EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

21 Eylül 2012 Cuma

YAVUZ HAKAN TOK ''TEKLİLERİ'' YAZDI!


GÖKTEN YAĞMUR DEĞİL, TEKLİLER YAĞSIN!

(“Single” yerine önerilen “tekli” kelimesine başından beri mesafeli yaklaşmıştım ama genç müzik yazarı arkadaşlarım o kadar istikrarla ve ısrarla kullanmaya devam ettiler ki bu kelimeyi, sanırım sonunda ben de alıştım ve hatta ısındım. O halde bu yazı da “tekli” kelimesini ilk kez kullanmaya başladığım yazı olarak tarihe not düşülsün.)

Yayımlanan tekli sayısı arttıkça, müzik piyasasında hareket de artıyor. Bunun mekanik satışlara belki bir faydası olmuyor ama tekliler hem dinleyiciye, hem de şarkıcılara yarıyor. Yağmurlu günlerin kapımıza gelip dayandığı şu mevsimde, eski bir şarkıdan alıntıyla ifade edelim memnuniyetimizi ve her daim dileğimizi o halde; “Gökten yağmur değil, tekliler yağsın!” Buyurun, en yeni ve en tazesinden üç tekli daha… 


YONCA EVİMİK – “YALLAH SEVGİLİM” 

Yonca Evcimik kendisini sesiyle değil şarkılarıyla dinlettiren, şovuyla, dansıyla, imajıyla izlettiren bir isimdi yıllar boyunca. Kimsenin de buna bir itirazı yoktu. Zira o kimsenin yapamadığını yapmış, arkasında grubuyla birlikte dans edip şarkı söyleyen bir pop yıldızı olarak doksanlarda yaşanacak pop patlamasının startını veren birkaç isimden biri olmuştu. Ne zamanki bundan caydı ve daha yetişkin bir müziğe ve görselliğe soyundu (ki 1998 çıkışlı “Günaha Davet” albümü ve sonrasıdır bu dönem), asıl hedef kitlesini kaybetti ve ilk üç albümündeki ihtişamını bir daha yakalayamadı.
2010 yılında yayımlanan ve kötü bir şaka olarak hatırlamak istediğimiz “Tweetine Bandım” ve 2011 çıkışlı kolektif çalışma “Seni Hala Seviyorum”dan sonra yine tek bir şarkıyla Evcimik bir kez daha şansını deniyor şimdi. Tekli formatında piyasaya sürülen ve bir Özbek şarkısından Türkçeye Barlas Erinç tarafından adapte edilen şarkı “Yallah Sevgilim” adını taşıyor. Orijinali Tolib Kuliev’e ait olan ve Feruza Jumaniyozova tarafından seslendirilen şarkının Yonca Evcimik düzenlemesini ise İskender Paydaş yapmış.
Adından da anlaşılacağı üzere Arap müziği etkili bu şarkı, sıradan bir Mezdeke havası gibi başlayıp, oradan “club”a dönüyor, Türk popunun en son modası elektronik seslerle yürüyüp, şıkır şıkır zillerle devam ediyor. Eğlenceli mi? Evet! Kulüplerde çalınır, dans ettirir ve dahi eşlik ettirir mi? Ona da evet! Peki ya sonra? Sonrası yok, hepsi bu kadar.
Üstelik Yonca Evcimik buna çok benzer bir iş daha yapmıştı; hem de ta 1998 yılında. “Tatlı Kaçık”tı o şarkının adı. Yıl 2012 oldu. Yenilikçi ve farklı yollardan yürüyen, herkesten hep birkaç adım önde giden Yonca, nedense kendini tekrar etmekte buldu çareyi. Evet uzun zaman sonra nihayet yeniden, klibinde dans grubu eşliğinde dans ediyor, kostümleri ve imajıyla da dikkat çekiyor. En azından görmek istediğimiz Yonca bu. Ama duymak istediğimiz bu mu, ona emin değilim.

GÜLBEN ERGEN – “DURDURUN DÜNYAYI”

Gülben Ergen 2011 çıkışlı “Hayat Bi’ Gün” albümünden umduğunu bulamamış olacak ki (ki biz dinleyici olarak bulamamıştık zaten), henüz yeterli sayıda klip bile çekmeden albümü rafa kaldırıp yeni bir şarkıyla dinleyici karşısına çıktı. Söz ve müziği Kenan Doğulu’ya ait “Durdurun Dünyayı” iki farklı versiyonun yer aldığı bir tekli olarak geçtiğimiz günlerde piyasaya sürüldü.
Şarkının fikrinin kendi şarkısından çalındığını iddia eden Ferdi Tayfur’a hak vermek mümkün değil, öncelikle onu söyleyeyim. İlk o kullanmış olsa bile (öyle mi sahiden?) zaman içerisinde bir kalıp haline gelmiş “durdurun dünyayı inecek/binecek var” buluşunun patentini Ferdi Tayfur’a vereceksek şayet, sözgelimi içinde her “yıkılmadım ayaktayım” geçen cümle için de Fikret Şeneş’e telif borçluyuz. Kaldı ki Kenan Doğulu’nun bestesinin Ferdi Tayfur’un bestesiyle uzak yakın ilgisi yok. Mesele sadece isim benzerliği ise şayet, aynı adlı bir tiyatro oyunu ve bir de kitap var, onları ne yapacağız? Bunu geçelim bence…
Kıyametler koparacak bir şarkı, bir “hit” değil belki ama “Durdurun Dünyayı” Gülben Ergen için adeta biçilmiş kaftan. Belli ki o da çok inanmış ve şarkıyı sevmiş. Çünkü eni konu iyi söylüyor. Şarkının sözlerine sahip çıkıyor, söylediklerine inandırıyor. Kusursuz, aksaksız, çapaksız bir şarkıcı dinliyoruz şarkı boyunca. Bu da bize Ergen’in Sezen, Ajda ve en çok da Şehrazat etkisinden kurtulduğunda (teknik olarak) ve doğru şarkıyı bulduğunda daha iyi şarkı söyleyebildiğini gösteriyor. Seversiniz sevmezsiniz, dinlersiniz dinlemezsiniz o ayrı ama Sezar’ın hakkını Sezar’a da vermek lazım.
Tıpkı Yonca Evcimik gibi Gülben Ergen’in de günü kurtarmaktan ötesini yapması gerekiyor artık. Aksi takdirde kemiklemişmiş kitlesinden daha fazlasına hitap edemeyecek çünkü. O zamana kadar bu şarkıyı, özellikle Ozan Doğulu’nun şahane düzenlemesinin hatırına dinleyebilirsiniz. Dinlemek istemeseniz de radyolarda, mekanlarda illa ki kulağınıza çalınacaktır zaten, kaçarı yok. 


OZAN DOĞULU FEAT.MODEL – “DAĞILMAK İSTİYORUM”

Dj-aranjör modasını başlatan ve elektronik dans müziğinin sevilmesinde yadsınamaz bir rolü olan Ozan Doğulu’nun üçüncü albümünü bekleyedururken biz, Doğulu cephesinden sürpriz bir tekli geldi. Popüler müziğin iki yükselen değerini, “rock”ı ve elektronik dans müziğini aynı potadan geçirmek neresinden baksanız çok zekice. Bunu her iki tür müziğin iki yükselen değeri üzerinden yapmak da baştan kazanılmış bir ticari başarı demek haliyle. Ama hepsi bu kadar da değil. Ortada kolay dile düşecek, slogan olacak, hem eşlik edilecek, hem dans edilecek bir şarkı ve bu şarkıyı kelimenin tam anlamıyla uçuran bir düzenleme var. (Böylesi bir şarkı ve düzenlemede kemençe ve tulum kullanmaya Doğulu’dan başkası cesaret edemezdi sanırım. Bunun altını çizmek lazım özellikle.)
Hedef kitlesini onikiden vuracak, muhtemelen ötesine de, mesela Model’i hiç dinlemeyenlere de ulaşabilecek bir iş bu. Mevsim itibariyle ‘yaza damgasını’ vuramayacak belki ama, popüler müzik literatürümüze ‘sonbahara damgasını vurmak’ kalıbını kazandırması şaşırtıcı olmayacak.

YAVUZ HAKAN TOK, EYLÜL 2012,HAYAT MÜZİK, İSTANBUL
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe