EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

5 Ağustos 2009 Çarşamba

ESİN GÖRÜR'ÜN YENİ YAZISI : ''"Çöp" Yaz 3969'a Gönder! ''



Tatildeydim. Ne de güzeldi... Huzur ve keyif dolu dokuz gün sonrasında yine İstanbul sınırlarında nefes almak için çaba gösterip, yazı yazmaya çalışıyorum. Yazmak istediğim şeyse müzik yarışmaları. Hani şu "minik insanlar"ın sahne aldığı ve raitinglerin tavan yaptığı program var ya. O işte benim son derdim... Tatil sırasında göz atma şansı buldum ve teşhisimi hemen söylemeliyim: Türk televizyonları ölmüş, gömenleri yok!

İster müzik, ister diğer ulusal kanallar... Hiç birinde kazayla bile izlenebilecek bir şey bulmak mümkün değil! Defalarca çaba gösterdim, biliyorum... Sonradan yayın akışları için onların da büyük çaba gösterdiklerini anladım, çünkü olasılık hesaplarıma göre en azından ayda bir, iyi bir yapıma denk gelmem gerekli, ki uzun zamandır öyle bir şey izlemedim...

Günlerden bir gün... Yine bi' umut, sıradanlaşmış bir zap yapma sürecindeyim. Bir kanalda, "küçük insanların" orkestra önünde şarkı şöylediğini gördüm, aylardan Nisan da değildi, ilk başta anlamadım. Program sırasında çocuklar assolist edasıyla şarkı söyleyip dans ediyor, izleyiciler de en çok sevdikleri şarkıyı oyluyor falan... Denk gelmemiş olma olasılığınız çok düşük, bu sebeple ayrıntılara girmeyi gereksiz buluyorum. İşin ilginç tarafı belli bir yaştaki insanlar, bu şarkı söyleyen minikleri çok beğenip, sıkı sıkıya takip ediyorlar. Minikler de gayet başarılı, işi kıvırıyorlar. Program böylelikle tutup gidiyor, anladığım kadarıyla...

Kafamı karıştıransa bu çocukların ailelelerinin nasıl bir rahatlıkta olduğu. Koca insanlar TV'nin ağır yükünü kaldıramayıp, acaipleşirken her şeyden bi' haber bu çocuklara ne olacak? Bir de çocukları doğru yönlendirdiklerine dair bir izlenim sergiliyorlar ki, bu ilgi ve alakayı çok riyakar bulduğumu belirtmeliyim. Birileri ceplerini, birileri egolarını, birileri de çocuklarının geleceğini doldurduğunu düşünürken, bu miniklerin psikolojileri ve bedenleri yorulup gidiyor. Olaydan kendimi sorumlu hissetmemek için zaplıyorum ama aklım kalıyor işte. Bu nasıl bir samimiyetsizlik. Burs ayarlasınlar çocuklara, onlar da gitsinler krallar gibi eğitim alsınlar, geleceğin müzik insanları olsunlar ve kendi tercihleriyle müzik çalışmalarına, yollarına devam etsinler. Ne psikolojileri, ne de akılları karışsın, denklemde birilerinin cepleri minik sırtlardan parayla dolmasın!

Bilmiyorum konuya pek hakim değilim. Belki yapımcılar, doktorlar, pedagoglar eşliğinde programı sürdürüyorlardır ama yine de hiç zarar görmediklerini iddia edemezler. Sahnedeki dev egolu minikleri görmediniz mi? Kimle oyun oynayacak bu çocuklar şimdi. İbrahim Tatlıses sahnede eşlik ettiği gibi mahallesinde de eşlik edecek mi bu çocuklara? O sahneden inince nereye gidecek bu çocuklar çok merak ediyorum...

Esin Görür/Hayat Müzik/2009
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe