EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

7 Ocak 2011 Cuma

''HERKES BURADA ENBE NEREDE ?''/ 2. BÖLÜM

Albümün dördüncü sırasında bir Ajda Pekkan “cover”ı var. Ta seksenlerden bu yana Ajda Pekkan şarkıları Türk popunun belkemiği vazifesi görüyor. Süper starın şarkıları da kendisi gibi zamansız olduğundan mıdır nedir, tekrar söylenmedik şarkısı neredeyse kalmadı. Efsane albüm “Süper Star ‘83”ün hitlerinden biri olan “Düşünme Hiç”, bu albümde Aytekin Kurt’un yorumuyla yer alıyor.
Türk popunun epeyce geç tanıştığı “remix” kültürüyle çok çabuk sarmaş dolaş olmasında büyük payı olanlardan biridir Aytekin Kurt. Aranjörlüğü ile epeyce tanınmış iken, ilk kez bir önceki ENBE albümünde şarkı söyleyerek karşımıza çıktı. Yine eski bir Ajda şarkısı olan “Hancı”ya Aytekin Kurt’un getirdiği yorum da şahane olmuştu; bu da aynen öyle. Şarkının düzenlemesini de Duran Genç’le birlikte yapan Aytekin Kurt, eski bir şarkıyı yeni kılmanın, onu hırpalamadan ve yormadan bugünün kulağına yatkın hale getirebilmenin şifrelerini çoktan çözmüş görünüyor. Hani başından sonuna dek böylesi şarkılardan oluşan bir albüm yapsa, almamak, dinlememek için hiçbir sebep yok.
Sırada albüme adını vermeyi sonuna kadar hak eden şarkısıyla Müslüm Gürses var. Ceceli’nin solo albümünde yer alan “Tenlerin Seçimi” şarkısının da sahibi olan besteci Aram Avagyan, halen Amerika’da yaşıyor ve dünyanın dört bir yanında dinlenen bestelere imza atıyor. “Kalbim” çok sade, çok naif, neredeyse seksenli yılların Ümit Besen, Ferdi Özbeğen şarkılarına göz kırpan, ama bu haliyle de bugünün Türkiye’sindeki popüler müziğin nabzını çok doğru yerden yakalayan bir şarkı olmuş. Sertab’ın albümünde yer alan” İstanbul” adlı şarkısıyla yıldızı parlayan Ersel Serdarlı, bu şarkıya çok etkileyici sözler yazmış, bu tarz şarkıları uçurmayı çok iyi bilen aranjör Sadun Ersönmez de nefis piyano partisyonlarıyla afili bir düzenlemeye imza atmış.
Müslüm Gürses’i böylesi şarkılar söylerken dinlemeyi yadırgamamaya başlayalı çok oldu. Söylediği şarkıların altından girip üstünden çıkan Müslüm “Baba”nın bu şarkıyı kenarından köşesinden fazla da çekiştirmeden, gayet “edepli” söylemesi de tamamdır ama Göçer ve Ceceli’den sonra Müslüm Gürses de artık bir “overdose” etkisi yaratmaya başlamış mıdır, yoksa çoktan yaratmış mıdır; işte bu tartışılır.
Albümün altıncı sırasında bir Tulon Kurter bestesiyle Ziynet Sali çıkıyor karşımıza. Rum tavernası şarkıcılığı ve bu titrin etrafında dolaşan ilk iki albüm sonrasında çok akıllıca manevralarla Türk popunun birinci ligine çıkmayı başaran Ziynet Sali, son zamanlarda kariyerini tamamen Sinan Akçıl’a emanet etmiş gibi görünüyor (ki umarım öyle değildir). Neyse ki bu şarkı Sali’yi bu genellemenin dışına çıkarıyor.
“Dolaşayım Damarlarında” gürültü patırtı yapmadan akılda kalabilen, 2010 “trend”i sakin bir şarkı. Erdem Sökmen’in (kartonette nedense Erden yazılmış) gitar solosuyla lezzetlenen şarkının kıvrak perküsyon yürüyüşü de kulağı yormuyor. Zaten daha fazlasını da vaat etmeyen, yer yer Gülben Ergen’in “Uzun Yol Şarkıları”nın arasından kaçıp gelmiş duygusu uyandıran, az iddialı bir şarkı.
Şarkının bestecisi Tulon Kurter ise Soner Arica, Nadide Sultan, Şahsanem, Aydın ve Ebru Destan gibi isimlerin albümlerinde şarkılarıyla adından söz ettirmiş, buna karşın son dönem popular müziğinde çok da ön plana çıkmamış bestecilerden biri. Bu album sonrasında şeytanın bacağını kırması kuvvetle muhtemel.
Farkında mısınız, albümü yarıladık ama hala ENBE Orkestrası ortalarda yok! Ya da var ama bunu biz bilmiyoruz zira albüm kartonetindeki resimlerde gözükenler de dahil olmak üzere, orkestrada kimler çalıyor, buna ait hiçbir bilgi yok. Evet bildiğimiz bir şey var; katıldıkları organizasyona ve organizasyon sahiplerinin taleplerine göre orkestra kadrosu azalıp çoğalabiliyor, e haliyle zaman içerisinde gidip gelenler de olmuştur ama en azından bu albümde boy gösteren orkestra elemanlarının isimleri yazılsa olmaz mıydı? Bence olurdu; varlarsa tabi.
Orkestranın resmi internet sitesinde de orkestrada çalan ve söyleyenler isimler hakkında bir bilgiye rastlamadım. Buna karşın sitede dikkat çeken bir ayrıntı var. Sitede yer alan bu ve önceki albüm kapak tasarımlarında aynı yazı karakteriyle kullanılan ENBE Orkestrası başlığının altına Behzat Gerçek ismi yerleştirilmiş. Oysa piyasadaki CD kapaklarında öyle değil. Acaba bir markalaşma stratejisi olarak, biz sadece Behzat Gerçeker’in mi ismini bilmeliyiz? Kim bilir, belki de.
Sırada yine Mustafa Ceceli tarafından yeniden düzenlenmiş ve seslendirilmiş eski bir şarkı var; “Yağmur Ağlıyor”. Şarkının bestesi Ahmet Kaya’nın ağabeyi Mustafa Kaya’ya ait. Doksanlı yılların başında üç albüm yayınlayan ve kardeşiyle hemen hemen aynı tarzda şarkılar söyleyen Mustafa Kaya’nın albümleri çok fazla ses getirmemişti. 1990 yılında “Deli Gözbebekleri” adı verilmiş albümünü Neşe Karaböcek’in sahibi olduğu Altın Plak hesabına yayınlayan Mustafa Kaya’nın bu bestesinin sözleri de Neşe Karaböcek tarafından yazılmış ve “Yağmur Ağlıyor”, aynı yıl piyasaya sürülen Karaböcek albümüne adını vermişti.
Doksanların başındaki pop patlamasında pek de dikkat çekemeyen bu Neşe Karaböcek şarkısı, son birkaç yıldır internette sürekli elden ele dolaşıp duran bir şarkıydı. Nicedir internet etkisi sayesinde zamanında şu veya bu şekilde servis edilememiş, göz önüne yeterince çıkarılamamış kimi şarkılar tamamen gündelikten bağımsız bir şekilde popüler olabiliyor; buna alıştık denilebilir. Nitekim “Yağmur Ağlıyor” da böyle olmuş, enteresan bir şekilde yükselerek, gizli bir “hit”e dönüşmüştü ki nihayet keşfedildi.
Şarkı Samsun Demir tarafından fark edilmiş. Demir bir gece yarısı şarkıyı Mustafa Ceceli’ye göndermiş ve onun sesine çok uyacağını söylemiş. Ertesi gün Samsun Demir posta kutusunda bu şarkının Ceceli tarafından yeniden düzenlenmiş ve kaydedilmiş halini bulmuş. Sonra bir gün şarkıyı dinleyen Behzat Gerçeker, tam da albüm için aradığı şarkı olduğunu söyleyip “Yağmur Ağlıyor”u ENBE’nin ikinci albüm repertuarına almak istemiş. Böylece bu albüm için seçilen ilk şarkı bu olmuş. Bu çok yerinde seçim için Samsun Demir’i kutlamak gerek; Ceceli doz aşımı çekincesini göz ardı etmeden tabi.
Ve nihayet albümün sondan beşinci şarkısında ENBE Orkestrası arz-ı endam ediyor ve orkestranın solistlerinden biri olan Ayşen, “Korkak Kız”la karşımıza çıkıyor.

Doksanlı yıllarda yaptığı iki albümden sonra herkesin çok şey beklediği Ayşen, bir daha solo albüme girişmeyip, orkestra solistliğini tercih etti. Daha fazla göz önünde olmanın daha çok popülerlik ve dolayısıyla daha çok para demek olduğu şu zamanlarda bu vazgeçiş ancak ve ancak “sadece müziği tercih etmek”le, “müzisyen olmak”la açıklanabilir.
Bir önceki albümde yine bir Ajda Pekkan “cover”ı olan “Yeniden Başlasın”ı seslendiren Ayşen, bu defa da seksenlerin meşhur “hit”lerinden “She’s A Maniac”ı kendi yazdığı Türkçe sözlerle seslendirmiş. Şarkı sözü tekniği açısından çok doğru ve hatta çok başarılı bu “cover”, ne çare ki Volga Tamöz’ün düzenlemesine rağmen yeni durmuyor. Ayşen’in birkaç cümle önce övgüler sarf ettiğim müzisyen duruşuna karşın Amerikan aksanlı Türkçe şarkı söyleme tekniğini de çok sevdiğimi söyleyemem.
Sırada yine orkestra elemanlarından Ali Erenus’un seslendirdiği “Doğum Günün Kutlu Olsun” var. İlk kez 1967 yılında Berkant tarafından plak yapılan bu şarkı, üstelik de Türkçe sözleri Sezen Cumhur Önal tarafından yazılmış olmasına rağmen (niye “rağmen”, bilen bilir) yıllar sonra yeniden karşımıza çıkıyor. Altmışların tüm iyimserliği ve safdilliği ile coşup taşmalara pek müsait bu şarkının Ceceli imzalı yeni düzenlemesi de gayet eğlenceli olmuş. Bundan sonra memlekette tertip edilen doğum günü kutlamalarında bu şarkı çalınır, söylenir mi? Neden olmasın?..
Bundan sonra gelen son üç şarkının her biri yayınlandıkları yıllarda satış rekorları kırmış, dünya çapında “hit”lere dönüşmüş, artık klasikleşmiş yabancı şarkılar. İşin enteresan tarafı bu şarkıların bizzat yorumcuları tarafından yeniden seslendirilmiş olması. Bu üç uluslar arası tanınmış şarkıcının varlığı albümün çıtasını biraz daha yukarı çekiyor.
Jose Feliciano’nun “Rain”i Ceceli düzenlemesiyle, Jean Francois Michael’in “Si L’amour Existe Encore”u ve Christian Adam’ın “Si Tu Savais Combien Je Taime”sü ise Tolga Bedir’in düzenlemeleriyle girmiş albüme. Aslında bir caz müzisyeni olan Tolga Bedir’in düzenlemeleri, bu eski nesil şarkıları farklı kapılardan geçirerek bugüne getirirken, en çok da caza dokunuyor.
Albümün son şarkısı “Si Tu Savais Combien Je Taime”, geçtiğimiz yıl Candan Erçetin tarafından seslendirilen bir reklam müziği olarak epeyce konuşulmuştu. Her üç şarkının yıllar önce yapılmış Türkçe versiyonlarını hatırlayanlar da olacaktır mutlaka. Bu üç şarkının fikri bile tek başına bir albüm projesi olabilirmiş, onu da söylemeden geçemeyeceğim (bir albümden üç albüm çıkardıysam bu yazıda, bu başarı benim mi, Samsun Demir’in mi onu da bilemedim).
Sonuç itibariyle, şu iyi müzikten kısır zamanlarda, üstelik de yılbaşı üstü gibi şenlikli, alışverişli şu günlerde böylesi bolca “hit” barındıran, renkli, cümbüşlü bir albüm alınır mı alınır, dinlenir mi dinlenir. Kapaktaki o Swarovski taşlı, ışıltılı ENBE logosu da oyalar bizi, aklımıza şu soru gelmediği sürece: “Herkes burada iyi hoş da, peki ENBE nerede?”
Yavuz Hakan Tok/Hayat Müzik/2011
Yazının ilk bölümü için tıklayın
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe