" diyenler oldu. Görmezden gelemedim. Eskiden yazdığım birkaç Türkçe parçaya baktım, uzaklaşmışım. Yenilerine başladım. En önemli kriterim, içten olmak, kendin olmaktır müzikte ve en sonunda, kendimi duyduğum bu şarkılar çıkıverdi.

 

Senelerdir caz eğitimi almış ve ağırlıklı olarak caz performansları sergileyen bir müzisyen olarak, her zaman belirttim başka tarzları da ne kadar sevdiğimi, ki ilk albümüde de açık şekilde duyuluyor zaten bu sevgi. "Hafif Batı Müziği"nde elbet ayrılmaz bir parçam olan caz müziğinden ödünç alınmış tınılar duyacaksınız ama bu bir caz çalışması değil. Bu, benim pop müziği nasıl algıladığım, alışılmışın dışına sadeliğini koruyarak nasıl çıkar sorusunu kendimce cevaplamaya çalıştığım bir müzik çalışması.
Ülkemizde bunu yapan ve son senelerde daha iyi anlaşıldıklarını, daha büyük kitlelere ulaştıklarını düşündüğüm birçok harika müzisyen var. Kaliteden taviz vermedikleri için, maalesef nedense hemen "caz" damgası vuruluyor tarzlarına, sanki pop kötü bir şeymiş gibi. Sanki pop denen müzik sadece o fabrikasyon alt yapılı, sığ sözlü, basit melodili, özensiz armonili şarkılarmış gibi, sanki çocukluğumda büyülendiğim Quincy Jones ve Michael Jackson ortaklığında çıkan şarkılara o zaman "pop" denmiyormuş gibi, sanki tüm zamanların en önemli caz müzisyenlerinden Kenny Kirkland'ın, Brandford Marsalis'in Sting ile yaptığı müzikler pop değilmiş gibi, sanki bu topraklarda Arif Mardin'in bir milli hazine olarak gördüğünü belirttiği Sezen Aksu yetişmemiş gibi... Yurtta, cihanda örneği bol. Kaliteliyse illa ki cazdır, klasiktir, başka bir şeydir, artık pop olamaz.

Yanlış yönlendirmelere rağmen, müzikal olarak kandırıldığını farkeden daha çok insan var, hızla büyüyor o kitle. "Bana sürekli aynı şeyleri dinletemezsin" diyorlar, korkmuyorlar keşfetmekten. Onlarla ve onlara inanan, ulaşan müzisyenlerle, değişecek artık anlamlar, yenilenecek ve eskisi (!) gibi olacak... Her alanda! Ben buna inanıyorum en azından. İşte hem o dinleyiciye, hem de bu işi hali hazırda yapmakta olan, çaba veren, düşünen, tasarlayan yeni ve eski nesil müzisyenlere selam göndermek, saygılarımı sunmak amacıyla, pop müziğin farkı çağrışımlar yaptığı günlerin özlemiyle "Hafif Batı Müziği" oldu bu projenin adı.

 

Kaygılar şekillendirmedi, şarkılar ne istiyorsa onu yaptım. Umarım beğenirsiniz, olmadı en azından çabamı anlarsınız dilekleriyle, yüreğinde, kulağında müzik olan herkese sevgilerle..

Elif Çağlar/Hayat Müzik/2014
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. Caz, amerikada halkın müziği olarak ortaya çıkmasına rağmen sonradan bütün dünyada nedense elitist bir havaya büründü. yıllarca ülkemizde caz sanatçıları yabancı dillerde caz söylediler. dil bilen insanlar eşlik etti, sevdi. diğerleri öylece kaldı. özdemir erdoğan'dan bu yana türkçe sözlü caz ülkemizde de kabul gördü. ama yine sınırlı bir kitle dinledi.mesela ben de dil bilmeme rağmen yabancı dilde şarkı dinlemeyi sevmiyorum çünkü anadili gibi bilmedikten sonra şarkının sana hissettirdiklerini anlayamazsın. bu yüzden türkçe sözlü cazı destekliyor ve beğenerek dinliyorum. "türkçe sözlü caz olmaz" diyenlere ise kısaca "beceriksizsiniz ve kolaya kaçıyorsunuz" derim. ve hemencecik birkaç isim sayarım "ceylan ertem, jehan barbur, özdemir erdoğan, jülide özçelik, şenay lambaoğlu, esin afşar, bülent ortaçgil (bence caz sanatçısıdır), vedat sakman.....)

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe