EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

17 Ağustos 2013 Cumartesi

MİRKELAM, HAYAT MÜZİK'TE SORULARIMIZI YANITLADI!


Müzik dünyasının şahsına münhasır isimlerinden Mirkelam, yeni albümü ''Denizin Arka Yüzü'' ile yeniden dinleyicisiyle buluştu. Albümü ilk dinleyen şanslılardan biri olarak bir de albümü detaylarıyla konuşalım istedik... Buyrunuz ''Denizin Arka Yüzü''nde bir Fergan Mirkelam...
Yeni albümünüz  ''Denizin Arka Yüzü'' kısa süre önce müzik marketlerde yerini aldı. Mirkelam kariyerinde yaklaşık 7 yıllık bir ara ve akabinde gelen altıncı solo albüm.. Bu uzun aranın özel bir sebebi var mıydı? Nefes almak, yeni şeyler yaşamak için gereken süre miydi ?

Hem nefes almak hem yeni şeyler yaşamak dersem biraz basite indirgemiş olurum yaptıklarımı. Bu muazzam hikayeler hepimizin her gün başına gelen, hem aynı hem de hayatı anlamlaştıran şeyler. Üstüne yazdığınız müzik ile çok zevkli bir albüme dönüşebiliyor.


Mirkelam'ı hep farklı  ve yeni görmeye alışkınız. Zaten Türk popu  içinde sizi özel kılan da bu yönünüz. Her seferinde bu kadar yeninin  peşine düşmek zorlamıyor mu sizi?

Zaman müsaade ederse aslında her birimiz yeninin peşine düşüyoruz her gün, zaten doğada yenilenmek varken bunun dışında var olmak mümkün değil.  Zor bazen kolay olabiliyor, bazen kolay bir şey ne kadar zor. Deneyip görmek lazım.


 ‘’Yeni Çok Rağbet Görmüyor!’’

Peki ya ticari kaygı... Bu kadar deneysel çalışma içinde ticari kaygı duymuyor musunuz ?

Albüm yapmak ya da sanat kişisel bir geçiştir. Bu kişiselliği genelleştirmek yazarın başarısıdır. Her Gece'den bu yana hiç bir  ticari kaygı gütmedim. Sadece, yeni olanı yeniden tanıtmanız, anlatmanız, hayal ettirmeniz, hissettirmeniz gerekiyor yılmadan . Tavla, Katilimsin, Aşkımsın, Kokoreç, Joker, Ayva, Asuman, Bi Fotoğraf Çekinebilir Miyiz gibi, şimdi de I Love You, İskorpit, Ambulans, Kırık Gitarlarla, Yok gibi şarkılar.

Türk popunun bu kadar aynılaşmasını neye bağlıyorsunuz? Sizce neden hep ''tutacak şarkı'' formülleri üzerinde şarkılar yaratılıyor? Bu anlamda cesaret neden yok?

Çok deneysel bir yapımız yok halk olarak, yeni denen şeyler de bu yapının eksikliğinden pek rağbet görmüyor sanatçılar, şarkıcılar bunun korkusundan asıl ülke ve dış dünya için gerekli olan cevheri bir türlü çıkaramıyorlar müzikte. Bir de çok çalışmak lazım hem edinmek için hem de eğitsel olarak.



‘’Bir Denizin Derinlerine İneceğiz, 
Sonra da Yukarı Çıkacağız…’’

''Denizin Arka Yüzü''nde derinlere inelim biraz. Albümde dinleyici neler bulacak? Hangi sihirli parmakların elleri değdi bu albüme?

Bir albüm yaratırken etrafınızda sizle olan insanlar ne kadar profesyonelse ya da ne kadar çok profesyonelle çalışırsanız ortaya o kadar güzel bir sonuç çıkıyor. Fotoğrafçısından müzik prodüktörüne süpervizöründen, çaycısına  plak şirketine kadar  Bir insanın, bir denizin derinlerine ineceğiz, sonra yukarı çıkacağız hüzünden mutluluğa bu albümde.

Albüm, şarkıları  olduğu kadar kartoneti ile de dikkat çekiyor. Bütün bu fikirleri, konsepti oluşturan ekipten söz etmeden olmaz...?

Candaş Arın ile tasarladık kapağı, fotoğraflar O'nun. Albüm konseptinin bir hikaye kitabı olması fikri benim, tabii, konuşarak, hayal ederek, şarkılardan etkilenerek gelişiyor her şey. Ve biz de hep hayal kurduk nasıl daha iyi olur diye.

Daha önce Mucizeler Komedisi müzikalinde çok önemli oyuncularla birlikte başarılı  bir performans sergilemiştiniz. Bu albümün müzikal  olması  ile ilgili de bir projenin de gündemde olduğunu duyduk. Detayları  merak ettim.

Aslında her şeyini melodram hassasiyetinde yaşayan bir toplum olarak müzikallerin eksikliğini pek anlamış değilimdir. Belki artık birbirimizle anlaşmak için duygularımız yerine konuşmalarımızı kullanıyoruzdur. Ama ben hala sahne açısından doyurucu bir performans olan müzikallerin seyircinin ilgisini çekebileceği kanaatindeyim.

Albümünüz ilk kez deezer.com'da yayınlandı. 90'lı yıllarda albümlerini kaset olarak dinleyici ile buluşturan bir sanatçı olarak bugün dijital platformlardan dinleyici ile buluşabildiğinizi görüyoruz. Bu değişimler hakkında bir sanatçı olarak neler düşündüğünüzü merak  ediyorum.

Taş plaktan plağa, kasetten CD'ye, şimdi dijital. İnsanların modernliklerini, yeniliklerini, hissettiklerini, teknolojik, sosyal, yapısal değişikliklerinin müzik, sinema, kitap, yazım sektörüne yansımaları. Ben işimi yapıyorum, köprüler kurmak anlaşmanın, kendini anlatmanın bir yolu. Seyirciye, dinleyiciye ulaşmak için...

Son olarak Hayat Müzik okurlarına ve dinleyicilerinize neler söylemek  istersiniz?

Mutlu, sağlıklı, hayallerle dolu yıllar diliyorum tüm okurlara.

Röportaj: Ahmet ERTEN/Hayat Müzik/2013
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. önceden sadece 'beyoğlu' şarkısını dinleyip çok aceleci davranarak, şarkıyı beğenmediğimi söylemiştim. ama gel gör ki albümün tamamı bir hikayeyi anlatıyormuş.bunun gibi albümler çok yayımlanmıyor. zuhal olcay'ın küçük bir öykü bu ve redd'in 21 albümleri gibi. 'beyoğlu' şarkısı da hikayenin içinde anlamını buldu ve sonradan çok beğendim. tüm albümle beraber tabii. ama eğer klip çekilecekse 'yok', 'bam bam' veya 'kırık gitarlarla' şarkılarına çekilebilir.

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe