EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

23 Ağustos 2010 Pazartesi

HAYAT MÜZİK PLATFORMU HAFTANIN KONUK YAZARI:''SADIK KARAN''

İstanbul’dan uzaktayım. Gerçi İstanbul içindeyken de İstanbul’dan uzak olmuşumdur hep. 11 yıldır yaşadığım ama hiç buralı olamadığım bir kent İstanbul. Kaçarım becerebildiğim kadarıyla kalabalıktan kaotik yaşamından. Bende kocaman kalabalık bir yalnızlığı çağrıştıran ama fiziki olarak dünyanın en güzel şehirlerinden biri .Uzak olmaktan kasttettiğimin hayatın harala gürelesi olduğunu anlamışsınızdır.Trafik, kalabalık, hayat meşgaleleri derken bir anda kendimi attığım bu Ege kıyılarında, uzaktan seyrediyordum yaşadığım kenti ve ne yalan söyleyeyim, hiç özlemeden.Belki de daha çok yeni başladığım için tatile, kimbilir.

Hayat Müzik ekibi bize konuk yazar olur musunuz dediğinde, olurum olmasına da hangi konuda yazmam gerekiyor diye sorup,müzik tabi ki cevabını alınca akan sular durdu bir kez daha .Tatil süresince müzikle ilgili hiç bir şey yapmayı planlamamıştım çünkü.Gelgelelim müzik böyle bir tutku işte..Yaşayan bilir ancak.Onlarca türü barındıran müziğin içinde kiminde az kiminde çok olmak üzere kendime yakın bir şeyler bulmuşumdur.Yani sınıfı yoktur benim için duygusu vardır.Dili dini ırkı olmadığı gibi.O yüzdendir evrensel bir dil oluşu ve birleştiriciliği.

Müziğe gerçek manada gönül vermiş herhangi bir yüreğin de iyi bir yürek olduğuna kayıtsız şartsız inanmışımdır her zaman.Şu ana kadar yaptığım girizgahın bariz bir nedeni var.Usta müzisyen Fazıl Say’ın ‘’Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum’’ cümlesidir o da.Mevzuya direk dalmak yerine, içimi dengeleyebilmek ve herkesin düştüğü öfke çukurunda boğulmamak adına uzun tuttum girizgahı.Ne talihsiz bir söylemdir.Ne bölücü,ne ayrıştırıcı bir yaklaşımdır müziğin tüm ruhuna ihanet edercesine.Bana göre burada aslolan sorun müziğin herhangi bir türüne olan sevgisizlik değildir .Sorun benim sevmediğim benim beğenmediğim her tür dinlenmeyecek despotluğudur.Benim dediğim tek ve en doğrudur hastalığıdır.Ezelden tartışma üslubunu bir türlü edinememiş sözde aydın kesimin ben bilirimci yaklaşımıdır.Budur beni rahatsız eden.Herhangi biri türün beğenilmemesine sonsuz saygı duyarım.Müzik adına yapılan her çalışma aynı kalitede değildir kabul ederim.Ama birileri tarafından arabesk sevdiğim ve dinlediğim için küfre maruz kaldığım içindir kızgınlığım.Arabeski severim ve arabeskce bir söylemle de bazılarını da Allah’ına kadar da dinlerim hem de büyük bir zevkle.Şimdi bu noktada durup sormak isterim.Asıl yavşaklık arabesk dinlemek midir yoksa sevmediğiniz beğenmediğiniz bir müzik türünü dinleyenlere karşı kontrolsüz bir öfke selinde boğulup ben ne dersem o olacak ben her şeyi bilirim yaklaşımı mıdır? Görecelidir müzik.Genel geçeri yoktur.Saygıdır göreceli olmayan.Olmak zorunda olan.Genel geçer insani bir özellik olan.Kantarın topuzu kaçmadı mı sizce de bu söylemde.Bütün bunlara rağmen Fazıl Say'ın büyük bir müzisyen olduğu en az her insanın birbirine duyması gereken saygı kadar gerçektir o ayrı...

Sadık KARAN/Hayat Müzik/2010

Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe