EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

8 Aralık 2013 Pazar

YAVUZ HAKAN TOK, FERHAT GÖÇER'İN SON ALBÜMÜNÜ DEĞERLENDİRDİ!


“AŞKI KATINCA HAYATA”
FERHAT GÖÇER – “KALBE KİRALIK AŞKLAR”

Her albümünden en az üç dört “hit” yakalamayı başarıyor Ferhat Göçer. Sesini seversiniz sevmezsiniz, tarzından haz edersiniz etmezsiniz, o ayrı konu ama Sezar’ın hakkı da Sezar’a. 2011 yılının son aylarında piyasaya çıkan “Seni Sevmeye Aşığım”, bence kariyerinin en zayıf albümü idi ama o bile neredeyse iki yıla yayılan bir süre boyunca  Ferhat Göçer’i idare etti. Üstüne yaz aylarında “Yarabbim”le yarattığı dalgayı da düşünürsek, yeni albüme hazırlanırken de boş durmadığını söyleyebiliriz. Ferhat Göçer’in altıncı stüdyo albümü “Kalbe Kiralık Aşklar”, geçtiğimiz günlerde Emre Plak etiketiyle piyasaya çıktı.
On bir şarkının yer aldığı albümde farklı versiyon ve “remix” yok. Bir “cover” ve on yeni şarkıdan oluşan bir albüm bu. Dört şarkının söz ve müziğine Ferhat Göçer kendisi imza atmış, diğer şarkıların künyesinde ise bildik/bilmedik farklı isimler görüyoruz. Düzenlemeler Haluk Kurosman ve Selim Çaldıran tarafından yapılmış. Zaten bu albümü diğer Ferhat Göçer albümlerinden ayıran en büyük fark da albüme Haluk Kurosman’ın prodüktör olarak albüme imza atması olmuş. Müzik piyasasının ‘tuttuğunu altın eden’ müzisyenlerinden biri olan Kurosman, Göçer’in bildik tarzını kalıplarının da dışına çıkarmadan birkaç adım ileri götürmüş.

Albümden servis edilen ilk şarkı olan Zeki Güner bestesi “Git”, zaten yeterince parlak bir çıkış yaptı. “Git” gibi Türk pop şarkılarında çok eskitilmiş bir emir kipinden yola çıkmasına rağmen, gerek farklı sözleri gerekse de yüksek kalibreli melodik yapısıyla ilk dinleyişte dikkati çeken, hem popüler hem de klasik olabilecek bir şarkı çünkü “Git”. Üstelik Göçer’e de kelimenin tam anlamıyla cuk oturmuş. “Üzüm” ve “Biz Bu Değiliz”den sonra Zeki Güner – Ferhat Göçer ortaklığı bir kez daha pop müzik dinleyicisini tam kalbinden vuruyor bu şarkıyla.

Ancak Göçer her zaman yaptığı gibi yine bir tek şarkıya sırtını dayamamış. “Git”in hemen ardından gelen iki şarkı var ki her ikisinin de birer potansiyel Ferhat Göçer “hit”i olduğunu söylemek yanlış olmaz. Alper Narman ve Onur Özdemir ortaklığıyla yazılmış “İstanbul’un Surları” ve bir Ferhat Göçer bestesi olan “Sarıl Bana”, “Git”in yarattığı rüzgârı rahatlıkla devam ettirebilecek güçte şarkılar. Bir parça Sezen Aksu kokusu hissedilen “İstanbul’un Surları” alaturka motifleriyle ilk dinleyişte kulağa yer eden hüzünlü bir aşk şarkısı. “Sarıl Bana” ise düğün törenlerinin ilk dansında çalınmaya aday bir ilan-ı aşk şarkısı; bir nevi “Cennet”in 2014 versiyonu da denilebilir. Bu noktada akla gelen ilk soru Ferhat Göçer’in kendini tekrar edip etmediği oluyor belki ama Göçer’den sonra bu üç şarkı bu nevi şarkılar okumaya soyunanlarla kıyaslandığında, bu işi yine en iyi onun yaptığını da gösteriyor. Buna istikrar da denilebilir pekala.

Ferhat Göçer’in bir önceki albümden önce oluşturduğu besteniyolla.com adresli platform, birçok yeni besteci keşfi yapmasını sağlamış ve o albüm çoğunlukla o platforma gönderilen şarkılar seçilerek oluşturulmuştu. Göçer bu albümde de iki yeni besteciyi lanse ediyor. Ahmet Birdal Gök bunlardan biri. Albüme adını veren “Kalbe Kiralık Aşklar” da Gök’ün bestesi. Hemen ardından gelen “Nasıl da Değişiyor Rengi” ise söz ve müziği Haluk Kurosman’a ait bir şarkı. Bu iki şarkı da ilk üç şarkının dinleyici üzerinde yarattığı etkiyi sürdürebilecek güçte şarkılar. Yani neresinden baksanız, şayet Ferhat Göçer’in müziğini sevenlerdenseniz, beşte beş bir vuruşla bu albümden daha yarısını dinlemişken bile memnun kalmanız mümkün. “Kalbe Kiralık Aşklar”ın yoğun romantizmi (Göçer’in artık standardı haline gelen bir dik bir pes üst üste söyleme tekniğinden sıkılmadıysanız şayet), mevsim itibariyle de bünyeye iyi gelebilir. “Nasıl da Değişiyor Rengi”nde ise Kurosman “suyu katınca teke, aşkı katınca hayata” cümlesiyle bir demlenme şarkısının içinden geçirilebilecek en şahane sloganı yakalamış. Sırf bu cümle için rakıya su katılır, kadehler tokuşturulur; o derece. Kaldı ki “aşkı katınca hayata” bu albümün alt başlığı da olabilirmiş rahatlıkla.


Adına aldanmayın; albümdeki bir başka Alper Narman – Onur Özdemir şarkısı olan “Mehtaplı Geceler” alaturka formunda bir şarkı değil. Aksine Kurosman marifetiyle ucundan kıyısından Türk usulü “rock” tınıları bile taşıyor. Hatta şöyle söyleyeyim; pekala Gripin de söyleyebilirmiş bu şarkıyı.
Buna karşın peşi sıra gelen Ferhat Göçer bestesi “Talihimin Döndüğü Yok”, “Nasıl da Değişiyor Rengi”nin orta yaş dokusunun peşinden giden, albümdeki bir başka demlenme şarkısı. Göçer’in başından beri gözettiği 35 yaş üstü dinleyici kitlesi için biçilmiş kaftan da denilebilir.

Bir başka adı duyulmamış besteciye, Hüseyin Boncuk’a ait olan “Büyük Oyun”, albümün genel havasına kıyasla daha iyimser, daha güleç bir şarkı. Buna karşın özellikle Candan Erçetin’in son albümlerinde epeyce sardırdığı bu tarz armoni ve melodik yürüyüşleri bir müzik dinleyicisi olarak çok sevdiğimi söyleyemem. Daha ziyade Yunan müziğinde rastlanan bu tarzın altı da şarkıda buzuki kullanarak çizilmiş zaten.  
Ferhat Göçer albümlerinin olmazsa olmazlarından ‘salon dansı şarkıları’ kategorisinde bu albüme giren şarkılardan biri de “Kim Bilir”. Sözleri Kenan Rahimov’a, bestesi Revan Aliyev’e ait bu Azerbaycan şarkısı, ufak değişikliklerle Türkiye Türkçesine uyarlanmış ve tipik bir Ferhat Göçer şarkısına dönüştürülmüş. Azerbaycan’da Eyup Yakubov’un sesinden çok sevilmiş bu şarkının Türkiye’de (çok af edersiniz) “asansörde yiyişen dayılar” videosunun fon müziği olarak kulaklara yer etmesi de işin ironik tarafı. Gerçi video Ferhat Göçer şarkıyı kaydettikten çok sonra yayılmış internette ama Göçer ve ekibi bu “kötü” şöhretinden dolayı şarkıyı ciddi ciddi albümden çıkarmayı bile düşünmüş, sonra vazgeçmişler.


Albümün son iki şarkısı Ferhat Göçer’in söz ve müziklerine imza attığı şarkılar. Oryantal ritimli, alaturka esintili “Belki de” ve yine Türk usulü “rock” esintili, albümün geneline göre daha pop duran “Avare Martılar”. Bu son şarkı da “Mehtaplı Geceler”le birlikte Göçer’i Günay sahnesinden kaçırıp Jolly Joker sahnesine çıkarabilir desem abartmış olurum belki ama her iki şarkının da albümün geneline kıyasla daha genç durdukları kesin. 

Koray Erkaya tarafından çekilen kapak fotoğrafları, Ferhat Göçer’in önceki albüm fotoğraflarından ne bir eksik ne bir fazla. Bir tane gülümseyen fotoğrafı var; belki bu fazla olabilir ama diğer karelerde tipik hüzünlü ama mağrur Göçer pozları var. Kapak fotoğrafında sağ köşede gözüken tanımlanamayan cismin bir mangal olduğunu düşündüm ben (ki şayet öyleyse çok saçma); artık siz de hayal gücünüze göre başka çıkarımlar yapabilirsiniz. Kumsalda oturduğu rüküş koltuk mu daha acayip, aynı kumsalda (illa ki eski stil) mikrofon ve gitarla verilmiş sahne pozu mu, onu bilemedim. Barış Şahin imzalı kartonet tasarımı ise açıkçası kuş kondurmuş gibi görünmüyor.

Sözün özü Ferhat Göçer’in popülerliğini bu kez iki yıl değil, belki üç yıl bile sıcak tutabilecek, gayet doğru kotarılmış bir pop albümü bu. Tekrar edeyim, seversiniz sevmezsiniz o sizin bileceğiniz iş ama Göçer’in kariyerinde işini şansa bırakmadığını ve bu konuda benim diyen birçok yıldızdan daha verimli ve çalışkan olduğunu bu albüm bir kez daha gösteriyor. Bunu kabul etmek lâzım.


YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, ARALIK 2013, İSTANBUL
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe