EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

8 Ocak 2013 Salı

YAVUZ HAKAN TOK 4 YENİ TEKLİYİ DEĞERLENDİRDİ!



BORA DURAN – “SEN DE GİDERSEN”

Tarkan başka bir yerde belki ama türevleri her yerde. Ergen kızların sevgilisi, artist bakışlı, fevkalade yakışıklı ve Tarkan gibi dans eden, şarkı söyleyen erkek şarkıcı modelinden yıllardır yeterince nasibimizi aldık, hâlâ almaya da devam ediyoruz. Hal bu derece sıkıcıyken, alternatif erkek şarkıcı profillerinin ortaya çıkması ve azımsanmayacak derecede ilgi görmesi neredeyse kaçınılmaz bir sonuçtu.


Alternatif dediysem, çok farklı, çok deneysel, çok yeni bir şeyler gelmesin aklınıza. Yakın tarihte Ferhat Göçer ve peşi sıra Mustafa Ceceli’nin “ailemizin beyefendi erkek şarkıcısı” kontenjanından parlaması boşuna değildi. Bu aralar ise Gökhan Türkmen, Fettah Can, Halil Sezai ve Bora Duran patlaması yaşanıyor. Evet, farklı değil, deneysel değil, yeni hiç değil. Ama onca libidosu yüksek, yakalarsa öpecek gibi duran, poz poz bakan, kasım kasım kasılan, “unisex” erkek şarkıcı arasında ister istemez başka bir kulvar açtılar. Daha sakin, daha ağır ve en önemlisi, çok daha romantik bir kulvar.


Bora Duran bu kulvarda alabildiğine sessiz sedasız, beklenmedik bir çıkış yakaladı 2012’de. Yılın ilk ayında yayımlanan albümünden sonra, son aylarında yayımlanan teklisiyle de bu çıkışı sürdürmeyi başardı. Sözü, müziği ve düzenlemesi kendisine ait “Sen de Gidersen” adlı şarkının iki farklı versiyonla yer aldığı bu tekli, Pasaj Müzik etiketiyle piyasaya sürüldü.
Kolay akılda kalan, kolay eşlik edilen, sloganı olan, sırtını arabeske yaslamış, ağır romantik bir şarkı “Sen de Gidersen”. Bora Duran duygu sömürüsü yapmadan, bağırıp çağırmadan, abartmadan, alabildiğine sakin şarkıcılığıyla şarkıyı pop sularına çekiyor. Türün gereklilikleri eksiksiz yerine getiriliyor böylece.
Bora Duran’ın bu tekliyle dinleyiciyi doğru bir yerden yakaladığı açıkça görülüyor. Kendi türünde yarattığı etkiyi de göz önüne alırsak, 2013’e çok fazla göz önünde olmadan, sadece şarkılarıyla, bir nevi ‘gizli star’ olarak girdiğini söylemek yanlış olmaz. Bu etkinin 2013’de de sürüp sürmeyeceği ise Duran’ın yeni çalışmalarıyla tescillenecek.


ESMA ER – “SORU İŞARETLERİ”

2008 yılında ilk albümü “Kimi Kimi” ile dikkatleri üzerine çeken ama arkasını her nedense getiremeyen Esma Er, 2012 yılının Kasım ayında piyasaya sürülen teklisiyle tekrar karşımızda. “Soru İşaretleri” adı verilen ve DMC etiketiyle yayımlanan bu teklide iki şarkı, ikişer farklı versiyonla yer alıyor.

Tekliye adını veren “Soru İşaretleri”, söz ve müziği Murat Güneş’e ait bir şarkı. Son yılların en dikkat çekici popüler şarkı yazarlarından biri olan Murat Güneş, sessiz sedasız “hit”ler yazmaya devam ediyor. Bu şarkı da hem sözleri, hem de melodik yapısıyla etkileyici, iyi bir pop şarkısı. Şarkının akustik düzenlemesini Aytuğ Yargıç, hareketli düzenlemesini ise David Şaboy yapmış. Hem şarkının hem de Esma Er’in şarkıcı olarak gösterdiği başarılı performansın içini dolduran, hakkını veren, sıkı pop düzenlemeler bunlar.  

İyi bir sesi olduğuna dair ilk albümünden edindiğimiz kanaati, o zamandan bu zamana belirgin bir şekilde geliştirdiği şarkıcılık tekniğiyle de perçinlemiş Esma Er. Nitekim teklideki diğer şarkı olan “Hayır”da da bunu net bir biçimde görmek mümkün. Söz ve müziği Sezen Aksu imzalı bu şarkı, “Sezen Aksu ‘88” albümünün o vakit bu vakit el değmemiş şarkılarından biriydi. Bu aralar önüne gelenin eski Sezen Aksu “hit”lerinden medet umduğu ve bu uğurda Aksu diskografisinin talan edildiği düşünülürse, hem bu şarkının bulunup çıkarılması, hem de ziyan edilmeden bugüne adapte edilmesi takdire şayan. Özellikle de böylesi bir şarkının çok kolay kaldıramayacağı ‘hareketli versiyon’un üstesinden Aytuğ Yargıç ve Erdinç Erdoğdu işbirliğiyle kafa göz yarılmadan gelinmiş olması, benzer işlere heveslenenlere ders olacak nitelikte.

Sadece bir tekli olmasına rağmen, bir albüm ölçeğindeki kartonetin ve Emre Ünal imzalı moda çekimi tadındaki stilize kapak fotoğraflarının da gayet albenili olduğunu söylemeliyim.
Pop müzik sevenlerin çekincesiz sevecekleri, dinlemekten hoşnut kalacakları bu iki şarkıyla Esma Er, 2013’e iddialı bir giriş yapıyor. Sonrasını herkes gibi ben de merakla bekleyeceğim.


EMİNA SANDAL – “KİMSE YOK MU?”

Emina Sandal’ın internette resmi internet sitesi olarak gözüken ve epeyce acemice hazırlanmış bir sayfada övgülerle dolu bir biyografisi var. Özellikle şu cümleler onu tanımayanlar ya da yanlış tanıyanlar için açıklayıcı olabilir: “Sırbistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan & Makedonya ve diğer Eski Yugoslavya'dan ayrılmış devletlerin en tanınmış şarkıcılarındandır. Dünyaca ünlü isimlerle de düet yapmıştır. Albümleri milyonlar satmış, yüzlerce uluslararası konser vermiştir. Ancak Türkiye'de evlenip yerleşme kararı aldıktan sonra kariyerine bir süre ara vermiş, ardından sadece ülkesinde işine devam etmeye başlayıp Türkiye'de kariyer yapmamaya karar vermiştir. Bu yüzdendir ki; Balkanların en ünlü şarkıcısı niteliğindeki Emina Jahović Sandal, Türkiye'de yanlış bir şekilde; sadece Mustafa Sandal'ın eşi olarak tanınmaktadır.”

Ancak yine de cümlelerin büyüsüne kapılıp beklentinizi yükseltmenizi tavsiye etmem, hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Zira Emina Sandal’ın Balkan ülkelerindeki başarısını Türkiye’de tekrarlaması bu şartlar altında bir hayli zor görünüyor.

2012 yılında Mustafa Sandal’ın “Ego” adlı albümünde kocasıyla bir düet yaparak, bir de Erdem Kınay'ın “Proje” adlı albümünde İngilizce sözlü “Broken adlı şarkıyı seslendirerek Türk müzik piyasasında boy gösteren Emina Sandal, Kasım ayında da ilk teklisini yayımladı. Tüm bunlardan önce de Lale Devri adlı dizide bir müddet başrol oynamış, ancak oyunculuğu pek itibar görmeyince diziden ayrılmıştı.
DMC etiketiyle yayımlanan teklide sözleri Mustafa Sandal’a, bestesi Emina Sandal ve Bojan Dugic’e ait “Kimse Yok mu?” adlı şarkı yer alıyor. Neresinden baksanız vasatın altında, üçüncü sınıf bir pop şarkısı bu. Emina Sandal epeyce aksanlı bir Türkçeyle, zaten renksiz ve ruhsuz bu şarkıyı alabildiğine renksiz ve ruhsuz bir biçimde seslendiriyor.

Kapak fotoğraflarındaki iddialı pop-star görüntüsü, sadece kapak fotoğraflarında kalıyor ve ne şarkı ne de Emina Sandal’ın şarkıcılığı heyecan uyandırıyor. Sandal’ın Türk pop müziği piyasasında kendine bir yer bulabilmesi için Balkanlardaki şöhretini bir kenara koyup, işe sıfırdan başlaması gerekiyor. Buna gerek var mı, yok mu derseniz, onun muhasebesini de kendisine bırakalım. 

GÜLDEN MUTLU – “UNUTAMAM DEDİN”

Konservatuarın Türk müziği bölümünden mezun olduktan sonra bir süre İzmir’de çeşitli mekanlarda sahneye çıkan Gülden Mutlu, 2008 yılında Londra’ya yerleşmiş ve müzik çalışmalarına orada devem etmiş. Türkiye’ye döndüğünde bir vesileyle tanıştığı Emre Aydın’la çalışmaya başlamasıyla da müzik sektörüne ilk ciddi adımını atmış.

2012’nin en çok ses getiren işlerinden biri olan “Soğuk Odalar” teklisinin aynı adlı şarkısını yazan ve Emre Aydın’la birlikte seslendiren Gülden Aydın, bu defa kendi adını taşıyan bir tekliyle karşımıza çıktı. Gülden Mutlu’nun merakla beklenen şarkısı “Unutamam Dedin”, 565 Yapım ve DMC işbirliğiyle, geçtiğimiz Aralık ayında piyasaya çıktı. Emre Aydın bu tekliye prodüktör olarak imza atarak bir anlamda Gülden Mutlu’ya vefa borcunu ödüyor.

“Unutamam dedin, yalan mı söyledin? Ben böyle pare pare, zehir oldu yediğim içtiğim,” şeklinde sürüp giden şarkı sözleri son derece klişe. Beste de hakeza, orta halli bir popüler alaturka şarkıdan fazlasını vaat etmiyor. Düzenlemeyi yapan Mustafa Ceceli de şarkıya kuş kondurmamış. Eli yüzü düzgün, doğru dürüst çalınmış ve söylenmiş bir şarkı, ama hepsi o kadar. Eğer Gülden Mutlu’nun müzikte yolu bu olacaksa, ne gam! Kendi adıma benim beklentim biraz daha yüksekti açıkçası.

Gülden Mutlu gayet temiz ve net, çapaksız bir biçimde şarkı söylüyor. Yer yer yaptığı gırtlak nağmelerinin ve şarkının genel havasının Sıla’nın alaturka kokulu şarkılarının izinden gittiği söylenebilir. Tabii bütün bu izlenim, sadece bir tek şarkının hissettirdikleri… Daha fazlasını söyleyebilmek için albümü beklemekte fayda var.  
Bu arada teklinin Sertaç Pişkin imzalı kapak fotoğraflarının ve görsel tasarımının gayet şık ve başarılı olduğunu da söylemeden geçmemek lazım.

YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK, OCAK 2013, İSTANBUL     

Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe