EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

12 Ağustos 2009 Çarşamba

''4 TENOR'' PROJESİ İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞAN MEYRA, HAYAT MÜZİK PLATFORMU'NDA AHMET ERTEN'İN KONUĞU OLDU..




Çok sayıda albümün dinleyici ile buluştuğu 2009 yazında bu kadar çok proje arasından sıyrılmayı başarıp ön plana çıkan bir albüme imza attınız..Albümünüzün en büyük özelliği ise bir konsept albümü olması..4 Tenor projesi nasıl oluştu?

Menajerim Alp Çağrı Günal ile yeni bir albüm yapmaya karar verdik ve Dmc müzikten Samsun Demir ile görüşmelere başladık. Anlaştık ve albüm için çalışmaya başladık kendisiyle. Samsun Bey çok önemli bir kişi, vizyonu olan bir prodüktör. Hayallerimden, yapmak istediklerimden bahsettim kendisine. Beni çok iyi anladı ve bana uygun bir tarzda repertuar araştırması yapmaya başladı. Türkiye’nin çok önemli müzisyenleri arasında olan Sinan Akçıl, Ozan Doğulu, Mustafa Ceceli, Özgür Buldum gibi müzisyenlerin imzası var bu albümde. Ayrıca remix’lerde Hüseyin Karadayı ve Suat Ateşdağlı ile çalıştık. Ekibime güvendim ve sonuç ortada. Mario Frangoulis, Ferhat Göçer, Burak Kut, Cemil Demirbakan gibi değerli sanatçılarla düet yapmak gerçekten hayal ötesiydi benim için. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Albümün ilk lokomotif şarkısı olarak ‘’Karar Bize Ait’’ seçildi..Ve söz konusu şarkı kısa sürede hem radyolardan hem de müzik kanallarından olumlu tepkiler almayı başardı..Bu kadar ses getireceğini tahmin ediyor muydunuz ‘’Kara Bize Ait’’in?

Aslında evet diyebilirim. Albüm bittikten sonra ekip olarak bütün şarkılarımı dinledik ve dinleyicinin kulağına en sıcak gelebilecek olan şarkının “Karar bize Ait” olduğuna karar verdik. Melodik yapısı ve sözleriyle çok çarpıcı bir şarkı olduğunu farkındaydık. Yanılmamış olmamız güzel bir şey. Bazen yanlış seçimler yapılabiliyor ve albümün kaderi de ona göre oluyor.

İkinci klip için yavaş yavaş kollar sıvanmaya başlanacaktır herhalde..Klip şarkısına karar verildi mi?Albümün en çok öne çıkan şarkısının Yüksek Sadakat Grubunun eski solisti Cemil Demirbakan’la düet yaptığınız ‘’Ağladın Ya’’ olduğunu düşünüyorum ben..

İkinci klibi “Ağladın ya” isimli şarkıma çektik ve güzel bir klibimiz daha oldu. Sizinde söylediğiniz gibi şarkı çoktan yükselişe geçti bile müzik dinleyicisinin de beğenisiyle. Açıkçası bu albümden ikinci bir hit çıkması hepimizi mutlu eder. Cemil Demirbakan’la hoş bir uyum yakaladığımızı düşünüyorum. Kendisi çok sıcak kanlı, sempatik bir kişi. Onunla düet yaptığım için çok memnunum.

Albümü alanlar okumuştur mutlaka,kartonette Dede Efendi’nin ‘’Müzik öyle bir denizdir ki,ben paçaları sıvadım hala içine giremedim…’’ sözü yer alıyor..Peki Meyra için müzik ne ifade ediyor?

Bu söz bence yeterince anlatıyor duygularımı. Müzik Allah tarafından insanoğluna verilmiş bir hediye. Aynı şekilde yetenekte öyle. Müziksiz bir hayat benim için çiçeksiz bir bahçe gibi olurdu. Tüm duyguları bize sonuna kadar yaşatabilen bir şey müzik. Ölünceye kadar müzikle iç içe olmayı arzu ediyorum. Şarkı söylerken kendimi yüzde yüz özgür hissediyorum. Kuşlar gibi kanatlanıyor ruhum...

Bir gıda markası ile ‘’Bebeğimin Ninnisi’’ gibi ilginç bir ortaklığa imza attınız..Okurlarımız için bu çalışmanızdan bahseder misiniz?

Evet, bu proje üç yıl evvel gerçekleşti. Böyle bir istek ile geldiler ve bende bir ninni besteledim. Bu projenin farkı ninninin her isime adapte edilmiş olması. Yani bir anlamda kişiye özel ninni yaptık diyebilirim. Projeyle ilgili çok güzel geri dönüşler aldım. Bir çok anne, baba bana teşekkür etti böyle bir şey yaptığımız için. Bebeklerinin ninniyi dinlediği zaman huzur içinde uyuduklarını söylediler.


Geçtiğimiz sezonlarda kısa bir dönem de olsa bir televizyon dizisinde izlemiştik Meyra’yı..Müzikal çalışmalarınız dışında bu tip sürprizler var mı önümüzdeki günler için ?

Şu anda herhangi bir dizi ya da müzikal projesine girmiş değilim. Dizi çekmek çok yorucu bildiğiniz gibi. Ayrıca çok vaktinizi ayırmanız lazım. Bu aralar tüm vaktimi müziğe ayırmak istiyorum.


Yerli ve yabancı dünya müzik endüstrisinde çıkan son prodüksiyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?Dikkatinizi çeken prodüksiyonlar neler?

Sarah brightman, Mario Frangoulis, Lara Fabian, Celine Dion, Lorenna McKennit, Andrea Bocelli gibi değerli sesleri her zaman yakından takip etmeye çalışıyorum. Dikkatimi özellikle içinde show olan konserler çekiyor. Bende kendi konserlerimde biraz olsun show yapabilmeyi istiyorum. Farklı bir dünya oluşturup sahnede iki saatliğine bile olsa insanları hayatın içinden alıp başka diyarlara götürebilmeyi istiyorum.


Genelde müzisyenlerin en büyük kıskançlıkları iyi şarkılardır..Çoğu şarkıcı bunu açık yüreklilikle dile getiriyor..Siz de iyi şarkılar duyduğunuz zaman bu şarkıyı ben okusaydım diye tatlı bir kıskançlık durumu yaşıyor musunuz hiç?

Doğal bir duygu tabiki. Zaman zaman bende de olabilir ama zaten çok beğendiğiniz bir eseri hem albümünüzde hemde sahnede okuyabilirsiniz izin alarak. Şarkılar sonuçta dinleyiciyle buluştuğu andan itibaren artık herkese ait oluyor diyebiliriz.


Bir sonraki albüm yine ‘’ 4 Tenor’’ projesi gibi konsept bir albüm mü olacak?Kafanızda yeni projenizle ilgili bir şeyler şekillenmeye başladı mı?

Şu anda kesinleşmiş bir şekil yok aklımızda. Yine bana yakışacak, iyi taşıyabileceğim bir proje olmasını arzu ediyorum. Adagio ya da Vincero Perdero da olduğu gibi doğu-batı sentezini uygulamaya devam etmek gibi bir isteğim var. Yine içinde pop, rock, etnik temaların olduğu neo-klasik tarzda şarkıları yorumlamayı istiyorum. Bir gün İstanbul şarkılarını yabancı lisanlarda söyleyebilirim.


Meyra gibi bir soliste sormadan geçmeyelim..Önümüzdeki dönemler için bir müzikalda yer almayı ister misiniz?Böyle bir proje gündeme gelebilir mi?

Müzikaller her zaman çok ilgimi çekiyor. Sahnede zaten bir çok meşhur müzikalin şarkılarını söylüyorum. Bakalım belki zaman içinde bir müzikal projesi hayatıma girebilir. Kariyerimde en çok yapmak istediğim şeylerden biri diyebilirim.


Röportaj için çok teşekkür ediyoruz size..Son olarak Hayat Müzik Platformu okurlarına neler söylemek istersiniz?

Ben size teşekkür ediyorum. Tüm okurlarınıza sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum sizin aracılığınızla.
Röportaj:Ahmet Erten/Hayat Müzik/2009
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe