EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

1 Nisan 2009 Çarşamba

ELEŞTİRMEDEN UYUMAYALIM !



Şu sıralar müzisyenler ne kadar özgür diye düşünüyorum. Ne kadar oldukları gibiler, daha doğrusu ne kadar olmak istedikleri gibi... Onları yakından takip eden bir radyocu olarak, gördüğüm şeyin özgürlük olmadığını en başta söyleyebilirim. Adapte olmaya çalışıyorlar, çoğu zaman bir denge bulma çabasındalar... Göz önünde bulundurmaları gereken hala çok nokta var. Yasaklanan klipler, şarkılar, isimler, kriterleri tek tek anlatıyor aslında bize. Bir de yazısız kurallar var, sosyal alışkanlıkların öngördüğü. "Yıl 2009, ne yasağı - kuralı" diyenler için, örneklerime geçmek daha yerinde bir tercih olacak sanırım, ki kolaya kaçmamak için RTÜK'ü konu bile etmeyeceğim...

Yıllar sonra tarzını ve kendisini yenileyen isimler mesela... En yerinde ve popüler örneklerden biri Hande Yener. Şu an eski hali aklıma bile gelmiyor, görünce de yadırgıyorum ama ilk değişim çok sancılıydı. Net bir şekilde hatırlıyorum. Albümleri, fotoğrafları, konserleri, klipleri hatta saç rengi... Hepsi, mantıklı-mantıksız eleştiri süzgecinden itinayla geçirildi, hem de çoğu zaman yıkma güdüsüyle. Yeni albümüyse çıktı çıkacak, yine bir çok saldırıya karşı savunma yapması gerekecek... Halbuki Hande ilk başta, "duvarlar nihayet yıkılıyor" diye düşündürmüştü bana, ama sanırım yıkılan bir duvar söz konusu değil. Meğer yıkılmamış duvarları aşıyormuş Hande ve diğer cesaret emsalleri. Şahsen keyifliyim, eminim ki onlar da olabildiğince heyecanlıdır, ama peki ya diğerleri...

Keşfettiğim andan itibaren canlı performanslarını ve albümlerini kaçırmadığım isimlerden biri oldu Portecho. Tanımayanların, tanışmasını ısrarla tavsiye edeceğim bir grup. Kendileri iki kişilik bir orkestra... Son olarak onları Babylon'daki konserlerinde izlemiştim (canlı performansları ve dansları ayrıca görülmeye değer). Yeni albümlerinden şarkılar dinlenmiştim o akşam ve nihayet o dinlediğim şarkılar bir albümde toplandı. Studio Plastico! Sonra birden klip geldi... Onlardan beklediğim güzellikte bir klip hem de! İnsanların sınırlarını zorlamaya iten, alışılmamış, insancıl... Bir kaç gün izlenen klip, grubun kendi kararıyla yayından kaldırıldı... Gerekçe “yanlış anlaşılma kaygısı” olarak bizlere yansıdı.

Müzikte bile o kadar tutucuyuz ki, sadece görmeye, duymaya tahammül edebileceklerimizi istiyoruz. Keşke sadece bunu yapmakla yetinseydik, üstüne bir de yönlendirmeye çalışıyoruz. Zamanı o kadar göz ardı ediyoruz ki, değişimin arasında değişmeden durmaya çalışıyoruz. Genç bir yaşlı oluyoruz tabiri caizse...

Değişen zamana uyum sağlamak için bir "sandık" tercih edenler de var bu dönemde. Eskiler şimdilik o sandıkta! Yeni bir şeyler denemenin müzisyeni zenginleştireceğini düşünen bir radyocu olarak, Müslüm Gürses'in yeni albümünün de çok özel olduğunu düşünüyorum. Arabesk kralı bu sefer pop kulvarında! Sudan çıkmış balık gibi hissediyor olmalı kendisini dinleyince... "Vay be" dedim, böyle bir Müslüm Baba albümünü, elime alacağım aklıma bile gelmezdi. En azından bi' 10 sene önce...

Bence gerçekte olmaması gereken duvarları biz kendimiz dikiyoruz, ya da seyirci kalarak izin vermiş oluyoruz. Sevdiğimiz isimlerin normlar dahilinde kalmasını talep ediyoruz... Bolca bencillik içeren bu tavır karşısında müzisyenler gerçekten zorlanıyor ve bana kalırsa zorlanmaya da devam edecek. Bir kısır döngü içine girdiğimizdeyse sistem kendisini bitirip, yeni isimlerle tekrar doğacaktır. Bu noktada eskiden el üstünde tuttuğunuz, başarıları tartışılmaz olan isimler, şu an nerdeler sorusunu sormak zorunda kalıyorum. Keza onlara olan sevginiz ? Hal böyle olunca, olaya duygusal bakmanın müzisyenlere yarardan çok zarar getireceğini görmek gerekir ve bir şekilde denge kurmak gerekir. Bu denge de sanırım saygıda gerçekleşiyor.

Sahip çıkılması gerektiğini düşündüğüm özgürlüğün, sanat ve sanatçı cephesinde bu kadar eksik olduğunu görmek traji-komik bir durum aslında. Çözümün basit ama bir o kadar müdahale edilemez olmasıysa ayrı bir kaos. Direndiğimiz “zaman”, o saygıyı da bir gün getirecektir diye ummaktan ve görüşlerimi sizinle paylaşmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. En azından şimdilik...


ESİN GÖRÜR/HAYAT MÜZİK/2009
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe