EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

3 Aralık 2008 Çarşamba

ÜNLÜ SÖZ YAZARI VE BESTECİ İSRA GÜLÜMSER,AHMET ERTEN'LE HAYAT MÜZİK'E KONUK OLDU : ''ŞAİRİN DE DEDİĞİ GİBİ VEFA SADECE BİR SEMT ADI!''



Müzik takipçilerinin son dönemde adını sıkça duyduğu başarılı bir söz yazarı besteci olarak İsra Gülümser'i tanıyalım öncelikle..Bütün bu şarkılar duygular nasıl buluşuyor dinleyiciyle?Hikayenin başını sizden dinleyebilir miyiz?

1. 6 yıl önce İskender Paydaş'ın desteği ile başladım söz yazmaya. O dönemde İskender, Emre Altuğ'un albüm prodüktörlüğünü yapıyordu ve stüdyoda şarkılar üzerinde çalışıyorlardı. Ben de sözler hakkında yorum yapmaya başladım. Sözler üzerinde yaptığımız konuşmalar neticesinde Emre, " sen yaz o zaman" dedi ve hikayem böyle başladı. Konservatuvar geçmişim ve sıkı bir müzik takipçisi olmam, çok hızlı bir şekilde yol almamı sağladı. Burada İskender'in hakkını teslim etmem gerekiyor. Bana vermiş olduğu bazı alt yapılar ve besteler, söz yazarken ve beste yaparken nasıl düşünmem, nelere dikkat etmem gerektiği konusunda bana çok şey öğretti. Bütün bunların üzerinde çalışmalarımı yoğunlaştırdım. İşin matematiği, hassas ve ince detayları konusunda ise sevgili Kayahan Ağabey gibi bir ustadan ihtiyacım olan bilgileri edindim. İroniler, imgeler, metaforlar derken gerçekten de çok çalışmaya başladım. Yaklaşık 2-2,5 yılımı, sanki stajdaymışım gibi düşünüp öğrenmeye odaklanarak, ücret almadan söz yazmak ve beste yapmakla geçirdim. Staj dönemimin ne kadar verimli olduğunu ve bu konuda ne kadar doğru bir karar verdiğimi görüyorum.

Söz yazarları besteciler daha doğrusu işin mutfağında, üretim sürecinde yer alan isimler ne yazık ki hakettiklerini alamadıklarından yakınırlar genellikle..Kimi zaman maddi anlamda kimi zaman da manevi vefasızlıklar yaşadıklarını ifade ediyorlar..Sizin bu konuda sıkıntı yaşadınız mı?Ya da nasıl değerlendiriyorsunuz bu yaşananları?

2. Evet, biz işin mutfağındayız ve bunu biz seçiyoruz. Dünyanın her yerinde bu işi yapan herkes için geçerli bu. Açıkçası mutfakta olmak benim hoşuma gidiyor. Öne çıkmak kişinin kendi elinde bence. Ben bilinen bir söz yazarı olmak için söz yazmak ve beste yapmaktan başka ekstra hiç birşey yapmadım. Nasıl bilinir oldum peki? Mustafa Sandal'ın bana söylediği bir söz var: ''Herşey Yalan, Şarkılar Gerçektir''. İnsanı vezir de edebilir, rezil de edebilir yazdıklarımız. Doğru söz ve doğru melodi; mutfaktaki emeğinizin karşılığıdır. Ayrıca benim için duygularımın ulaşmış olması önemlidir. Dinleyici zaten çok beğenilen şarkıların yazarlarını, bestecilerini araştırıyor ve ''harika bir şarkı yazmışsınız, duygularıma ses vermişsiniz'' deyip bizi taçlandırıyor. Sonrasında da yaptığımız işler takip edilmeye başlıyor. İşte o anda biz zaten emeğimizin karşılığını almış oluyoruz, çünkü başarıyı kendiniz için kazanıyorsunuz. Hayatınızı idame ettirebilmek için ihtiyacınız olan para bir şekilde geliyor. Ben yaptıklarımın karşılığını o veya bu şekilde alacağıma inanırım. Ve inançlarım şimdiye kadar beni hiç aldatmadı. Bizi gelecek nesillere ulaştıracak olan şeyler sadece ardımızda bırakacaklarımız, bunun farkında olarak insanın hep kendisini geliştirmesi gerekiyor diye düşünüyorum... Vefasızlık konusuna gelince; vefa şairin dediği gibi, "sadece bir semt adı"...

Bir süredir ekranlarda yayınlanan video kliplerin altına eklenen bilgilerin arasından söz yazarı-besteci ibaresi kaldırıldı..Ve klibi izleyen insanlar belki o çok beğendikleri şarkının bestecisini söz yazarını bilmiyorlar,görmüyorlar bile.. Ufak gibi görünen ciddi bir detay olduğunu düşünüyorum..Sizin konuya bakışınızın nasıl?

3. Açıkçası çok ilgilenmiyorum, ismim yazmış yazmamış önemli değil. Önemli olan şarkının kendisi ve dinleyiciye doğru bir şekilde ulaşması. Şarkıma klip çekilmiş, ne mutlu bana. Oturup da altında adım yazmıyor vah vah demektense, kalkıp şarkım eşliğinde dans etmeyi yeğlerim :))) Bu tarz egolardan sıyrılmak gerek diye düşünüyorum. Albümün içinde yazıyor zaten adımız sanımız, internette de yazıyor. Daha önce belirttiğim gibi, dinleyici bizi buluyor o ya da bu şekilde...

Şarkının yazarı ile solistin uyumu ciddi önem taşımakta..Aynı dilden konuşmak,aynı frekansta olmak..Bir müzikal uyumdan bahsediyorum..Sizin bu uyumu en çok yakaladığınızı düşündüğünüz isim ya da isimleri öğrenebilir miyiz?

4. Kesinlikle çok önemli. Ve ben bu uyum içinde çalışmaktan çok zevk alıyorum. Kişiye özel şarkı yazmayı çok seviyorum ve genelde de öyle yapıyorum. Terzi gibi... Mustafa Sandal ve Özgün ile çok tutuyor frekanslarımız. Yunanca ya da Arapça şarkıları ilk duyduğumda kime uyacağını hemen anlıyorum. Yani o kişinin sesini duyuyorum şarkıda ve sözleri de o kişiye göre yazmaya başlıyorum. Sanatçıya dinlettiğim zaman da beğeniyor, çünkü sesine yakışıyor. Bazen 2 kişi de duyabiliyorum. Zaten yazarken birçok şeye dikkat ediyorum.. Mesela siz geldiniz, benden şarkı istiyorsunuz ya da elinizde bir beste var ve söz yazmamı istiyorsunuz. Önce sizin, daha önce albümünüz ya da albümleriniz varsa onları dinliyorum, hangi harflere dikkat etmem gerekli, sesinize yakışanları belirliyorum. Bunun çok önemli olduğunu ve çok işe yaradığına bir çok kez şahit oldum. Bu formül ile aslında herkes ile uyumlu çalışabilirsiniz, tabii ki enerji de çok önemli :))

Yaşadıklarını belki yaşamadıklarını,hayallerinizi milyonlarca insanla paylaşmak gibi bir imkana sahipsiniz..Neler hissettiriyor bu size?Sokakta sizin duygularınızla bezenmiş sözlerin başkaları tarafından mırıldanıldığını duymak mesela...?

5. İlk şarkımı radyoda çalarken duyduğumda taksi şoförüne "bu benim şarkım bu benim şarkım!" diye haykırmak istedim açıkçası :))) Anlatması zor bir haz. İnsanlar sizin duygularınızı dinliyor ve kendi duyguları ile karıştırıyor. Ben bunu en yoğun "Acıyı Çeken Anlar" ve "Gönlünü Gün Edeni" adlı şarkılarımda yaşadım. Çok güzel tepkiler aldım; insanlar elektronik postalar gönderdiler, şarkılarımın adına gruplar kuruldu. Mesela bir hanımefendi dedi ki ''sanki aynı havayı soluyoruz, nasıl bu kadar duygularıma tercüman oldunuz?'' :)) Ben de "çok basit, çünkü gerçekten aynı havayı soluyoruz ve ben de aşık oluyorum" diye yazdım. Şarkılar insanların duygularına tercüman olmak için var.
Bunun yanı sıra en çok neden hep aşk şarkıları yazılıyor diye soruyorlar. Hep aynı cevabı veriyorum, çünkü öyle olduğuna inanıyorum. İnsanlar aşktan çok bahseder, ama gerçekte içinde yatan duyguları söyleyemez ki erkekler daha çok yapar bunu. Şarkılarla gönderme yapılır ve sözler anlatır duyguları, şarkılarla dilekler tutulur... Şarkılar; sadece aşkta değil, birçok konuda aracı olur. Reklamlar, siyaset, sinema ve bir çok başka alanda da sözlü müzik kullanılır.
Duygularımın onaylanması ve insanların diline dolanan sözlerim olması anlatılması çok zor bir duygu. Tarihte adınız olacak düşünsenize, bu şarkılar 50 yıl sonra tekrardan seslendirilebilir. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum, çünkü duygularımı dinletebilmek gibi ulvi olduğuna inandığım bir mesleğim var. Allahıma her gün şükrediyorum...

İsra Gülümser'i en çok neler besler?Ruhunun vitaminleri,enerji kaynakları nelerdir?

6. Her şey... Hayata dair her şey... Acılar, sevinçler, şaşkınlıklar, heyecanlar, kızgınlıklar, arzular ve daha fazlası. Yani insana dair, psikoloji odaklı her türlü duygudur benim ekmeğim suyum. Gördüğüm görmediğim her şeydir duygularımı konuşturan, notalara döken...

Kendi duygularınızı yazdıklarınızı bugüne kadar farklı isimlerden dinledik..Sizin bir albüm projeniz var mı?İsra Gülümser'in sesini ve yorumunu da duyabilecek miyiz?

7. Başta söylediğim gibi, ben mutfağımı çok seviyorum ve buradan çıkmaya niyetim yok. Albüm yapmayı düşünmüyorum. Yorumlamak farklı bir meziyet. Böyle bir yeteneğe sahip değilim. Bu yeteneğe sahip olanlara yazmak benim meziyetim. Herkes iyi olduğu konuda ilerlemeli ve kendini geliştirmeli diye düşünüyorum.

Çok kişinin hayalini süsleyen bir meslek sizin icra ettiğiniz.Beste yapan söz yazan çok sayıda genç yetenek var.Onlara nasıl bir yol izlemelerini tavsiye edersiniz?

8. Çok çalışmalarını ve şarkılarını söz yazarlarına değil, edisyon şirketlerine yollamalarını ve bu şekilde değerlendirmelerini tavsiye ediyorum. Edisyon şirketleri aracılığı ile şarkılarını yorumculara ulaştırabilirler. Ayrıca şiir yazmak ile söz yazmayı karıştırmamaları da çok önemli. Ama güzel bir şiir de melodi ile şarkı haline getirilebilir, bunu da unutmamak gerekiyor.

Sizin söz yazarı olarak Türkiye'de yeni jenerasyonda beğendiğiniz,isimler kimler?

9. Tabii ki çok var... İlk çıktığı günden beri gerek yorumu, gerek sözleri ile Emre Aydın favorim. Sonra Pinhani, Şebnem Ferah, pop müzikte Özgün, Burcu Tatlıses, Aslı Zen, Sinan Akçıl, Soner Sarıkabadayı, Cüneyt Çakım,Ersay Üner,Sedat Yavuz ve Günay Çoban... Kısacası güzel yazan her kalemi seviyorum :)))

Hayat Müzik'te konuğumuz olduğunuz ve samimiyetiniz teşekkür ederiz..Son olarak Hayat Müzik Platformu ile ilgili düşüncelerinizi ve okurlarımıza söylemek istediklerinizi alabilir miyiz?

10. Ben de teşekkür ederim güzel sorularınız ve müziğin mutfağına kulak verdiğiniz için. Hayat gerçekten müzik! Bu söyleşiyi takip eden müzikseverlerden önemli bir ricam var: Müziğe kulak verin ve emek hırsızlarına destek olurken, bu eserlerin yapımında emeği olan birçok kişinin gelecekte işsiz kalmasına yol açabileceğinizi de lütfen unutmayın...
Herkese kucak dolusu sevgiler :)))

Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe