EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

16 Şubat 2011 Çarşamba

YAVUZ HAKAN TOK'TAN BİR ''PETEK DİNÇÖZ'' DEĞERLENDİRMESİ !


2003 yılında yayınlanan “Sen Değmezsin”i, 2004 tarihli “Şaka Gibi” albümü izledi. 2005’te ise Tanrıyar-Dinçöz ikilisinin yarattığı bu projeye Erol Köse’nin ticari zekası da dahil oldu. Köse’nin kendi adını taşıyan firmasından yayınlanan ilk albüm “Doktor Tavsiyesi” adını taşıyordu. Hemen ardından bu albümdeki Kutsi bestesi “Doğum Günü”, bu defa Kutsi ile düet olarak seslendirilmiş versiyonu ile “single” formatında piyasaya sürüldü.
2006 yılı içerisinde Petek Dinçöz imzalı bir de “remix” albüm yayınlandı. “Nonstop İstanbul Geceleri” adı verilmiş bu albüm, Dinçöz şarkılarının İstanbul gece kulüplerine girmesi gibi iyi niyetli bir amaç taşıyordu.
2007 yılında ise, yine Erol Köse etiketi taşıyan “Yolun Açık Olsun” piyasaya sürüldü. Aynı yılın Eylül ayında Petek Dinçöz’ün başlayacağı televizyon programına adını verecek olan “Arım Balım Peteğim” şarkısının da dahil edildiği albüm, bu defa “Arım Balım Peteğim” adıyla yeniden yayınlandı.
Benim diyen şarkıcıdan daha fazla albüm yayınlıyordu Dinçöz. Üstelik her albümde bir öncekinden daha iyi şarkı söylüyordu. Yetersiz şarkıcılıkları örtbas etmek için kullanılan nakaratları ve meyanları vokallere söyletme, alttan destekleme, düşük oktav aralıkları olan şarkılar seçme numaralarına gerek kalmıyordu gün geçtikçe.
2008 yılı Petek Dinçöz’ün hayatında bir dönüm noktası oldu. Başından beri Tanrıyar-Dinçöz ilişkisi çok profesyonel bir şekilde, azar azar sunulmuştu magazin meraklılarına. “Can Bey” ve “Petek Hanım” atışmaları, magazin muhabirlerinin Petek’e “yenge” mesafesinde yaklaşımları, Petek’in Can’dan tatlı tatlı şikayet etmeleri, Can’ın bir türlü evlilik teklif etmemesi yakınmaları gibi şirin, esprili ve samimi bir aile atmosferinde harmanlanan hikayeler ara ara servis ediliyordu basına. Petek’in ısrarla “Ben denyoyum,” vurgusuyla kendine yakıştırmaya çalıştığı (çünkü umutsuz ev kadınlarının pek bayıldığı) Seda Sayan eli maşalılığı (ve bundandır ki güvenirliği), “Can Bey”in parmağını kırması filan boşuna değildi. Şimdi bu hikayeyi bir adım daha ileri götürmek gerekiyordu. 2008 yılının Ocak ayında, Tanrıyar ve Dinçöz, memleketin en çok izlenen televizyon programlarından birinde; Beyaz Şov’da, canlı yayında dünya evine girdi.
Bu kadar magazin gündemi yaratmış bir ilişkinin, böyle gözler önünde evlilikle sonuçlanması gayet modern bir masal etkisi yaratmış olsa da, bu etki kısa sürdü. Çünkü yurdum insanı bir türlü kavuşamayan aşıkları bayıla bayıla izler, aşıklar kavuştuğu an izlemekten vazgeçerdi. Hiçbir şeyden değilse bile, televizyon dizilerinden sabitti bu uzatmalı aşıklık mefhumuna olan merakımız. Nitekim 2008 yılının Nisan ayında yayınlanan yeni Petek Dinçöz albümü “Frekans”, beklenen ilgiyi görmedi.
Bu albümle birlikte Erol Köse ile de yollar ayrılmıştı. Albümleri yürütecek şarkılar seçme konusunda epeyce maharetli bir yapımcı olan Erol Köse’nin yokluğunun Dinçöz için bir kayıp olduğu neresinden bakılsa belli oluyordu. Zaten bu albümden sonra da Petek Dinçöz müzikal olarak kendini bir türlü toparlayamadı.
Başından itibaren çizdiği alaturka assolist imajına karşın, kimsenin Petek Dinçöz’den ağır alaturka okumasını beklemediği aşikardı. Böyle bir albüm yapsaydı da inandırıcı olmazdı zaten. Sahnede gerektiğince alaturka söylüyordu ama albümlerde çok daha kolay bir yol tutturmuştu. Müzikal anlamda bir iddiası olmayan, sadece dile dolaşma, popüler kalma kaygısı taşıyan şarkılardan geçiyordu bu yol. Gayet de akıllıcaydı. O güne dek çok sayıda akılda kalan Petek Dinçöz şarkısı çıkmıştı ortaya. Arabesk de vardı bu şarkılarda, “techo” da, yerine göre alaturka sos da konuyordu, tekerlemeli pop tozu da. Kendi kategorisinde eni konu başarılı olduğu da yadsınmazdı üstelik.
Ne ki 2009 yılında yayınlanan “Ne Yapayım Şimdi Ben” adlı albümde Petek Dinçöz, her şeyi bir kenara bırakmış, handiyse tamamen popçu olmuştu. Sezen Aksu ve Fettah Can bestelerinin yer aldığı bu albüm, camiadan gelip geçen herkesin günün birinde bir şekilde etkisi altına girdiği Sezen Aksu “aura”sından nasibini almış Petek’in şarkıcılık çıtasını birkaç basamak birden yukarı çıkarmasına karşın, üzerine tam oturmamış bir elbise giydiği albüm olarak kariyerine yazılacaktı. Bu kadar pop olmak yakışmamıştı Petek’e.
2009 yılının son ayında yine Sezen Aksu imzalı “Bana Uyar” ve bir Özgür Buldum bestesi olan “Tırlattım” adlı şarkıların bulunduğu bir “single” yayınladı Petek Dinçöz. Ne var ki bu çalışma da ilgi uyandırmadı.
2010 yılının Mart ayında “rüya evlilik” beklemedik bir şekilde, ansızın sona erdi. Dinçöz’ün kariyerinde evlendikten sonra ortaya çıkan gözle görülür düşüşün sahiden evliliğiyle bir ilgisi var mıydı, röportajlarında söylediği gibi ev kadınlığı rehavetine kendini fazlaca mı kaptırmıştı ya da bu boşanma aslında iddia edildiği gibi bir danışıklı dövüş, tekdüze hale gelen hikayeyi canlandırma manevrası mıydı?
Boşanmanın üzerinden bir ay geçmişken, Nisan’da yayınlanan yeni “single”ında Can Tanrıyar”a hitaben “İşte Böyle Morarırsın” diye bir şarkı söyledi Petek Dinçöz. Mayıs ayında da barıştıkları haberi düştü magazin gündemine.
Evet, mankenlikten şarkıcılığa geçen kendi kuşağındaki isimler arasında Demet Akalın açık ara öndeydi. Özellikle son birkaç yıldır Akalın’ın ülke popüler müziğinde zirveye oynayan kadın şarkıcılardan biri olduğu da çok açıktı. Ancak Petek Dinçöz’ün (müzikal anlamda) Demet Akalın çizgisine yaklaşması pek de akıllıca bir hamle değildi. Şarkıcılık tekniği bakımından Akalın’dan çok daha fazla yol kat etmiş olmasına rağmen, Dinçöz’ün tarzındaki bu sapma ona faydadan çok zarar getirecek ve hikayenin canlanması (ya da canlandırılması) da bu zararı kara dönüştürmeyecekti.
Petek Dinçöz’ün Ocak ayında piyasaya çıkan 2011 tarihli yeni albümü “Yalanı Boşver” de ne yazık ki ibrenin yönünü değiştirmekten uzak görünüyor. Sürekli bir coşku, hareket, tempo kaygısı, adeta ikibinlerin “eller havaya” salgınından arta kalmış gibi. Ritimler eski, “İçimde bir dinamit patladı patlayacak”, “Bu aralar aşk bende “off” modunda” ve “Sana da bu yakışır bencil bencil” türevi sloganlar eski, sürekli birileriyle düet yapma durumunu artık kendisi bile alaya alan Ferhat Göçer’le düet yapması ise, “eski”den de öte düpedüz “demode”!
Peki albümde hiç mi iyi bir şey yok? Var elbette. Sözleri Günay Çoban, bestesi Serkan İzzet Özdoğan imzası taşıyan “Yasak Bahçe”, diğer şarkıların arasından mutlak bir şekilde sıyrılıp ön plana çıkıyor. Hem şarkı çok iyi, hem de bu şarkıda Petek Dinçöz şaşırtacak kadar etkileyici. Dinçöz bir an önce bu şarkının üzerine oynarsa, bu albümün zararının bir köşesinden dönebilir gibi görünüyor.
Petek Dinçöz’ü bir kere sahnede izledim ve doğrusu bu ya, etkilendim. Tam da iddia edildiği gibi bütün assolist ritüellerini bir bir yerine getirmesi, eni konu iyi şarkı söylemesi ve kendini izlettirmeyi bilmesiydi etkilenmemin sebebi. Beklentimi düşük tutmuş olmalıyım ki epeyce şaşırmıştım. Bir şarkıcı sahne üzerinde bu etkiyi yaratabiliyorsa, zaten en büyük kozu elindedir. Bu temelin üzerine bir kariyer inşa etmek artık tamamen doğru strateji işidir. Bundandır ki dünyanın bir çok ülkesinde şarkıcıların ekipleri, kendilerinden daha fazla çalışır. Projeyi sürekli geliştirmek, güncellemek, gerekirse dopinglemek onların görevidir çünkü.
Dinçöz’ün bu anlamda iyi bir ekibe ihtiyacı var gibi gözüküyor. Bir yere kadar çok iyi yazılmış ve yönetilmiş “Bir Yıldız Doğuyor” hikayesi bir yerde durakaldı ve ne yapsa ileri gitmiyor bir zamandır. Popüler müzik piyasasının hiç mi hiç tahammülü yoktur oysa böylesi duraksamalara, tereddütlere, yön bulamamalara.
Petek Dinçöz, en parlak günlerinde magazin basınına Hülya Avşar ve Gülben Ergen için “Onlar benim annemin yaşındalar,” derdi. Bu şakayla karışık laf giydirme, kendini hem aynı sınıfa sokup hem farklı konumlandırma manevrası belki çok bilinçliydi, belki de sadece çocukça bir şımarıklık (ki sahiden yaşı bir hayli küçüktü o sıralar). Ancak günün birinde onun için de birileri benzer sözler sarf edebilir, tekerrür kaçınılmazdır tarihte. Bu duruma düşmemek için bir an önce bir harekat planı geliştirmeli Petek Dinçöz. Şu an yaptığından çok daha fazlasına sesi de nefesi de gücü de yeter. En azından dışarıdan bakınca öyle görünüyor.
Yazının İlk Bölümü İçin Tıklayın
Yavuz Hakan Tok / Hayat Müzik/Şubat/2011
Share this post

1 yorum Yeni Yorum Yap

  1. Albüm güzel olmuş bence. Yalanı boşver'de şarkı sözlerini şiir gibi okuması garip dursa da. Albüme uymayan tek şarkı "yasak bahçe".

    off modunda ise emesen iletilerine yazılabilecek bir şarkı, yani tutar. En güzel ise "sevda" olmuş, roket duru'nun yıllardır akıl edemediği şeyi yapmış. tebrikler

    YanıtlaSil

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe