EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

2 Ağustos 2012 Perşembe

YAVUZ HAKAN TOK ''HADİSE'' VE ''EMİR''İ YAZDI!


İKİ “SİNGLE”, DÖRT ŞARKI

HADİSE – “BİZ BURDAYIZ”

Ne Belçika’da Pop Idol yarışması sayesinde ün kazanıp albüm yapması, ne Türkiye’de Pop Star yarışmasında kırık Türkçesi ve “Kezban Paris’te” haliyle Osmantan Erkır’ın yanında haftalar boyu sunuculuk yapması, ne de sonrasında Türkiye’de yayımlanan çoğu İngilizce, azı Türkçe şarkılı albümü Hadise’yi bağrımıza basmamızda Eurovision kadar etkili oldu. 2008’i 2009’a bağlayan yılbaşı gecesi kot pantolonu ve ayva göbeğini açıkta bırakan beyaz tişörtüyle, hem çok sade, hem çok seksi, hem çok bizden, hem çok Avrupai karşımıza çıkıp “Düm Tek Tek” dedi ve turnayı o dakika gözünden vurdu. 

Sinan Akçıl’ın en iyi (belki de tek iyi) işi olarak müzik tarihine geçecek “Düm Tek Tek”i daha ilk duyduğumuzda hem çok sevmiş, hem de 30 yılı aşkın maceramızda Ajda ve Sertab’dan sonra Hadise’yle üçüncü kez Eurovision sahnesine “batılı gibi şarkı söyler, doğulu gibi göbek atarız” iddiasını getirecek olmanın haklı gururunu yaşamıştık. Sonra Hadise Moskova’ya gitti ve işi dansöz kıyafeti giymeye kadar vardırarak bu göbek atma meselesinin gözünü çıkardığından mı, You Tube videolarında izlediğimiz canlı performans videolarında hep çok etkileyici görünürken, Eurovision sahnesinde tutulup kalmasından mı, yoksa rakiplerinin pek güçlü kuvvetli olmasından mı, artık bilinmez neden, 2003’den bu yana başarıdan saymadığımız bir dereceyle, dördüncülükle memlekete döndü. 
2008 yazında kariyerinin en talihsiz albümü “Kahraman”la karşımıza çıktığında “Bence Evlenmeliyiz” diyor, halay desem değil, türkü desem o da değil, tuhaf bir şarkı söylüyordu. Neyse ki talih yüzüne güldü ve Sinan Akçıl hem sevgilisi hem de bestecisi olmak üzere bir başka “star”ımızın peşine düştü de, bu bol magazin malzemeli transfer sonrasında Hadise bildiği yoldan yürümeye devam etti. Etti de şahane şeyler mi yaptı? Kuşkusuz hayır. 2011 çıkışlı “Aşk Kaç Beden Giyer?” albümü, hiç de fena olmayan ve standart Türk pop çizgisinin üzerine çıkan birkaç şarkıya rağmen, Hadise’nin ne yazık ki “Turkish Beyonce/Shakira” olma konusundaki ısrarından öteye gidemeyeceğinin sinyallerini veriyordu.  “Bakın ben hem dans edip hem şarkı söylüyorum”u gözümüze sokma hırsı “playback” duvarına toslarken, “benim yerim Beyonce’nin/Shakira’nın yanı”nı bize kabul ettirme gayreti de ablasının çektiği “esinlenilmiş” kliplerinin acıklı rüzgârında savrulup gidecekti.
Burada mutlaka üzerinde durulması gereken enteresan bir durum da var. Hâlihazırda en çok kullanıcısı olan dijital platform olarak dikkate almak durumunda olduğumuz TTNet verilerine göre “Aşk Kaç Beden Giyer?” tüm zamanların en çok dinlenilen beşinci şarkısı. Aynı şarkı en çok indirilenler listesinde ise ancak seksen dokuzuncu sırada yer alabilmiş. Buna karşılık “Evlenmeliyiz” tüm zamanların en çok indirilen beşinci şarkısıymış. “Aşk Kaç Beden Giyer?”in You Tube’daki resmi MÜYAP sayfasında tıklanma sayısı on milyonu geçmiş. Oysa “Evlenmeliyiz” henüz iki milyonu bile bulmamış. Örnekler çoğaltılabilir ki gerek yok. Sadece şu yazdıklarım bile Hadise şarkılarını sevenlerin tutarsızlığını ortaya koyuyor. Kim bilir belki onların tutarsızlığı değil de, Hadise’nin sanal ortamda gerçekte olduğundan çok daha fazla ilgi gördüğünü ispat etmeye çalışan birilerinin oyunudur bu. Hadise’nin belki bundan haberi vardır belki de yoktur, bilemeyiz.

“Aşk Kaç Beden Giyer?” albümü miadını ve misyonunu tamamlamış olmalı ki Hadise bu yazı yeni bir şarkıyla karşıladı. “Biz Burdayız” (ki “buradayız olmaz, olsa olsa “buradayız” olur o) sözleri Deniz Erten tarafından yazılmış, bestesi ise Mario Winans, Fotios Stefos ve Deniz Erten tarafından yapılmış bir şarkı. (Biliyorsunuz uluslararası tüm starların albümlerinde her bir şarkının en az üç bestecisi vardır. Bu sayı bazen yediye kadar çıkar. Hadise’nin bu kurala uyması iyi olmuş çünkü iyi beste için her zaman çok besteci gerekir.) Kaya Müzik etiketiyle mekanik olarak da piyasaya sürülen “single”da şarkının bir de “rap” versiyonu var. Bu versiyonda İngilizce “rap” bölümleri Kaan isimli bir “rapper” tarafından seslendirilmiş. Yetenek Sizsiniz yarışmasını hiç izlememiş biri olarak memlekette Kaan’ı tanımayan mutsuz (ya da mutlu) azınlıktan olduğum için olsa gerek, kartonette Kaan hakkında adından başka bir bilgi bulurum diye bakındım ama bulamadım. İnternette bir çok yerde Kaan’ın İngilizce “rap” konusunda öyle böyle yetenekli olmadığı yazıyor ki bunu şarkıyı dinlerken de fazlasıyla fark ediyoruz zaten.

Hadise bu şarkıyı dinlediğinde çok etkilenmiş ve sözlerinde kendi hayatından izler bulmuş. Bilmiyorum belki de basın bültenini hazırlayanların uydurmasıdır tamamıyla ama Hadise’nin konuyla ilgili şöyle de birkaç cümlesi var: "Hayatımda her attığım adımımı güçlü attım, korkmadan, kendime inanarak, kararlarımın arkasında durarak, ben burdayım diyerek... “Biz Burdayız” 7'den 70'e güç, motivasyon veren, beni sevenlerimle birleştiren bir şarkı. Herkes hayatında doğrulara yakın, yanlışlara ve yalanlara uzak olmak ister... İşte “Biz Burdayız” bu yolculuğun tercümesi...”

Bu çok romantik açıklamanın ardından bu şarkı Hadise’ye uydu uymadı, yakıştı yakışmadı, aman çok iyi, yok çok kötü cümleleri kurmanın bir anlamı kalmıyor takdir edersiniz ki. Zaten şarkı sözlerinde de “Taşlar tene gelse, cana değmez, bizi bozmaz,” diyor Hadise. Yani ne kadar eleştirsek boş, belli ki canına değmeyecek. Ama şu da bir gerçek ki eğer çıkarılan haberler doğruysa, üç büyük futbol takımımız birden şarkıyı kendi kulüplerine uyarlamak, taraftar marşına dönüştürmek için teklifte bulunmuş. E bu durumda olay bitmiştir. Demek ki kulüplerimiz cephesinde “I Love You Fener”lerin, “Cim Bom Gol Gol Gol”lerin, “Beşiktaşım Sen Çok Yaşa”ların yaratıcılığından ötesine ihtiyaç duyulmuş. Demek ki artık tribünlerde “R&B”ler, “rap”ler duymanın zamanı gelmiş.
Erkekleri böyle tavladık. Kadınlara zaten CD kartonetinin içinden çıkan on liralık Trendyol indirim çeki veriyoruz, öyle de bonkörlük ettik. E daha ne olsun?..   

Canına değmeyeceğini bilsem de söylemeden duramayacağım. Hadise Türkçe şarkı söylemek konusunda ısrarcıysa, sesli harflerini düzeltmeli önce. Bu o kadar zor bir şey değil. Bir parça eğitim, biraz da alıştırma yeter. Çünkü Belçika’da doğmuş büyümüş Türk kızı esprisinin tadı çoktan kaçtı. Vergisini hangi ülkede ödediği beni zerre ilgilendirmiyor. Ne ki bu ülkede Türkçe şarkı söylüyor ve albüm yapıyorsa artık “misafir sanatçı” olmadığının farkına varmalı. Ayrıca elimizin altında internet denen şeytan icadı, çatılarımızda boy boy uydu anteni, ellerimizde her bilgiye anında ulaşabildiğimiz akıllı cep telefonları varken Beyonce’nin/Shakira’nın doğrudan kendilerini izlemeyi seçeriz, taklidini/benzerini değil. O duruşlar, o yürüyüşler, o saçlar, o danslar ve dahi o kliplerle Hadise’nin varacağı en iyi nokta, bu belki biraz fazla acımasız son cümlemden ötesi olmayacak. Ve “Biz Burdayız” (bile bile yanlış imlâ kullanmak ne zormuş) da ne yazık ki bu tezimin ekmeğine yağ sürüyor.
Hadise kadar yetenekli bir artistin kendi yolunu bulması o kadar da zor olmamalı. Belki biraz çevre değiştirmek, başka ekipler kurmak, yaratıcı fikirlerin/fikir sahiplerinin peşinde koşmak. Hepsi bu.

EMİR – “ATEŞTEN Bİ’ RÜZGÂR”

Eğer “yaz şarkısı”, “yaz albümü” gibi kavramların gerçekliğine ve gerekliliğine inanacaksak (ki buna inanmak için birkaç gün Güney sahillerinde bir yerlerde tatile çıkmak, bir “beach”te, bir otel havuzunda, bir tekne turunda çok değil, birkaç saat geçirmek yeterli) sektörün bu anlamda pek başarılı bir yaz geçirdiğini söyleyemeyiz. 2012 yazında bir önceki cümlede saydığım mekânların “playlist”lerine 2011 ve öncesinden kalma şarkıların yanına çok az yeni şarkı dâhil edildiğini sadece ben değil, herkes söylüyor.
Hep aynı şekilde ektiğiniz, aynı tohumu kullandığınız toprak bile her yıl aynı hasadı vermezken, her yıl yeni yeni tohumların saçıldığı müzik piyasasında her yaz aynı hasadı alamamamız çok olağan. Bu sebeple asla kahrolmamalı, asabımızı bozmamalı ve elimizde var olanla yetinmeyi öğrenmeliyiz. Tüm yazlık mekân “dj”lerine naçizane tavsiyem budur. Şahsen ben öyle yaptım ve sonuçtan gayet de memnun kaldım.
İşte Emir’in üç şarkılık “maxi-single”ı “Ateşten Bi’ Rüzgâr” tam da bu boşluğu dolduracak işlerden biri. Geçtiğimiz Nisan ayında piyasaya çıkan “maxi-single”, yaz boyu çalınabilecek şarkılar barındırıyor.
Emir’in Tarkan destekli müziği ve Tarkan’a çok benzeyen fiziğiyle piyasaya çıktığı 2009 yılında, hiç de küçümsenmeyecek bir rüzgâr estirdiği rahatlıkla söylenebilir. Çünkü benzerlerinin aksine o, sadece Tarkan desteğinin ve Tarkan’a benzerliğinin ekmeğini yemedi. Emir’in albümünde Garo Mafyan, Zeynep Talu, Nazan Öncel, Yıldız Tilbe, Harun Kolçak, Gülşen ve Fettah Can gibi çok sağlam bir söz yazarı ve besteci kadrosu vardı ve aslına bakarsanız Emir’in diğer şarkılarında pek öyle Tarkan gibi söyleme kaygısı da yoktu.  Hatta ses tınılarının benzemediği bile rahatlıkla söylenebilirdi. Kim bilir belki de bu açıdan bakıldığında Tarkan adıyla birlikte anılmak Emir’in çıkışına yarar kadar zarar da getirmiş olabilir.
Nitekim üç yıl sonra Emir yoluna Tarkansız devam ediyor.”Ben Sen Olamam” adlı ilk albümü Hitt Müzik etiketi taşıyan Emir’in, bu yeni çalışması Kaya Müzik etiketiyle piyasaya sürüldü.
“Maxi-single”daki ilk şarkı, sözleri Yıldız Tilbe’ye, bestesi Gülşen’e ait olan “Sudan Sebep”, aynı zamanda çıkış şarkısı oldu ve epeyce de dikkat çekti. “Sudan Sebep”in “Aşkın tenime çok yakışacak” gibi slogan bir cümleyle yükselen sözleri kadar, akılda kalıcı bestesi ve Ozan Çolakoğlu’nun günün pop anlayışında ne gerekiyorsa onu yerine getiren düzenlemesi, yani bir şarkının “hit” olabilmesi için gerekli minimum dört şarttan üçünün gerçekleşmiş olması zaten Emir’i baştan şanslı kılıyordu. Bir de buna dördüncü şart olarak şarkıcının sesi ve fiziğiyle yarattığı pozitif enerjiyi de ekleyin (ki o da Emir de haydi haydi var), neresinden baksanız, kimya tamamdı.
Geçtiğimiz günlerde ikinci klip şarkısı olarak da “Makina” servis edildi. Yunanca bir şarkının üzerine Alper Narman ve Onur Özdemir’in birlikte  yazdığı Türkçe sözlerle “Makina”, “Sudan Sebep”in yarattığı rüzgârı devam ettirecek, hatta bir parça daha arttıracak güçte bir şarkı. Çok bugünün dilinde yazılmış, kolay ezber edilecek ve dile düşecek sözler ve kıvrak Ege melodisi şarkıyı peşinen “hit” kılıyor.
Üçüncü şarkı “Veda Gecesi” yine orijinali Yunanca bir parça ve Türkçe sözler Yıldız Tilbe tarafından yazılmış. Diğer ikisi kadar güçlü bir şarkı değil. Sözler de üzerinde fazla uğraşılmamış, çalakalem yazılmış gibi duruyor. Buna karşın klip çekilirse, bu şarkının da yol alması şaşırtıcı olmayacaktır zira işin içinde kıvrak ritim varsa, o şarkı mutlaka alıcı bulur bizim memlekette.

Sözün özü, yaz üstü piyasaya sürülerek yaz boyu çalınma hedefini tutturabilen işlerden biri olarak, beğeni kriterlerimizi yaz şarkılarının çıtasına çekersek, bu “maxi-single”ın bu sezonun en iyi işlerinden biri olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu arada CD kartonetinde Emir’in resmi internet sitesinin adresi de verilmiş ama siteye girdiğinizde bilgilerin ve resimlerin önceki albümden kaldığını görüyorsunuz. Bu zamanda hâlâ böyle tanıtım hatalarının yapılıyor olması da şaşırtıcı. PR’dan anladığınız şarkılarınızın barlarda, eğlence mekânlarında ve radyolarda çalınıyor olmasından ibaret ise, sözümü geri almaya hazırım.
 
YAVUZ HAKAN TOK, HAYAT MÜZİK,AĞUSTOS 2012, İSTANBUL
Share this post

2 yorum Yeni Yorum Yap

  1. Adsız19:21

    Hadise Aşk kaç beden giyer albümünde her sarkının muhtesem bir sound vardı bunu es geçmemeliyiz ve 2011in en iyi albümüydü benim gözümde .Ayrıca Hadise'nin vergisini nereye ödetiği beni ilgilendirmiyor demişsiniz Hadise zaten vergisini Şişli vergi dairesine yani Türkiye'ye ödemekte :)

    YanıtlaSil
  2. çok başarılı bir sanatcı Emir. Yolu açık olsun. Ve biz fanlarıyla da biraz ilgilenirse çoook sevinirimm :(

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe