EMRE ALTUĞ, HAYAT MÜZİK'TE 

AHMET ERTEN'İN SORULARINI YANITLADI! I VOLTAGE FESTİVALİ 29 HAZİRAN'DA GERÇEKLEŞİYOR! MÜSLÜM GÜRSES'İN ''VEDA''SI RAFTA!

24 Eylül 2007 Pazartesi



Biri Bizi Gözetliyor isimli bir reality-show programı ile hayatimiza yıllar önce giren Cüneyt Asi Duru bugüne kadar çok sayıda proje ile karsımıza çıktı...Kimi zaman duygu salıncagında sallanırken yazdıgı siirleriyle kimi zaman da kendi hazırlayıp sunduğu müzik programlarıyla kendi kitlesini yaratmayı basardı..Cüneyt Asi Duru Ahmet Erten'le Müzige Dair'in konuğu oldu...


-Bugüne kadar sizi çok sayıda projenin içinde gördük..Biri Bizi Gözetliyor yarısması, ardından nostalji kliplerin yayınlandığı bir müzik programı, ''derki'' yazarlıgı,radyo programı ve son olarak Teknoloji Tv'deki ''Prodüksiyonel'' programı.. Bütün bu çalışmaların,projelerin çıkış noktası BBG miydi?BBG bu anlamda popülerite anlamında ve istediklerinizi gerçekleştirmek anlamında Cüneyt Asi Duru'ya neler kattı?


-Bütün bu yaptığım projelerin çıkış noktası tabii ki bbg değildi. Bir kere radyo-televizyon mezunuydum ve herşeyden önemlisi çocukluktan beri yaratıcı-üretici olmayı seviyor işin kreatif yanında yer almayı istiyordum ama şu bir gerçek ki bbg denen şey de popüler kültürün ana damarıydi ve zamanında televizyon dünyasında bir ilkti, çok ses getirmisti. O zaman ben de, bana medya dünyasında bir kapı açar diyerek girmiştim evet bir çok kapı açıp bir sürü insanla tanışmamı sağlamış gibi görünse de aslında bir sürü şeyi kendim yapmıştım, kendi yolumu kendim seçmiştim, yani soruna dönecek olursak bütün yaptıklarımın çıkış noktası aslında tamamen bendim. Bbg denen şey az önce dediğim gibi popüler kültürün anadamarıydı ee hal böyle olunca da popüler kültür denen şeyden ben de kendi payıma düşeni aldım. O popüler kültür denen şey aslında yutturmacanın ta kendisiydi sabun köpüğü denen şeydi, o yüzden buna kendimi kaptırmamaya dikkat ettim ama nereye kadar arada çuvalladığım anlar mutlaka olmuştur. Ama tabiki popüler kültür denen şeyi burada kötülemek de gereksiz, çünkü bazen gülümseyerek kendi kendime oğlum sen popüler kültürün ciğerinden, tam ortasından geliyorsun:)))))))) diye kendimi de eleştiriyorum.


-Hayatınizın çok büyük bir kısmını müzik kaplıyor..Müzik dinlemek,müzikten konuşmak,yenilikleri takip etmek hem işiniz gereği hem de bundan keyif aldıginız için hayatınızın vazgeçilmezleri..Keyif aldığınız bir şeyi meslek edinmekten dolayı çok şanslı olduğunu düşünenlerden misiniz?


-Kesinlikle sonuna kadar çok şanslıyım. Özellikle ülkemizde sevdiğin işi yapmak lükslerin lüksü bir olay bunu çok iyi biliyorum, O yüzden baslarda çarpışa çarpışa da olsa sevdiğim işi yapmak için hiç bir şeyden vazgeçmedim. Müzik senin de dediğin gibi; benim tüm hayatımı kaplıyor, o yüzden şu an içinde yer aldığım bu dünyadan keyf alarak işimi yapıyorum.


-Müzik demisken, Sezen Aksu ve Umay Umay hayranliginiz dillere destan..Biraz bu ''zamansiz ,yersiz ve sinirsiz'' iki kadindan bahseder misiniz?


-Çok doğru analiz evet yersiz yurtsuz, sınırsız iki kadın onlar ve belki de bu yanları beni çekiyordur, sezen aksu’ya sezen demek istiyorum, sezen bazen nedenini bulamadığım duygu dilim, ask dilimdir, umay denen şahane yaratıksa toplumdan afaroz edilmis bir duygunun sesiyle sözüyle dile gelişi, isyanı. Bu iki kadını da anlatmak istesek roman çıkar anlat anlat yaz yaz bitmez. Hele Sezen, cilt cilt roman çıkar ondan. Umay aykırı bir vokal aynı zamanda kelimelerle oynayan çocuk-kadın son dönemde pek ortalıkta görünmesed e onu seven asla bırakmaz peşini, benim de yaptığım gibi, umut ediyorum çok yakın zamanda kanayan vokaliyle sevişerek şarkılarını tekrar söyleyecek.

-Son dönemde birbirini ardina çikan çok sayıda albüm var...Bildiğimiz ya da yeni tanıştığimız isimlerin albümleri müzik dünyasında yeni yollar açmaktan çok var olan bilindik melodileri,sözleri tekrar edip duruyorlar..Bunu göz önüne alırsak biraz cesaretimizi kaybettiğimizi düsünüyor musunuz?


-Evet maalesef 90’lardaki pop patlaması artık yok ve çıkan vokallerde ayni tarz sarkılar da aynı melodilerle eskisi gibi kimseyi heyecanlandirmıyor ama bu demek degil ki cesaretimizi kaybetmeliyiz ben inanıyorum 5 sene içinde yine bir pop patlaması yasanacak. Arsivlerimize yepyeni kaliteli albümler katılacak.


-Biraz da ''Prodüksiyonel'' den bahsedelim..Onlarca magazin programı arasında gerçek müzik dinleyicisinin izleyebilecegi kaliteli müzik programlarini sayisi hiç de fazla değil..Neyse ki ''Prodüksiyonel'' bu eksigi fark etmis ve bu amaca yönelmiş bir müzik programı..Bugüne kadar çok sayıda önemli vokalle hazırladiğınız söyleşilerden en çok içinize sinen programlar hangileri oldu?


-Prodüksiyonel’de içime sinen programları en keyf aldiklarımı sayacak olursam ki bugüne kadar 60’a yakın program çektim,ilk basta Hande Yener, Harun Kolçak(ki ilk pogramin konuğuydu yeri bende ayridir eski arkadasimdir) Burak Kut, Mirkelam, Tolga Futaci, 4 yüz, Betül Demir, Emel, Cüneyt Çakim ve Gökçe’yi sayabilirim.


-Ekim ayında ilk romanınız raflarda yerini alacak..Biraz kitabın içeriğinden bahsedebilir misiniz?Okurlar bu kez sizin hangi yönünüzle karşılaşacak..?


-Evet ilk romanım ekim ortasi raflarda olacak, daha önce bir şiir kitabi çıkartmıstım bu kez farkli şeyler anlatmak istedim, kitabımın adı Tanriça Ay’in Orgazmi ve fantastik edebiyat yazdıklarım, yazarken çok eğlendim umarim okuyucular okurken de benle aynı keyfi alırlar. Tabikii eğlendim derken sadece mizah değil yazdıklarım içinde aşk- nefret eksi- artı her şeyden biraz var.Genel olarak konusundan bahsedersek bir tanrıçanın orgazm olamamasi ki bu yüzden bedeninde keşfe çıkışı, bu tanrıça ki hepimizin bildiği Ay, ben ana karakter olarak Ay, Dünya ve Güneş’i baş köşeye oturttum. Onlar ölümsüz de olsalar aslında yok bizden bir farkları, sadece bunu belirtmek yazmak istedim,


-Bir şiir kitabı,radyo programı,televizyon programı,şimdilerde bir roman...Önümüzdeki dönemler için Cüneyt Asi Duru'nun plan ve projeleri neler?
-Tek bir alanda varolmak istemeyen birisiyim ben, çabuk sıkılırım hatta zaman zaman kendimden bile sıkılırım arada farkli üretimlere göz kırpmali, unutulmamalı ki farklı şeyler yapmanın hem bedene hem ruha sonsuz şifası var. Ilerki günlerde yine medya alaninda işilerimi yürütürken bir yandan da pop albümlerinde repertuar danışmanlığı yapabilirim, evren denen şey tuhaf hoş şeyler veriyor insana biraz görmeli biraz da hissetmeli bazen kişiinin kendisi de bilemiyor.


-Günlük hayatta teknolojiyi özellikle de interneti aktif olarak kullanan isimlerdensiniz..Teknoloji ve internetin hayatinizdakı yerinden söz edersek...?


-Günlük hayatimda internet işim gereği çok yer kaplıyor. Aslında bu durum beni çok mutlu etmiyor çünkü ben teknolojik bir tip degilim ama tuhaf olan su ki bugune kadar teknoloji beni her yerde yakaladı, evren denen bilgenin bazen kozmik şaka yaptığını da düşünmüyor değilim:))).


-Hayatmüzik'e konuk olduğunuz için teşekkürler..Son olarak Hayatmüzik okurlarına söylemek istediginiz bir sey var mi?


-Hayat Müzik, sevdiğim bir sayfa oldu, bundan sonra burayı sık sık ziyaret edeceğim, Ahmetçim daha önceki röportajlarıni da okuma firsati buldum, özellikle sana müziğe karsı olan tutkun, bilgin, birikimin ve özenin için teşekkür ediyorum.
Share this post

0 yorum Yeni Yorum Yap

 

Önemli Uyarı

Hayat Müzik Platformu 2006 yılında yayın hayatına başladı. Ahmet Erten’in editörlüğünde müzik sektörü ile buluşan blog, güncel albüm haberleri, değerlendirmeleri, röportajları ve konuk yazarları ile gündemin nabzını tutuyor.

Hayat Müzik Platformu'nda yayınlanan haberlerin ve röportajların izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır!

HAYAT MÜZİK (2006-2012)

HAYAT MÜZİK                                                            (2006-2012)
Kurucu/Editör Ahmet Erten İletişim: hayatmuzik@gmail.com

Magazin

© SADECE MÜZİK ! HAYAT MÜZİK!
Designed by GeCe