EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

5 Eylül 2008 Cuma

CEM ÖZKAN MÜZİKRAM DERGİSİ EYLÜL-EKİM SAYISINDA AHMET ERTEN'LE HAYAT MÜZİK'İN KONUĞU OLDU



'Dön Bana'' şarkısı ile uzun süre liste başı kalan Cem Özkan ilk albümü ''Kendimce'' nin akabinde yepyeni single çalışması ''Nobel Barış Ödülü'' ile geçtiğimiz günlerde dinleyicisiyle buluştu..Biz de Ahmet ERTEN'le Hayat Müzik'te başarılı sanatçıyı konuk ettik.. Keyifli bir Cem Özkan röportajını siz okurlarımızla paylaşmak istedik..


İlk albümünüz ''Kendimce''nin akabinde şu günlerde radyolarda sıkça duyduğumuz yeni single şarkınız ''Nobel Barış Ödülü'' ile dinleyiciyle buluştunuz...Çok keyifli,ironik sözlere sahip şarkının sözü ve müziğinde Cem Özkan imzasına rastlıyoruz yine..Şarkıdan bahseder misiniz biraz..Bu single fikri nasıl oluştu.. ?

Öncelikle, parçamı keyifli bulduğunuz için teşekkür ederim. "Nobel Barış Ödülü", Türkiye' de genel üretilen müzik tınılarının biraz dışında kaldığı için (ya da türünün ilk örneği olduğu için), sevildiğini duyduğumda fazlasıyla mutlu oluyorum :)

Parça, hemen hemen her parçam gibi yine kendimce bir bakış açısıyla bir şeyler anlatıyor. Bu sefer konu olarak da isteyip olduramadıklarımdan bahsediyorum. Aslında isteyip olduramadıklarımın listesi hayli kabarıktı haliyle ama içlerinden en keyifli ve esprili olanları seçmeye çalıştım (yoksa parça bir kaç saat uzunluğunda olurdu).Single fikri biraz parçanın kendi enerjisiyle oluştu aslında. Yakın arkadaşlarım ve bence Türkiye'nin en iyi müzisyenlerinden Bora Uzer ve Murat Tükenmez ile stüdyoya girip bir kaç gün gibi kısa bir zamanda, müthiş pozitif bir enerji ile bitirdik parçayı. Bora, hem parçayı aranje ederek, hem de sözlerin bir bölümünü söyleyerek bence parçaya inanılmaz bir lezzet ve enerji kattı. Arkasından da bu enerjiyi hiç durdurmayıp hemen müzik severlerle paylaşmak istedim. Hem ikinci albüm öncesi yeni bir şey sunma isteği hem de bastıramadığım çocukça bir heyecan yani :)

Peki bu çalışmanın yanında belki birkaç şarkı daha ekleyerek müzik marketlere ''single'' formatında sunmak yerine neden internetten dinleyiciyle buluşturmayı tercih ettiniz?Müzik sektörününkazanmaya başladığı yeni ivmeye dahil olduğunuzu söyleyebilir misiniz bu sürprizinizle..?

Yıllardır takip ettiğim kadarıyla müziğin genel arama, bulma, indirme ve dinleme platformu büyük bir yüzdeyle internet olmuş durumda. Bununla savaşmak yerine, doğru olanı yapıp değişime uymak gerekiyor diye düşünüyorum. İnsanlara satın almayacakları bir cd sunmak anlamsız geliyor. Belki ilerde farklı bir formatta, sadece kolleksiyoncular ve fanlarım için tüm parçalarımı sunarım.

İlk albümünüz ''Kendimce'' oldukça ses getirdi..Özellikle çıkış şarkınız''Dön Bana'nın'' başarısı tartışılmaz..Şarkının müzikal başarısı dışında,ilgi çekmeyi rahatlıkla başaran video klibi de uzun süre konuşuldu...Salt görselliği değil şarkıyı iyi ifade eden bir video klip olsun istediniz sanıyorum..?

Tekrar teşekkür ederim. Gerçekten de "Dön Bana" 'nın insanların gönlünde hak ettiği sevgiyi bulmuş olması, beni de çok mutlu etti. Sevgili Ömer Atay prodüktörlüğünde Fatih Kızılgök'ün yönetip çektiği ve sanırım ben dahil milyonlarca kişiyi kalbinden vuran video klip ,onların parçamdan etkilenme biçimlerini kendi sanatsal yaratıcılıklarıyla yoğurmalarından çıkan, bence inanılmaz bir sanat eseridir. Bestelediğim ilk günden beri hep "Dön Bana" yı benim gibi hissedebilecek ve hissettiklerini görüntüye herkesten farklı yansıtabilecek biri ile çalışabilmeyi diledim, Allah da karşıma çıkardı diyebilirim.

Söz yazarı besteci ve solist yönleriniz dışında Prodüktörlük sıfatıyla da son olarak Gece Yolcu'larının albümünde yer aldınız..Önümüzdeki dönemde yine bu tarz çalışmalar var mı planınızda..Hatta belki de yepyeni bir isme prodüktörlük yapmak gibi...?

Müziğin her yerinde olmak gibi, prodüktörlük tarafı da tarif edilemeyecek kadar keyifli. Bu sıralar stüdyoda oldukça yoğunuz.Bir yandan rap severlerin çok iyi tanıdığı "Ramiz" in solo albümü, bir yandan da Rock'n Dark Ekspress 2008 birincisi olan "Batı Yakası" grubunun albümü üzerinde çalışıyoruz. Yeni projeler de sırada bekliyor. Hep üretmek lazım. Bir yandan da reklam cingılları, dizi ve film müzikleri ile de uğraşıyoruz.


Rock müzik sanatçılarına baktığımızda ''grup'' çalışmalarının daha ön planda olduğunu görüyoruz..Solist olarak bireysel albüm yapan rock sanatçılar dahi yıllarca aynı isimlerle albümlerini hazırlıyorlar..Sanki müzikal uyum,müzikal birliktelikler daha uzun ömürlü oluyor..Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

İnsanın ben yerine biz diyebildiği her ortam daha uzun ömürlü olur bence. Müzik ortamında da bir farklılık yok. Egolarına binmiş gezen insanlar, bir gün yine kendi egolarına takılıp düşerler. Ego dan kurlursan uçarsın yükselirsin. Ekip olarak çalışmanın sırrı bu diye düşünüyorum. Buna bir de müzikal uyum eklersen, ekibin ömrü daha da uzun olur.

''Kendimce'' den önce rock müziğin sıkı takipçileri sizi ''Rebel Moves'' grubuyla tanıdı..Ünlü bir performans grubuydu..Grup üyeleriyle ikinci bir albüm projesi var mı?Ya da belki eski grup arkadaşlarınızdan birine yeni bir solo albüm...?

Rebel Moves projeleri hiç bitmez. Ne zaman olacağı bilinmez. Her an her şey olabilir.

Yaptığınız müzik hakkında özellikle bir tarz adı ifade etmek istemediğinizi biliyorum..Bunun sebebi nedir?..Yani,müziğin katagorize edilmesinden mi rahatsız oluyorsunuz? Yoksa kendi yaptığınız müziğe sınır koymak istemeyişinizden mi kaynaklanıyor bu durum..?

Müzik yaparken kendimi inanılmaz özgür bırakmayı seviyorum. Kendimi hiç bir yöne itmeyip sadece müziği takip ediyorum. Bazen müzik türleri arası geçişler yaşıyorum. Kendimi tekrar etmeyi ya da sadece bir türe ait besteler yapmayı sevmiyorum. Sonuçta her zaman daha iyi ve bir o kadar da kendime özgü şeyler paylaşmak istiyorum insanlarla. Galiba kısaca müzikte sınır koymaya karşı olmam diyebilirim.

Yaz aylarında konserler,festivaller ,müzikal etkinlikler daha bir hareket kazanıyor..Önümüzdeki dönem içinde belli olan etkinlikleriniz var mı?Okurlarımızla paylaşalım : )

Yazın başında verdiğim bir kaç konserden sonra stüdyoya kapandığım için, yaz ayları genelde stüdyoda çalışarak ve tatil yaparak geçiyor. Performanslara eylül ayı sonrasında başlamayı düşünüyorum. Bu arada bazı müzikal etkinliklere seyirci olarak katılmayı da ihmal etmedim tabi.

Uzun yıllar yurt dışında müzik yapmış bir sanatçısınız..Yurt dışındaki müzik sektörü ve sektörün işleyişi ile burayı kıyasladığınızda nasıl bir fark görüyorsunuz?

Dünya müzik sektörü ile Türkiye müzik sektörü arasında işleyiş olarak çok farklılık görmüyorum. Müzik tarzları ya da satış hacmi olarak farklılıklar var doğal olarak. Genel olarak baktığımda ise, insanların yer aldığı her sektörde farklılığı yine insanlar yaratıyor diye düşünüyorum. İnsanların eğitim düzeyi, vizyonları, sanat ve ticaret arası dengeleri ve buna benzer her özelliklerinin sektöre birebir yansıdığını söyleyebilirim.

Sahne ve müzik çalışmaları dışında gündelik hayatınızda nelerden keyif alırsınız..Son dönemlerde mesela neler canınızı sıkıyor?(Türkiye gündemi çok yoğun özellikle son haftalarda...)

Sakin ortamlarda bulunmayı severim. Evini çok seven bir adamım. Kolay kolay evden çıkmam. Çıkarsam da daha çok deniz kenarı ya da yeşili bol yerlere kaçmayı tercih ederim.
Bu ülkede yaşayan hemen herkesin canının sıkılmasına, yarınlarından endişe duymasına sebep olan her şeyden ben de doğal olarak etkileniyorum. Tüm bu üzücü olayların son bulmasını, milletimin barış, huzur ve refah içinde yaşamasını diliyorum her gün.

Resmi internet sitenizde sizinle ilgili merak edilen hemen her şeyin yanıtlarını bulmak mümkün..Sevenlerinizle de bizzat yazışıyor musunuz..Sizinle nasıl irtibat kurabiliyorlar..?

Bana ulaşan tüm mesajlara bizzat cevap verme hastalığım var. Biraz zaman alıyor ama çok keyif alıyorum. Size sevgi besleyen insanların, üşenmeyip size bir şeyler yazması inanılmaz bir enerji kaynağı. İnsan nasıl cevap yazmaz ? www.cemozkan.net resmi web sitesinden ulaşıyorlar veya genelde 2yuz.com, myspace, faceook gibi platformlardan mesajlar geliyor ya da info.cemozkan@gmail.com adresime mail atıyorlar.

Bir müzisyen olarak kimleri dinlemekten hoşlanırsınız...Başucu albümleriniz..Belki idolleriniz..??

Genelde işim gereği karşıma çıkan her şeyi en az bir kere dinlemeye çalışıyorum. Vazgeçemediklerim ise Mark Knopfler, Red Hot Chili Peppers, Depeche Mode, Foo Fighters, Johann Sebastian Bach diye uzayıp gidiyor

Müzikram Dergisi'ne konuk olduğunuz için teşekkür ediyoruz..Sevenlerinize söylemek istediklerinizi alabilir miyiz..?

Konuk ettiğiniz için ben teşekkür ederim. Sevenlerime, bunca hayatsal, müziksel karmaşa içinde beni fark edip dinledikleri için teşekkür etmek isterim.Sevgilerimle...

Röportaj: Ahmet ERTEN
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe